Ana içeriğe geç
Sözlük

kafes ile cümle

kafes kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Afrika'daki her köyün şu an internet kafesi var.Elk dorp in Afrika heeft een internetcafé.
Afrika'daki her köyün şu an internet kafesi var.Fiecare sat în Africa are acum un internet-cafe.
Afrika'daki her köyün şu an internet kafesi var.Jedes Dorf in Afrika hat inzwischen ein Internetcafe.
Afrika'daki her köyün şu an internet kafesi var.Každá dedina v Afrike má dnes internetovú kaviareň.
Afrika'daki her köyün şu an internet kafesi var.Každá vesnice v Africe teď má internetovou kavárnu.
Afrika'daki her köyün şu an internet kafesi var.Każda wioska w Afryce ma już kawiarenkę internetową.
Afrika'daki her köyün şu an internet kafesi var.현재 아프리카의 모든 마을에는 사이버 카페가 있습니다.
Afrika'daki her köyün şu an internet kafesi var.Mára az összes afrikai faluban van internet kávézó.
Afrika'daki her köyün şu an internet kafesi var.Ogni villaggio in Africa ha ora un cybercafé.
Afrika'daki her köyün şu an internet kafesi var.Setiap desa di Afrika sekarang mempunyai warnet.
Afrika'daki her köyün şu an internet kafesi var.Tất cả làng mạc ở châu Phi giờ chỗ nào cũng có cà phê internet
Afrika'daki her köyün şu an internet kafesi var.Todas as aldeias em África já têm um cibercafé.
Afrika'daki her köyün şu an internet kafesi var.Varje afrikansk by har ett internetkafé.
Afrika'daki her köyün şu an internet kafesi var.Κάθε χωριό στην Αφρική έχει ένα Ίντερνετ καφέ.
Afrika'daki her köyün şu an internet kafesi var.В каждой деревне в Африке теперь есть Интернет-кафе.
Afrika'daki her köyün şu an internet kafesi var.Всяко село в Африка вече има интернет кафене.
Afrika'daki her köyün şu an internet kafesi var.Кожне село в Африці тепер має інтернет - кафе.
Afrika'daki her köyün şu an internet kafesi var.בכל כפר באפריקה יש עכשיו קפה אינטרנט.
Afrika'daki her köyün şu an internet kafesi var.كل قرية في افريقيا الآن بها مقهى للإنترنت.
Afrika'daki her köyün şu an internet kafesi var.[インターネットカフェ / コーヒーはありません]
Aslinda, sirkler vahsi hayvanlari, ufak kafeslerde izole bir sekilde yasamaya mahkum ediyorlar.במהותם, הקירקסים דנים חיות טבע פראיות ,לגור את שארית חיהן מבודדים ,בכלובים קטנים ושוממים
Aslında, sirkler vahşi hayvanları, ufak kafeslerde izole bir şekilde yaşamaya mahkum ediyorlar.Antaa mennä.
Aslında, sirkler vahşi hayvanları, ufak kafeslerde izole bir şekilde yaşamaya mahkum ediyorlar.במהותם, הקירקסים דנים חיות טבע פראיות לגור את שארית חיהן מבודדים, בכלובים קטנים ושוממים,
Aynı zamanda şunu söyleyen birisi de vardı: "Sonsuz Maymun Kafesi" fikri saçmadır.Ada juga yang berkata, gagasan "Kandang Monyet Tak Terbatas" ini konyol.
Aynı zamanda şunu söyleyen birisi de vardı: "Sonsuz Maymun Kafesi" fikri saçmadır.A fost și cineva care a spus că "ideea de 'Infinita Cușcă de Maimuțe' e ridicolă.
Aynı zamanda şunu söyleyen birisi de vardı: "Sonsuz Maymun Kafesi" fikri saçmadır.Quelqu'un d'autre nous a dit : " 'La cage infinie du singe", c'est ridicule.
Aynı zamanda şunu söyleyen birisi de vardı: "Sonsuz Maymun Kafesi" fikri saçmadır.Είχαμε επίσης κάποιον άλλο που είπε, ότι "η ιδέα για το "άπειρο κλουβί με πιθήκους" είναι γελοία.
Aynı zamanda şunu söyleyen birisi de vardı: "Sonsuz Maymun Kafesi" fikri saçmadır.Некоторые же утверждали, что идея "Бесконечной клетки для обезьян" прото нелепа.
BATARYA KAFESLERİ(Baterijske kletke)
BATARYA KAFESLERİCAJAS DE BATERÍA
BATARYA KAFESLERI Çogu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralaniyorlar.Πολλές χάνουν τα πούπουλά τους και αναπτύσσουν πληγές από την τριβή στο πλέγμα του κλουβιού.
BATARYA KAFESLERICUSTI BATERIE
BATARYA KAFESLERİCUSTI BATERIE
BATARYA KAFESLERİKandang baterai
BATARYA KAFESLERILEGEBATTERIEN
BATARYA KAFESLERİLEGEBATTERIEN
BATARYA KAFESLERINÄTBURAR
BATARYA KAFESLERİNÄTBURAR
BATARYA KAFESLERISANGKAR BATERAI
BATARYA KAFESLERITOJÓKETRECEK
BATARYA KAFESLERİTOJÓKETRECEK
BATARYA KAFESLERİКЛЕТКИ БАТАРЕИ
BATARYA KAFESLERIכלובי סוללה
BATARYA KAFESLERİכלובי סוללה
Belli ki bombardımandan kaynaklanan bir şarapnel tam göğüs kafesine girmiş.Zaradi granate je šrapnelski izstrelek vstopil direktno v njegove prsi in ga zadel v srce.
Belli ki bombardımandan kaynaklanan bir şarapnel tam göğüs kafesine girmiş.قصف حيث اخترقت الشظية صدره مباشرة.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.Escondiam-se num canto e não exploravam o espaço como antes.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.쥐들은 구석에 몸을 웅크린 채로 옛날처럼 여기저기 돌아다니지 않았어요.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.Kuliły się kątach i nie buszowały po klatkach, jak wcześniej.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.Schovávali se v rohu a nezkoumali své okolí tak, jako předtím.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.Sie hockten in der Ecke und erforschten den Platz nicht in gewohnter Weise.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.אז הן, אתן יודעות, השתופפו בפינה, והן פשוט לא בחנו את המרחב כפי שעשו קודם.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.مثلا قابعين في زاوية القفص ولا يتحركون بحرية داخل أقفاصهم
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.以前のように動き回ることは しませんでした ここがヒトの研究で得た結果と 正反対の所なのです
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Egyik nap feleségemmel sétáltunk a piacon, amikor valaki egy kalitkát tolt az arcom elé.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Eines Tages ging ich mit meiner Frau über den Markt, und jemand hielt mir einen Käfig vors Gesicht.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Estava a andar pelo mercado, um dia, com a minha mulher e alguém me enfiou uma gaiola na cara.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Jednou jsem šel se svou ženou na trh a někdo mi strčil před nos klec.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.하루는 아내와 함께 시장을 돌아다니는데 갑자기 제 얼굴 앞에 (동물을 가두는) 우리 하나가 나타났습니다
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Một ngày kia, tôi đang đi dạo trong chợ với vợ mình, bỗng một người đưa một cái lồng trước mặt tôi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod