kafa ile cümle
kafa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Abelisaurus’un bilinen tek kafatası fosili, özellikle sağ tarafı olmak üzere, eksiktir.Jedna jedyna znaleziona czaszka abelizaura jest niekompletna, zwłaszcza po prawej stronie.
Diğer kafadan bacaklılar gibi ahtapotlar da ışığın polarizasyonunu ayırt edebilmektedir.Jak inne głowonogi, rozróżniają polaryzację światła.
Kafası uçuruldu.Ścięto mu głowę.
Kafanızı tamamen boşaltınız.Reszta głowy jasnożółta.
Medusa’nın kafasını havaya kaldırır.Ona opowiedziała mu o Meduzie.
Hayatında bazı boşluklar ve kafasında birçok soru vardır.Posiada na głowie i pysku liczne wyrostki.
Herkes onun kafa açtığını söyler.Uważa, że wszyscy przeciwko niemu spiskują.
Ahtapotlar çoğunlukla yavaş yavaş sürünerek hareket ederler kısmen de kafaları önde olacak şekilde yüzerler.Ośmiornice przemieszczają się głównie względnie wolno pełznąc, niekiedy pływając z głową od przodu.
Grubun beyni Gildenlöw 1996'dan beridir kafasında belli bir konsept oluşturmaya çalışıyordu.Daniel Gildenlöw dopracowywał swój pomysł już od 1996 roku.
Saldırıdan sonra saldırgan, kendi kafasına kurşun sıkarak yaşamına son verdi.Zrozpaczony popełnił samobójstwo strzelając sobie w głowę.
Shaw, David'in kafasını alır ve diğer bir gemiyle gezegenden kaçar.Shaw odzyskuje szczątki Davida i z jego pomocą uruchamia inny statek inżynierów.
Kafası diğer balinalar ile karşılaştırıldığında gayet küçük olur.W porównaniu z innymi ssakami u waleni jest ono mniejsze.
Anti Poof (Foop): Küp kafalıdır.B. Fagan: La Pupille) Dzień klamstwa.
Kulaklar, gözler ve burun delikleri kafa profilinde oldukça yükselmiştir.Oczy, uszy i nozdrza są umieszczone wysoko na sklepieniu czaszki.
Bekçide onu kafasından vurmuştur.Jego adiutant dobił go strzałem w głowę.
Kafalık ve diğer parçalar ayrıdır.Zakorzenienie i inne fragmenty.
1990 yılında, bölgede daha önce bilinmeyen bir mağarada kafatasları ortaya çıkarılmıştır.Przypadkowo natrafił na nieznaną sobie wcześniej jaskinię.
Eğer bu cevaplar hatalı ise kafası uçurulacaktır.Jeśli odpowiedzi będą błędne, zapłaci za to życiem.
Kafasında akrep bulunan güzel bir kadın olarak tasvir edilir.Wyobraża się ją jako kobietę o żurawiej głowie.
Kafada saç kullanımı sıradışıdır.Co do włosów ciężko jednak wyrokować.
1587 - İskoçya Kraliçesi Mary Stuart, kafası kesilerek idam edildi.1567 – Królowa Szkocji Maria I Stuart została zmuszona do abdykacji.
Fakat haykırmalar devam etmektedir ve Sawyer onu kafasından değil göğsünden vurmuştur.Carroll chciała go uspokoić, ale Zantzinger już nad sobą nie panował i uderzył ją w głowę laską.
Bunun üzerine, onu kılıçla öldürüp kafasını kesti.Kiedy próbował się uwolnić, odcięła mu głowę mieczem.
Onu kafasından vurdu.Strzela sobie w głowę.
Mumyalanmış adamın kafası.Głos człowieka umarłego.
Margaret'in kafasına sıkmıştır.Pociesza ją Małgorzata.
Büyük kafasıyla dikkat çekmektedir.Głowa o dużych oczach.
Kafaları iri ve ağır, kulakları geniş, ucu püsküllü olan kuyrukları ince ve oldukça kısadır.Jego głowa jest krótsza, a uszy wąskie i zwisające, nisko osadzone.
Kafanın alt kısmı soluk sarı renklidir.Pozostała część głowy żółta.
Vanessa Abrams kafası traşlı, yeni yeni tomurcuklanan bir yönetmen.Vanessa Abrams – oryginalna dziewczyna, słynąca z ogolonej na łyso głowy.
Ve popüler bir İnternet Memi tavşanı olan Oolong kafasında Dorayaki tutmuştur.Popularny mem internetowy zawiera obraz Oolonga (królika), który balansuje dorayaki na głowie.
