kafa ile cümle

kafa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kırk sekiz maçla yenilmezliği elinde bulunduran Bart, Homer'ın boksörünün kafasını tek raund ile koparır.Obesegrad 48 matcher i rad, behöver Bart bara gå en rond för att slå av huvudet på Homers boxare.
Kyosuke ve Kazuya birbirlerine kafa attıkları zaman vücut değiştirebilirler.Kyosuke och Kurre kan byta kropp med varandra genom att slå ihop sina huvuden.
Su aygırının kafası çok büyük, geniş, basık, ve 450 kg'a kadar ulaşan ağırlıktadır.Flodhästen har ett mycket stort huvud som är tillplattat och brett och kan väga upp till 450 kg.
Kafası ve gövdesi sergilendi.Huvudet och kroppen hålls upprätt.
Matt Groening, normalde gözlerle çizime başlamakta, ardından burnu ve Bart’ın kafasının tümünü çizmektedir.Matt Groening börjar med ögonen, näsan, och sen konturerna av Barts huvud.
Kafando, Ouagadougou'da doğdu.Kafando föddes i Ouagadougou.
Kennedy kafasını çevirir.Judas vänder bort huvudet.
Sovyet ajanları da Kristal Kafatası'nın peşinde sıcak takiptedir.Sovjetiska agenter jagar samtidigt kristalldödskallen i ett dunkelt syfte.
Uzun bir kafatasları ve ağızlarında 32-40 dişleri bulunur.Även huvudet är långsträckt och i munnen finns 32 till 40 tänder.
Savaşın ardından Krum, Nikiforos’un kafatasını gümüşle kaplattı ve onu şarap bardağı olarak kullandı.Efter slaget lät Krum ingjuta Nikeforos kranium i silver, vilket han sedan använde som en vinbägare.
Onların kafaları yuvarlaktır ve bu yaşlı erkeklerde daha belirgin hale gelebilir.Pälsen är svartaktig och kan bli gråaktig hos äldre individer.
Bart, bir bulutun Jebediah Springfield'a fakat kafasız haline benzediğini söyler.Bart berättar att han tycker hans moln ser et ut som statyn av Jebediah Springfield utan ett huvud.
Vagus siniri veya nervus vagus onuncu kranial (kafa) siniridir.Tung- och svalgnerven (lat. nervus glossopharyngeus) är den nionde kranialnerven.
Yine de kafa boyundan daha geniştir.Dessutom är huvudet mer gråbrunt.
Gerektiğinde bağımsız kullanılan kafalar mevcuttur.Radbyten läggs in enligt behov.
Kafatasının 1 milyon yıldan daha eski olduğu görülüyor.De äldsta människofynden är över 1 miljon år gamla.
Kafasının ucunda 2 turuncu anteni vardır.Huvudet har två par antenner.
Bekçide onu kafasından vurmuştur.Därefter sköts han i huvudet.
Bir keresinde ölü bir köpeğin kafasını bir kazığa çakıp bahçeye dikti.En gång blev han påkommen med att ha satt upp en död hunds huvud på en pinne.
Erkek balıkların kafaları hörgüçlüdür.Sjömännens fruktan är stor.
Kafası çok büyüktür.Huvudet är påfallande stort.
Kafasında da bir ibiği vardır.Det är också en fjäderkam på dess huvud.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Efter fyra veckor kan ungarna äta samma föda som sina föräldrar.
Aynı sivri fareler gibi, uzun bir kafaları vardır.Liksom andra bäverråttor har de ett jämförelsevis stort huvud.
14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.Han avrättades genom nackskott i fängelset den 14 februari 1994.
Bayıldıktan sonra askerlerden bir tanesi, kafasından aşağı buzlu su boşaltıyordu.Hon svarade genom att hälla ut ett glas isvatten i hans ansikte.
Bu boşluklar, kafatasının içinin petekler gibi görünmesine yol açar.Det ser då ut som att knäna buktar inåt.
Kadının kafası kopar.Ett huvud måste falla!
Kafatasının en çok karşılaşılan sembolik kullanımı ölüm ve yaşam betimlemesidir.Det vanligaste sättet att använda dödskallen är som en symbol för död eller dödlighet.
