Ana içeriğe geç
Sözlük

kafes ile cümle

kafes kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ertuğrul kafesten çıkarılarak otağın önünde idam edilmek istenir.Прохання надати притулок, щоб померти в ньому.
Göğüs kafesi.Грудна клітка.
Bununla birlikte, MAC adresi kafesleme işlemi yerel yayın etki alanı ile sınırlıdır.Nicméně, spoofování MAC adresy je omezeno na lokální broadcastovou doménu.
Bu durumda, istemci birden fazla cihazdan İnternet erişimi elde etmek için MAC adresini kafesler.V tomto případě, klient spoofnul svoji MAC adresu, za účelem získání přístupu k Internetu na více zařízeních.
Halen faaliyette olan en yaşlısı 1686'da açılan Café Procope kafesidir.Dnes je nejstarší kavárnou v Paříži Café Procope zprovozněná v roce 1686.
Ancak, bu sorun MAC kafesleme (MAC spoofing) kullanılarak çözülebilir.Tento problém se dá vyřešit MAC spoofingem.
Alex, kafesten kaçmasına yardım eder ve birlikte Ben'in yanına giderler.Alex se jde podívat po domě a najde jen Benovo tělo.
Eğer isterlerse kafeste ikisiyle birden başa çıkabilirim."Vy sami byste se měli té věci oběma rukama chytit."
Kafes ortamında yaşam süreleri 80-100 yıla kadar çıkabilir.Na bujné podnoži dosahuje životnosti přibližně mezi 80 a 100 lety.
Demirin kristal kafes yapısının 165 milyar kez büyütülmesinden esinlenmiştir.Atomium je model základní buňky krystalové mřížky železa zvětšený 165 miliardkrát.
Tam dikilmek üzereydi ki, göğüs kafesine, ambalaj talaşlarının arasına yerleştirdim onu.Zařadil ji tedy do rodu Naja, čili mezi kobry.
Kafesin üstüne çıkıp orada da tuşa gidilebilir veya pes ettirilebilir.Dá se dovnitř vejít, pocítit jednak stísněnost, či úkryt.
Sürünerek Düzmece Çıkart Susma Cesaret Utanış Niye Kafes.Oklamaný Kecal hanbou uteče.
Muhabbet kuşu bir kafes içindedir.Exotičtí ptáci v kleci.
Araca ayrıca yeni bir takla kafesi (roll cage) eklendi.S tour přišla i nová image (pruhovaná trička).
Dikenli tel kafes maçı, dikenli tellerin kullanıldığı maçlardan biridir.Un meci de tipul Barbed wire este un meci în care este folosită sârma ghimpată.
Çatıda kafes sistemi kullanılmıştır.La acoperiș s-a folosit țigla.
Rikishi'yi kafesin üzerinden saman dolu kasaya fırlattı Undertaker.Intro-zi aruncă cățelul vecinului în containerul de gunoi.
Eğer isterlerse kafeste ikisiyle birden başa çıkabilirim."Ha akarják, egy nap akár mindkettőjükkel megküzdök a ketrecben."
Birkaç sığırcık aynı kafeste tutulabilir ve meraklı olmaları sayesinde kolaylıkla eğitilebilirler.Több madarat is lehet tartani egy kalitkában és kíváncsiságuk miatt könnyedén taníthatóak.
Evin solunda bir fırın vardır; sağında bir kafes bulunur.A háztól balra kemence, jobbra egy ketrec van.
Onların bir kafesi var.Találnak egy kastélyt.
Karardan sonra bölgeye 124 ağ kafes kurulmuştur.A század végén 124 ház állt a településen.
Bayanlar için kafesli bir yer ayrılmıştır.Csak karzat volt benne a nők számára.
Kafestekiler 30-40 yıl yaşayabilir.A barna varangy 30–40 évig is élhet.
Daha iki yaşındayken Kafes'e kapatıldı.Kétéves volt, amikor Pécsre került.
Resmin solundaki EMKE kafesi, 1905.Az EMKE kávéház a kép bal oldalán, 1905-ben
MAC kafesleme işlemi hem meşru hem de yasadışı amaçlar için yapılır.Pimeää verkkoa käytetään niin laillisiin kuin laittomiinkin tarkoituksiin.
Gunther (James Michael Tyler): Central Perk kafesinin sahibidir.Näyttelijä: James Michael Tyler Gunther on Central Perk -kahvilan työntekijä.
Ancak, beklendiği gibi, kafeste dalgalar parçacık gibi davrandığı görünebilir.Niinpä hän keksi, että torni voisi pirstoutua kuin lasi.