Tür olarak; içeri çekilebilir kafalarının üzerinde ikiye ayrılmış halde, gelişmiş taçlar bulunmaktadır.Pochwa rogowa (ramfoteka) jest rozdwojona, do tego posiada ząbkowanie podobne do blanek.
Diğer taraftan kafa ve yüze diz veya tekmelere izin verilmektedir.Dozwolone są ataki na głowę i krocze.
Bayıldıktan sonra askerlerden bir tanesi, kafasından aşağı buzlu su boşaltıyordu.Po podcięciu gardła jeden z terrorystów odciął mu głowę.
Tilki Andrei kafasına sıkarak öldürür.Anji morderca uciął głowę.
Öykünün ardındaki temel düşünce, hayat ile sanat arasındaki kafa karıştırıcı ilişkidir.W swojej twórczości kwestionuje istnienie granicy między życiem a sztuką.
"Griffon" veya "Griffin", genellikle aslan vücutlu, kartal kanatlı ve kafalı mitolojik yaratıktır.Gryf – mityczne zwierzę przedstawiane najczęściej z ciałem lwa oraz z głową i skrzydłami orła.
Kafası çok büyüktür.Ma dość dużą głowę.
Bu yöredeki insanlar kafalarına siyah bir sarık sararlarmış.Przedstawiciele tej rodziny ryją głową nory w podłożu.
Erişim tarihi: 5 Haziran 2015. ^ "Dünyanın ilk kafatası nakli gerçekleştirildi".Natomiast 05.01.2015 roku odbyła się ogólnopolska premiera książki ,, Kapsuła czasu”.
Gaflete düşen Zeus Metis'i yutar ama Athena Zeus'un kafasından doğar.Analogicznie do mitu, w którym Atena narodziła się z głowy Zeusa.
Bu kafasının dağılmasını sağlıyordu.Zamierzała uciąć jej głowę.
Vücudu yoktur sadece kafası vardır.Ciało pozbawione było głowy.
Zaman zaman kafasına terlik, süpürge, çiçek fırlattı Fadime.Nie mówiąc nic, całuje ją w usta, wręcza bukiet kwiatów i znika.
Polis duvarı yıkınca, kadının cesedini ve cesedin kafasının üzerinde oturan kediyi bulur.Zaalarmowana policja burzy mur i znajduje ciało żony.
Kafa boşaltmaya ihtiyacım vardı.Wystawiał tylko głowę.
Birçoğu da yüzülmüş kafa derilerini birbirine dikerek kendileri için pelerin yaparlar.Część z nich posiada nawierzchnię piaszczystą, a część żwirową.
"Başkalarının ihtiyaçları için kafa yoran biri değildi."Była osobą otwartą na potrzeby innych.
Elmas Kafa'nın görevini üstlenmiştir.Kukol Kolekcja Philippi obowiązków.
Zamanda yolculuk yapıp geçmişi değiştirmeyi kafasına koymuştur.Może podróżować w czasie i niekiedy zmieniać przyszłość.
14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.Wyrok wykonano 14 lutego 1994, strzałem w tył głowy za prawym uchem.
Yerdeki kafasını eğilip almış ve elindeki sancağı tepeye dikmek üzere ilerlemeye başlamıştır.Wspina się więc na ich wysokość i trzyma przy ich twarzach zapaloną pochodnię.
İyi gelişmiş gözler, kafanın sırt bölgesine yakın yerleşmiştir.Duże oczy osadzone blisko wierzchołka głowy.
Medusa'nın kesilen kafasından Pegasus (uçabilen beyaz kanatlı at) ve Chrysaor adlı bir dev çıkar.Z szyi Gorgony wydostał się skrzydlaty koń, Pegaz, oraz olbrzym Chryzaor.
Gece mavisi rengi sever ve Şeker kafataslarını sever.Ma czarne poczucie humoru i uwielbia mroczne rzeczy.
Sonra Kafatası çalınmıştır.Znaleziono jego czaszkę.
Asansör yükselince kafası kopar.Gdy pływa po wodzie ma podniesioną głowę.
Kafası o kadar büyüktür ki hiçbir şapka ona olmaz.Jest większa, jej blaszki słabo zbiegają i nie ma przebarwień na kapeluszu.
Neredeyse Kafasız Nick Gryffindor Binası'nın hayaletidir.Nästan Huvudlöse Nick Gryffindors elevhemsspöke.
Bu EP'de, üç yeni parça ("Refur", "Ó Fridur" ve "Kafari") bulunuyordu.För EP:n spelades tre nya låtar in ("Refur", "Ó Fridur", "Kafari").