Kafes içindeki köpeklerin yanına bırakılarak köpeğin dikkatini dağıtmaya yarar.Se non vuoi lasciare il tuo cane a casa prenditi cura di lui.
Jack, onun bunu istemediğini söyler ve kafese geri götürülür.Lei dice a Jack che deve andarci per portarlo indietro.
Karardan sonra bölgeye 124 ağ kafes kurulmuştur.Nel territorio comunale si trovavano 124 unità edificate.
Daha sonra bir kanca kullanarak Lesnar ve Kane'in üzerine aydınlatma kafesini devirdi.Tuttavia alla fine un fulmine colpisce il palazzo e in sottofondo si ode la risata di Kane...
(İngilizce) ^ Kafesoğlu, İbrahim (1977).Questo è l'inferno (Inferno, 1976).
Kafestekiler 30-40 yıl yaşayabilir.Questo squalo può vivere dai 30 ai 40 anni.
Maymun kafeste.Обезьяна в клетке.
Saray prenses için yaldızlı bir kafes oldu.Дворец стал для принцессы позолоченной клеткой.
Tom'u da kafese kapatarak kilidi yamultur.В ужасе Том покидает замок.
Köyün kafesi "Coffee Pot"u işletmektedir.Городское кафе «Cafeteria».
19 Mart 2011 tarihinde Knut, dört yaşındayken kafesinde öldü.19 марта 2011 года четырёхлетний Кнут потерял сознание и умер в своём вольере.
Kafes (Osmanlı) EkberiyetКофейное несварение (рус.).
Kafes kuşları bu kabuğu zevkle gagalarlar.Эти акулы легко уживаются в неволе.
Bayanlar için kafesli bir yer ayrılmıştır.Определённое количество мест зарезервировано за женщинами.
Mermer salonun ortasında Edirnekâri mermer bir havuz ve kösede kafes arkasında padisşahın tahtı bulunmaktaydı.В середине мраморного зала располагался бассейн, а за троном падишаха — тайная комната.
(Frank: Benim büyük kuş kafesim.")(«Кафе лунатиков»).
Kafes ortamında yaşam süreleri 80-100 yıla kadar çıkabilir.При благоприятных условиях живёт до 80—100 лет.
Eğer isterlerse kafeste ikisiyle birden başa çıkabilirim."إذا أرادوا ، فسوف آخذهم معاً في القفص".
Maçın özelliği; bir kafes içinde maç yapmaktır.وبالتا بمكان للمقامرة بالارواح في قفص.
19 Mart 2011 tarihinde Knut, dört yaşındayken kafesinde öldü.نفق كونت في التاسع عشر من مارس عام 2011 في قفصه، وقد بلغ من العمر أربع سنوات.
Kafesoğlu, İbrahim.التميمي، إبراهيم.
Kafestekiler 30-40 yıl yaşayabilir.يمكن أن يصل عمر الأكاب إلى 30 عاماً أو أكثر.
Bu çıkıntı kaburga kafesinin arka kısım başlangıcını oluşturur.هذا الصداع غالبًا ما يبدأ من الجزء الخلفي من الرأس.
Bu durumda 16 küçük kafesle birlikte sekiz büyük kafes vardır.يكون عدد الأقفاص الصغيرة ست عشر مقابل ثمانية أقفاص كبيرة في وحدة الخلية.
Onların bir kafesi var.Possui uma cafeteria.
San Diego Hayvanat Bahçesi, "kafesiz sergileme" yapılarıyla öncü olmuştur.O Zoológico de San Diego foi pioneiro na construção de exibições "sem jaulas".
Birim hücrede Küçük kafesten iki tane, büyük olandan altı tane vardır.Há duas pequenas na célula unitária contra seis das grandes.
Ayrıca kafeslerinde her zaman temiz, taze su bulundurmak gerekir.Ter sempre água limpa e fresca a sua disposição.
Cena, saniye farkıyla kafesten dışarı çıkıp maçı kazandı ve bunun ardından Vince McMahon, Laurinaitis'i kovdu.Cena venceu a luta, e com o resultado, Vince McMahon despediu Laurinaitis.
