Ayrıca büyük bir de kafeteryası vardır.Her finnes det også en liten kafé.
Turistik tesislerin restoran ve kafeteryaları da dışarıdan gelen konuklara açıktır.Parkering for beboere og gjester finnes også utendørs.
Restoranlar ve kafeteryalar.Bioskop dan cafe.
Kafeteryalar ise kentin herhangi bir yerinde bulunabilmektedir.Layanan taksi juga dapat ditemukan di sekitar kota.
İkisine de aynı anda bir kafeteryada, birbirlerinden habersiz buluşma randevusu verir.Akhirnya, keduanya memeluk hangat satu sama lain di luar kedai kopi.
Restoranlar ve kafeteryalar.50 nhà hàng và quán cà phê.
Ayrıca büyük bir de kafeteryası vardır.大のコーヒー党でもある。
Alışveriş merkezleri ve kafeteryalar da yoktur.売店、食堂はない。
Restoranlar ve kafeteryalar.餐馆和咖啡馆。
Ayrıca büyük bir de kafeteryası vardır.另外也有不少咖啡店。
Kafeteryada saklanan iki kadını daha öldürdü.在餐厅的储藏室裡,勒平枪杀了躲在那裡的两名女性。
İçinde lokanta ve kafeterya bulunur.里面还有一个咖啡馆-餐厅。
Kafeteryadan sonra kütüphaneye giderler.總是在放學後到圖書館看書。
Kafeteryalar ise kentin herhangi bir yerinde bulunabilmektedir.수목숭배는 오늘날에도 어디서든지 발견된다.
Kafeteryalar ise kentin herhangi bir yerinde bulunabilmektedir.את הטירה הגדולה ביותר ניתן לראות מכל מקום בעיר.
Alışveriş merkezleri ve kafeteryalar da yoktur.Няма и никакви магазини, дори хранителни.
İçinde lokanta ve kafeterya bulunur.Jame įsikūręs viešbutis ir restoranas.
İçinde lokanta ve kafeterya bulunur.Sadamas on kohvik ja kauplus.
Ayrıca onları yetiştiriyor da olabilirler. Ve biz bunları kafeteryalarda sunuyoruz.직접 아이들이 재배도 하고, 수확한 것은 학교식당에서 내놓습니다.
Ayrıca onları yetiştiriyor da olabilirler. Ve biz bunları kafeteryalarda sunuyoruz.Także je uprawiają, a my podajemy w stołówkach.
Ayrıca onları yetiştiriyor da olabilirler. Ve biz bunları kafeteryalarda sunuyoruz.Também podem cultivá-los, e servimo-los nas cafetarias.
Ayrıca onları yetiştiriyor da olabilirler. Ve biz bunları kafeteryalarda sunuyoruz.ייתכן שהם אפילו מגדלים אותם. ואנו מגישים אותם בקפיטריות.
Ayrıca onları yetiştiriyor da olabilirler. Ve biz bunları kafeteryalarda sunuyoruz.وربما يزرعونها أيضاً , ونحن نقوم بتقديمها في المقاصف .
Ayrıca onları yetiştiriyor da olabilirler. Ve biz bunları kafeteryalarda sunuyoruz.子供たちと食べ物との関係を変えるならば
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Ceva despre despartirea ei de Baek Seung Jo...a fost agitatie la cafenea.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Cô ta đã chia tay Baek Seung Jo. Chuyện đó làm náo loạn cả nhà ăn.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Etwas über schluss machen mit Baek Seung Jo...stand da in der Cafeteria.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Iets over dat ze het uitmaakte met Baek Seung Jo. Er was wat chaos in de cafetaria.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Na stołówce było jakieś zamieszanie, było coś o tym, że zerwała z Baek Seung Jo.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Nåt rykte om att hon har gjort slut med Baek Seung Jo... det var nån kommentar om det i cafeterian.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Niečo s jej rozchodom s Baek Seung Jo-m... bol kvôli tomu rozruch v jedálni.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Qualcosa su di lei che ha rotto con Baek Seung Jo... c'era confusione su questo alla caffetteria.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Sesuatu tentang dia yang putus dengan Baek Seung Jo.. terjadi kegemparan besar di kantin.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Κάτι για το ότι χώρισε τον Μπεκ Σουνγκ Τζο...υπήρχε φασαρία στην καφετέρια γι'αυτό.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Что-то о её расставании с Бэк Сын Чжо.. Что-то такое было в столовой.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Чух нещо за скъсването й с Бек Сънг Джо ... имаше някаква патаклама в кафетерията.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.משהו על הפרדה שלה עם בק סונג ג'ו... היה משהו רשום בקפיטריה
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.شيء عن انفصالها عن بيك سيونغ جوو ... كان هناك بعض الاضطرابات بالكافتيريا
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.何ですって!?
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Aber mein Standpunkt ist, "Was ist an Cafeterien falsch?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Ale mým argumentem je: "Co je špatného na bufetech?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Argumen saya, "Apa yang salah dengan kafetaria?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Dar argumentul meu este, "Ce este greșit cu cantinele?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"De az én kérdésem viszont az, hogy "Mi a baj az önkiszolgáló éttermekkel?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Je kiest en laat wat je wilt." Maar mijn argument daarop is, "Wat is er mis met cafetarias?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"하지만 저의 논거는 "입맛대로 고르는 게 뭐가 어때서?"입니다.
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Lecz mój argument to: "Co jest takiego złego w kafeterii?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Ma il mio ragionamento è "Che cosa c"è di sbagliato nelle caffetterie?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Mais mon argument est, "Qu'est-ce que les cafétérias ont de mal?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Mas o meu argumento é: "Qual é o problema com os cafés?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Men jag undrar vad det är för fel på smörgåsbord?
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Mutta minun vastaväitteeni on: "Mitä vikaa kahviloissa on?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Nhưng phản biện của tôi là, "Có điểm gì sai ở những quán ăn tự phục vụ?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Pero mi argumento es: "¿Qué hay de malo en las cafeterías?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Toda, jaz pa pravim: "Kaj je narobe s samopostrežnimi restavracijami?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Το επιχείρημά μου είναι, "Τι το κακό έχουν οι καφετέριες;"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Но мой аргумент таков: "Что плохого в кафетериях?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Но моят довод е, "Какво е му е лошото на самообслужването?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"אבל הטיעון שלי הוא, "מה רע בקפיטריות?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"و لكن حجتي هي "ما العيب في الكافيتريات ؟"