"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.והם יאמרו, "אה, מה זה קפיטריה? אתה בוחר מה כן ומה לא."
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.و سوق يقولون "أوه ، إنها ليست سوى كافيتريا الدين" فأنت فقط تنتقي و تختار
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.ただ部分的に選択しているだけだと言います 私は、そのやり方はどこも悪くないと考えます
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.他們會說,"這只是自坐助餐式宗教。" 你只是在挑你喜歡的東西。
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?Apakah orang yang bekerja di kantin terpikirkan tentang makanan?
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?En person som jobbar inne i cafeterian stör sig inte om att äta?
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?Est-ce que une personne qui travaille dans une cafeteria prend la peine de penser à manger ?
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?Một người làm việc trong quán ăn mà lại bận tâm nghĩ về việc ăn uống ư?
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?Muss sich eine Person, die in einer Cafeteria arbeitet wirklich Gedanken ums Essen machen?
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?Neemt een persoon die in de cafetaria werkt de moeite om over eten na te denken?
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?Nekdo, ki dela v kavarni, bi moral tudi razmišljati o hrani.
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?O persoana care lucreaza in cantina se deranjeaza sa se gandeasca cand sa manance?
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?Osoba pracująca w kafeterii nie przejmuje się jedzeniem?
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?Una persona che lavora nella caffetteria dovrebbe preoccuparsi di mangiare?
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?Κάποιος που δουλεύει σε καφετέρια του κάνει κόπο να σκεφτεί για το φαγητό;
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?Неужели человеку, работающему в столовой, надоедает думать о еде?
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez??האם אדם שעובד בקפיטריה מוטרד לחשוב על אוכל
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?هل هناك شخصاً يعمل في المطعم ينزعج بالتفكير بشأن الاكل؟
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?暇なときに食べて片付けないと 早く来なさい
Kafeteryada çalışan çocukla flört etmekle meşgul sanırım.Chắc là con bé bận hẹn hò với anh chàng ở căng tin.
Kafeteryada çalışan çocukla flört etmekle meşgul sanırım.Cred ca este ocupata cu baiatul de la cantina.
Kafeteryada çalışan çocukla flört etmekle meşgul sanırım.Deve essere occupata con gli appuntamenti con quel ragazzo che lavora alla caffetteria.
Kafeteryada çalışan çocukla flört etmekle meşgul sanırım.Dia sibuk berkencan dengan lelaki yang bekerja di restoran Ayahnya.
Kafeteryada çalışan çocukla flört etmekle meşgul sanırım.Hon måste vara upptagen med killen hon dejtar som jobbar i cafet.
Kafeteryada çalışan çocukla flört etmekle meşgul sanırım.Je crois qu'elle est trop occupée à sortir avec le gars de la caféteria.
Kafeteryada çalışan çocukla flört etmekle meşgul sanırım.Verjetno zato, ker hodi s tistim fantom iz restavracije.
Kafeteryada çalışan çocukla flört etmekle meşgul sanırım.Ze heeft het vast druk met het uitgaan met die jongen die in de cafetaria werkt.
Kafeteryada çalışan çocukla flört etmekle meşgul sanırım.Πρέπει να είναι απασχολημένη με το να βγαίνει με εκείνο τον τύπο που δουλεύει στην καφετέρια.
Kafeteryada çalışan çocukla flört etmekle meşgul sanırım.Должно быть, занята, встречаясь с тем парнем, который работает в кафе.
Kafeteryadaki hemşireler yediğin her şeyin hesabını tutuyorlar.Die Frauen in der Kantine kontrollieren alles, was du isst.
Kafeteryadaki hemşireler yediğin her şeyin hesabını tutuyorlar.Kucharki mają oko na wszystko co jesz.
Kafeteryadaki hemşireler yediğin her şeyin hesabını tutuyorlar.Les dames à la cantine vérifient si tout le monde mange bien.
Kafeteryadaki hemşireler yediğin her şeyin hesabını tutuyorlar.Restaurantul cu autoservire al femeilor þine evidenþa a tot ce mãnânci.
Kafeteryadaki hemşireler yediğin her şeyin hesabını tutuyorlar.Οι κυρίες του εστιατορίου κρατούν σημειώσεις για τα πάντα που τρως.