Maç sonrasında Undertaker, Boss Man'i kafese astı.No final da luta, Undertaker amarrou o pescoço de Big Boss Man na jaula, enforcando-o.
Rebellion şovunda kemerini bir kafes maçında koruyup feuda noktayı koymuştur.A cobra teria sido contrabandeada para o seu quarto em uma cesta de figos.
Onların bir kafesi var.Het heeft wel een café.
Bayanlar için kafesli bir yer ayrılmıştır.Een tabouret was een zetel voor dames.
Bir MAC adresini gizleme işlemi, MAC kafesleme olarak bilinir.Een modem werd enkel herkend aan de hand van het MAC adres.
Bir kafesi vardır.Wel is er een café.
Cadı sihirli değneğini kullanarak Hansel'i bir kafese girmeye yöneltir.Met behulp van de staf leidt de heks Hänsel naar de kooi.
Muhabbet kuşu bir kafes içindedir.De vogel wordt in een kooi gestopt.
"Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu'nun Hayatı ve Eserleri" (PDF).Tentoonstelling 'Het leven en het werk van Dr. Jef Goossenaerts'.
Köpekbalığından korunma kafesi Rescue DiverBeschermd dorpsgezicht Kasteelboerderij Zwingelput Wegkruis
Etine gömülü olan kalkerli kabuğu, kafes kuşlarına kireç kaynağı olarak verilir.De grondsoort is daarom stevig genoeg voor begrazing door vee.
Karardan sonra bölgeye 124 ağ kafes kurulmuştur.Na een uitvoerig debat stemmen 124 Kamerleden in met de resolutie.
Çatıda kafes sistemi kullanılmıştır.Op het dak staan hoekschoorstenen.
Joker'in yardımcıları Gordon'u soyar ve bir kafese kapatırlar.Ze betrappen de concurrenten van Johan op het kraken van de kluis en laten hen arresteren.
Bu köprü Almanlar tarafından, çelik kafes taş örme tekniği ile yapılmıştır.De achtbaan gebouwd van staal door de Duitse fabrikant Gerstlauer.
Başka bir maç türü de jiletli tel kafes maçıdır.Een andere bekende uitvoering is de luidsprekerkabel.
Erişim tarihi: 28 Nisan 2014. ^ "Hayata Gecirilmiş Kafes Planı Maraş katliamı".28 april 1944: Op deze dag werd het "Ontwerp van overeenkomst van sociale solidariteit" bekendgemaakt.
Tüm katılımcılar herhangi bir zamanda kafesin içinde veya dışında bulunabilir.Wszyscy zawodnicy mogą przebywać w klatce lub poza nią.
Onların bir kafesi var.Mieści się w niej kawiarnia.
Bu elektronlar metal kafesi içinde hareket etmek konusunda özgürdür.Elektrony, znajdujące się w paśmie przewodnictwa, mogą swobodnie się przemieszczać w objętości metalu.
(Frank: Benim büyük kuş kafesim.")Tu Nocny Jastrząb!”).
Bayanlar için kafesli bir yer ayrılmıştır.Przy sali mieściły się buduary dla pań.
Onların bir kafesi var.Den har ett slott.
Araca ayrıca yeni bir takla kafesi (roll cage) eklendi.Bilen fick även en ny täckt kaross.
Bayanlar için kafesli bir yer ayrılmıştır.Det finns särskilda fängelser för kvinnor.
Tüm katılımcılar herhangi bir zamanda kafesin içinde veya dışında bulunabilir.Spelare kan anslutas in eller ut när som helst under spelets gång.
Bu köprü Almanlar tarafından, çelik kafes taş örme tekniği ile yapılmıştır.Bron konstruerades av tyska ingenjörer och är en bågkonstruktion av stål.
Karardan sonra bölgeye 124 ağ kafes kurulmuştur.1436 etableras en självständig domstol i staden.
Mağazalarda satılan çoğu kafes, yeterli büyüklükte değildir.Більшість кориці, яка продається в супермаркетах, насправді — касія.
Bayanlar için kafesli bir yer ayrılmıştır.Відкрила притулок для дівчаток.
Çatıda kafes sistemi kullanılmıştır.На даху побудували вертолітний майданчик.