Kubo Sensei: “Çizimlerde önemli olan kafanızdakileri diğer insanlara nasıl sunduğunuzdur.Brasilien: [guiderna som visar dig allt andra bara beskriver.
Bu nesne kristal bir kafatasıdır.För det talar förekomsten av en krypta.
Ancak kafatasının geçmişini doğrulayacak düzgün bir kanıt bulunamadı.Man har ännu idag inte lyckats klarlägga klanens ursprung fullt ut.
Ne geçmişe ne de geleceğe yorardı kafasını.Carmen har varken något förflutet eller någon framtid.
Kafasında yer yer şişlikler vardı.På huvudet finns ljusa fläckar.
Bu dövüşlerde birbirlerine kafaları ve uzun dişleri ile çarparak saldırırlar.Under striden slår de huvudena mot varandra eller använder sina hörntänder.
Rekürren menenjitin en yaygın sebebi kafatası kırıklarıdır.Vanligaste orsaken till förlamning är skada i ryggraden.
Kafasındaki gerilla planlarını gerçekleştirmek için askere gitmedi.Han använde inte sitt kavalleri för rekognoscering.
Yetişkin bir Achelousaurus’ un kafası (yakasındaki boynuzlar dahil) 1.6 m kadardır.Kraniet av en fullvuxen Achelousaurus (inkluderat hornen i änden av kragen) är över 1,6 meter lång.
Kafası betona çarpıyordu.Han skakar på huvudet.
O da 'Hayır, o dünyayı kafanda istemiyorum.Hon menade ”Det här är inte alls vad vi vill ha på den här platsen”.
Ardından Koca Kafalar TV'de sunuculuk yaptı.Därefter medverkade han i många deckarserier på TV.
Resmî açıklamada kendisini av tüfeğiyle kafasından vurduğu açıklandı.På ett av bladen har han avbildat sig själv med gevär i handen.
Asansör yükselince kafası kopar.Hissen kommer till slut att få slut på minne.
Meyvelerini yemesi zevkli idi ancak eğer çok fazla yenilirse kafayı buldurup, sarhoş ederdi.Om du äter för mycket blir du tjock, dricker du för mycket öl blir du berusad.
The New York Times bunu "kafa karıştırıcı" olarak nitelendirdi.New York Times kallade den för ett monster.
Siz kafayı yemişsiniz!Ni är galna!
Eserin marka karakteri Hamlet eski bir arkadaşının kafatasını tanır: "Vah zavallı Yorick!У сцені, коли Гамлет тримає череп Йорика, він каже: «На жаль, бідний Йорик!
Görünümü bir çocuk vücudunun içinde bir kafa gibidir.Наприклад, дитина з маскою у вигляді голови коня.
"Çelenkli özür dileme kafası".Я прошу вибачення у вболівальників».
Baş Temel anlam: bir canlının kafası.Близький план — голова людини.
Yeni sloganları: "Sayfalar dolunca çıkar, kafa konforunu bozar."Цей факт відображено в рядках «You press the knife against your heart.
Çizgili olan kuyruğu kafa ve vücut uzunluğunun yarısı kadardır.Хвіст становить приблизно половину довжини голови і тіла.
Kravatını çıkardığında kafası normale döner.Містер Мекі розв'язує свою краватку, і його голова стає нормального розміру.
Onu kafasından vurdu.В голову стріляв.
(Quintilian) Mens sana in corpore sano Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.Mens sana in corpŏre sano – В здоровому тілі – здоровий дух.
Trepanasyon, kafatası içinde kasıtlı delik açma, milâttan önce 7,000 yılında uygulanmıştır.Трепанацію, навмисне свердління отворів у черепі, практикували ще 7-му тисячолітті до н. е..
Özellikle Koca Kafalar oldukça beğenilmiştir.Особливо його захоплювали потужні машини.
Bekçide onu kafasından vurmuştur.Вбивця вистрілив йому в ліве око.
Bu beraberliklerinden ötürü onlara film endüstrisinde "İki Kafalı Yönetmen" de denmektedir.Завдяки спільній роботі над своїми фільмами братів називають «режисером з двома головами».
Yumurta şeklinde bir kafası vardı.Є яйцеживородним видом.

İlgili Sayfalar