Kafeteryada yiyeceğim,yani o daha iyi.Aku akan makan di kantin, jadi tidak apa-apa.
Kafeteryada yiyeceğim,yani o daha iyi.Ik ga in de cafetaria eten, dus het hoef niet.
Kafeteryada yiyeceğim,yani o daha iyi.Jag ska äta i cafeterian, så det är okej.
Kafeteryada yiyeceğim,yani o daha iyi.Je vais manger à la cafetéria, donc c'est bon.
Kafeteryada yiyeceğim,yani o daha iyi.Mangerò alla caffetteria, quindi va bene così.
Kafeteryada yiyeceğim,yani o daha iyi.Mình sẽ ăn ở căng tin, nên không sao đâu.
Kafeteryada yiyeceğim,yani o daha iyi.Voi manca la cantina, deci e in regula.
Kafeteryada yiyeceğim,yani o daha iyi.Θα φάω στην καφετέρια, οπότε δεν πειράζει.
Kafeteryada yiyeceğim,yani o daha iyi.Я собираюсь поесть в кафе, так что все нормально.
Kafeteryada yiyeceğim,yani o daha iyi..אני יאכל בקפטריה, אז זה בסדר
Kafeteryada yiyeceğim,yani o daha iyi.انا سأكل من الكافتيريا لذا انا بخير
Kafeteryada yiyeceğim,yani o daha iyi.ダメ!そんなの食べないで!
Kafeterya dini diye bir ifade var ve koktenciler bunu baskalarini kotulemek icin kullanirlar,Det finns något som kallas smörgåsbordsreligion, och fundamentalister använder det nedlåtande, när de säger:
Kafeterya dini diye bir ifade var ve koktenciler bunu baskalarini kotulemek icin kullanirlar,Há a expressão "Religião de Café". Os fundamentalistas usam-na de modo pejorativo, e dirão:
Kafeterya dini diye bir ifade var ve koktenciler bunu baskalarini kotulemek icin kullanirlar,Istnieje takie wyrażenie jak "religijna kafeteria" i fundamentaliści używają tego w pewien negatywny sposób,
Kafeterya dini diye bir ifade var ve koktenciler bunu baskalarini kotulemek icin kullanirlar,'카페테리아 종교' (입맛대로 믿는 종교) 라는 말이 있습니다. 근본주의자들이 폄하하는 자세이죠.
Kafeterya dini diye bir ifade var ve koktenciler bunu baskalarini kotulemek icin kullanirlar,Obstaja izraz samopostrežna vera, ki ga fundamentalisti uporabljajo kot žaljivko.
Kafeterya dini diye bir ifade var ve koktenciler bunu baskalarini kotulemek icin kullanirlar,On olemassa ilmaus nimeltään kahvilauskonto, jota fundamentalistit käyttävät halveksuvaan sävyyn, sanoen:
Kafeterya dini diye bir ifade var ve koktenciler bunu baskalarini kotulemek icin kullanirlar,מכאן בא הביטוי "הקפיטריה של הדת", והפונדמנטליסטים ישתמשו בזה באופן מלעיז,
Kafeterya dini diye bir ifade var ve koktenciler bunu baskalarini kotulemek icin kullanirlar,هناك عبارة تسمى كافيتريا الدين و الأصوليون سوف يستعملونها بطريقة تشوه السمعة
Kafeterya dini diye bir ifade var ve koktenciler bunu baskalarini kotulemek icin kullanirlar,原理主義者達はこの言葉を否定的に使います 彼らは皆、それはカフェテリア宗教で、
Kafeterya dini diye bir ifade var ve koktenciler bunu baskalarini kotulemek icin kullanirlar,有一個詞彙叫做"自助餐式宗教" 基本主義的人會把它視為有詆毀性般去使用。
Kafeteryalarda cok guzel yemekler yedigim oldu.Am avut destule mese bune la cantină.
Kafeteryalarda cok guzel yemekler yedigim oldu. Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.He probado platillos deliciosos en las cafeterías como he probado otros que me han revuelto el estómago.
Kafeteryalarda cok guzel yemekler yedigim oldu.Ettem már jót önkiszolgáló étteremben.
Kafeteryalarda cok guzel yemekler yedigim oldu.Eu tive excelentes refeições em cafés.