Köpekbalığından korunma kafesi Rescue DiverYLE Elävä arkisto: Salmiakkikossu pois kaupoista
Bu çıkıntı kaburga kafesinin arka kısım başlangıcını oluşturur.Metsä alkaa täällä avosuon takana.
Sonbaharda güneye göçeden bir kuş yakalanarak bir kafese konursa, ilginç bir olay gözlenir.Syksyllä ennen horrokseen vaipumista sammakko on aktiivinen päivälläkin.
Bazı eski evlerde yöreye özgü ahşap pencere kafesleri (müşrefiye) bulunur.Kaupungin vanhassa osassa on koristeellisia puisia asuintaloja.
Bilinen son Thylacine de 1936 yılında kafeste ölmüştür.Viimeinen tunnettu pussihukka kuoli vankeudessa vuonna 1936.
On iki çan ile güzel kafes yapısı uzaktan görülebilir.Η όμορφη δομή πέργκολας με δώδεκα καμπάνες φαίνεται από μακριά.
Hansel'i bir kafese kapatır ve Gretel'i hizmetçi yapar.Έπειτα ρίχνει το Χάνσελ μέσα στο κελάρι και αναγκάζει την Γκρέτελ να γίνει η σκλάβα της.
Gunther (James Michael Tyler): Central Perk kafesinin sahibidir.Γκάνθερ (James Michael Tyler): O μάνατζερ της καφετέριας Central Perk, την αγαπημένη καφετέρια της παρέας.
Evin solunda bir fırın vardır; sağında bir kafes bulunur.Στα αριστερά βρίσκεται ένα φυτό βαμβακιού και στα δεξιά υπάρχει σιτάρι.
Ayrıca kafes telleri arası boşluk 1,25 cm değerinin üzerine çıkmamalıdır.Samtidigt må arealtet af en belægningssten ikke være over 1 kvadratmeter.
Köyün kafesi "Coffee Pot"u işletmektedir.Den lokale kvindeforenings medlemmer arrangerer ”kaffemik”.
Mağazalarda satılan çoğu kafes, yeterli büyüklükte değildir.De fleste bure, der købes hos dyrehandlere, er for små.
Köyün kafesi "Coffee Pot"u işletmektedir.Tweeks far driver kaffeselskapet «Tweek coffee».
Kafes ortamında yaşam süreleri 80-100 yıla kadar çıkabilir.Det er antatt at blåhval kan leve opp mot 80-100 år.
Cadı sihirli değneğini kullanarak Hansel'i bir kafese girmeye yöneltir.Man bruker heklenålen til å dra garnet gjennom en heklemaske.
Eğer isterlerse kafeste ikisiyle birden başa çıkabilirim."Jika mereka mau, saya akan menghadapi mereka berdua sekaligus di ring. "
Demirin kristal kafes yapısının 165 milyar kez büyütülmesinden esinlenmiştir.Monumen ini berbentuk kristal besi yang diperbesar 165 miliar kali.
Ayrıca mahallenin,internet kafesi vardır.The Advocate juga memiliki website.
Cu2O kafes sabiti l=4.2696 Å olan kübik bir yapıda kristalleşir.Cu2O mengkristal dengan struktur kubik dengan tetapan kisi al=4,2696 Å.
Kafesoğlu, İbrahim.Jerman Kistner, Anna.
Bayanlar için kafesli bir yer ayrılmıştır.Có loại bao cao su cho nữ.
Çatıda kafes sistemi kullanılmıştır.Thông thường kè được thiết kế ở trên mái đê.
19 Mart 2011 tarihinde Knut, dört yaşındayken kafesinde öldü.Ngày 19 tháng ba 2011, Knut bất ngờ qua đời ở tuổi lên bốn.
Köyün kafesi "Coffee Pot"u işletmektedir.喫茶店「Coffee Pot」を営む。
Onların bir kafesi var.食堂を有している。
Maç sonrasında Undertaker, Boss Man'i kafese astı.試合後ボスマンを首吊りにした。
Yani göğüs kafesinden kalça çıkıntısına.胸郭の横断面。
Bir kafesi vardır.カフェもある。
Maymunun muza ulaşması için kafesin içindeki iki çubuğu birbirine eklemesi gerekmektedir.ナンバー2も発明を完成させるためにはそのハエが必要なのだとやって来る。
Halen faaliyette olan en yaşlısı 1686'da açılan Café Procope kafesidir.カフェ・ブラッスリー・レストラン ル・プロコープ(Le Procope) 1686年開業のパリで最も古いカフェ。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod