kafa ile cümle

kafa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Devrimciler heykellerin Fransız krallarına ait olduğunu sanmış ve kafalarını koparmışlardır.A Europa olhava para o poder dos monarcas franceses e procurava imitá-los.
Anne Kafamda Bit Var.Aa pessoas têm mingau na cabeça.
Kafası mızrağa takıldı ve herkese gösterildi.Sua cabeça foi exibida através das ruas para todos verem.
Bu incelemeler sonucunda kafatasının iç yapılarında büyük ölçüde değişiklikler tespit edilmiştir.Contudo, os Squamata sofreram modificações significativas na morfologia de seu crânio.
Başka bir iddiaya göre ise Kaptan silahını kafasına dayamış ve tetiği çekmiştir.Em seguida, percebendo o que tinha feito, colocou um rifle em sua testa e puxou o gatilho.
Bu tip kafataslarına mezosefal denir ve tipik Avrupalı ve Çinlilerde görülür.A curiosidade é que esta armadura especial será a mesma para personagens chineses e europeus.
Kafa ayrıca ısırarak da ağır hasar vererek acı çektirebilir.A boca pode também apresentar-se dolorida e haver dificuldade em engolir.
Uzun sarkık kulakları ve büyük kafasıyla diğerlerinden farklıydı.A cabeça e orelhas compridas são distintas.
Zamanda yolculuk yapıp geçmişi değiştirmeyi kafasına koymuştur.Faz viagens no tempo e muda o presente.
Toplam on kafatası bulunmuştur.Nos outros sítios, se encontraram dez crânios.
Dönüşümün insan gövdesi ve aslan kafası vardır.É descrito como tendo a cabeça de um leão e um corpo humano.
Bu çağda bu kafa".Essas coisas daquela época".
Kafatasının yandan görünümü.Vista lateral no crânio.
Selahaddin, Renaud'un kafasını bizzat kendisi kesmeye yemin etmiştir.Por sua vez, Saladino fez um juramento de cortar a cabeça de Reinaldo se alguma vez o aprisionasse.
Üç kafalı bu canavar 550G gücündeydi ve yine Dragonoid'e yenildi.Os medos foram derrotados pelo Império Aquemênida, em 550 a.C., e o restante da Aracósia foi logo anexado.
Kafa filmlerinde sıklıkla görülebilir ve genellikle kalsifiyedir.Sua imagem podia ser frequentemente encontrada em moedas.
Kafaoğlu Büke, Asuman (23 Aralık 2016).El Caribe Acontecery, Ela (23 de dezembro de 2016).
Kafası kesilir ve Tahran sokaklarına götürülerek dolaştırılır.Satisfeito, ele a leva consigo de volta, tirando-a das ruas.
Kafaları uzun ve gözleri küçük olur.As cabeças são grandes, com olhos pequenos.
Kafada saç kullanımı sıradışıdır.O cabelo nas têmporas é simples.
Hemen her zaman somurtur ve kafasına bir bone takar.Está sempre a rir-se e a mostrar uma covinha numa bochecha.
Karaayaklar kafa derisi dansı (Karaayakça otokanáípaska) yaparlar.Alguns até fazem suas próprias cabines de arcade (ver MAME).
Cyptokokkal menenjitte intrakraniyel basınç (kafa içi basıncı) önemli ölçüde yükselmiştir.Na meningite criptocócica a pressão intracraniana encontra-se significativamente elevada.
Demir boru yüzünün yanından girip, ... sol gözünün arkasından geçti ve kafasının üzerinden çıktı.A bala entrou em sua têmpora esquerda, passou por trás de seus olhos e saiu do outro lado da cabeça.
Onun kafası tamamen karışık.Ela está completamente confusa.
Andrea kendi kafasına sıkarak ölür.Andrea schiet zichzelf door het hoofd.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.O, en laat dit eens doordringen: vrouw = mens. man = mens.
Vücudu yoktur sadece kafası vardır.Een lichaam zonder Hoofd!
Onu diğerlerinden ayıran en belirgin özelliği, kara hayvanlarının en büyüklerinden olan kafasıdır.God is dus groter afgebeeld dan Noach; familie groter dan de beesten.
Kušnírová kafasından bir kez vurulmuşken, Kuciak göğsünden vurulmuştu.Kuciak was in de borst geschoten, terwijl Kušnírová eenmaal in haar hoofd was geraakt.
En fazla kafasına nişan alın.Het hoofd in de schoot leggen.
Kafasına vurulup öldürüldü işte, şimdi herkes için iyi mi oldu her şey?"Hij werd gedood en zijn hoofd werd op een staak gezet, zichtbaar voor iedereen in de stad.
(Quintilian) Mens sana in corpore sano Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur."Mens sana in corpore sano" = Een gezonde geest in een gezond lichaam.
Kafatasının 1 milyon yıldan daha eski olduğu görülüyor.Het skelet werd gedateerd als een miljoen jaar oud.
Kafatasının kısımları.Onderdelen van de kop.
Kafasına hep bir şapka takar.Zijn hoed zit altijd op zijn hoofd.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Na ongeveer een week steken de jongen de kop diep in de keel van de ouders om opgekropt eten te bemachtigen.
Kafasının ucunda 2 turuncu anteni vardır.Op de kop zitten twee grote antennes.
Fakat Alberto onun sözlerini dinlemeyince onu kafasından vurarak öldürür.Als hij ontdekt dat Alberto de aanslag wil doorzetten, schiet hij hem door zijn hoofd.
Kafası çok büyüktür.De kop is zeer groot.
Görünümü bir çocuk vücudunun içinde bir kafa gibidir.Mijn ziel is als een gespeend kind in mij.
Ellerinden, ağızından ve kafasından ateş çıkarabilir.Hij kan zowel uit zijn ogen als uit zijn mond een kleverig slijm afvuren.
Bugünlerde kafasını meşgul eden iki şey vardır.Tegenwoordig is het opgesplitst in twee panden.
Kafası o kadar büyüktür ki hiçbir şapka ona olmaz.Zo is het pak strakker van vorm en heeft geen cape.
The New York Times bunu "kafa karıştırıcı" olarak nitelendirdi.De New York Times noemde haar optreden "aandoenlijk serieus".
"Çelenkli özür dileme kafası"."Om ijdel woorden wille".
Dört oturumlu bir yan hikâyede, en sevdiği kelimenin “kafatası” olduğundan bahsedilir.Op zijn stokpaardje zitten. - Over zijn lievelingsthema spreken.
Yerganyan hemen Şakir'in ardından koştu ve kafasına bir el ateş ederek onu öldürdü.Vervolgens richtte hij het lachend op zijn hoofd en schoot zichzelf ermee dood.
Hem kafa bölümü (özellikle yanak) hem de ayak bölümü (kıkırdak) bol miktarda kollajen içermektedir.Kenmerken zijn onder andere de lange beenbeharing (behang) en lange manen.
Eğer bu cevaplar hatalı ise kafası uçurulacaktır.Als de koning geen antwoord geeft, zal zijn hoofd splijten.
Ahtapotun gözleri büyüktür ve kafasının üstünde yer alır.De ogen zijn groot en zijn hoog op de kop geplaatst.
İçinden bir ateş yükselirken, bazense alevin içinde bir kafa şeklinde resmedildi.Hij was de uitvinder van het vuur toen hij de hemels ronddraaide als vuurboor.
Kafasında metal bir plaka vardır.Een plaat voor je hoofd hebben.
CIA, Amerikalı radyo kulesi tamircisi Nick Berg'in Irak'ta kafasını kesen kişinin Zerkavi olduğunu açıkladı.De onthoofdingsvideo van de Amerikaanse zakenman Nick Berg deed de wereld schokken.
Kafasında da bir ibiği vardır.Hij heeft ook een baldakijn boven zijn hoofd.
10. Kuralları kafanıza takmayın.Regel 3: Geloof niet wat je wordt verteld.
Sonra Kafatası çalınmıştır.Haar schedel werd ingeslagen.
Birçoğu da yüzülmüş kafa derilerini birbirine dikerek kendileri için pelerin yaparlar.Bij sommige soorten zij de hoorns naar achteren gekromd, bij andere naar voren.
Küt ve kare şeklinde kafaları vardır ve çeneleri geridedir.Alleen hun schouders en hoofden zijn naar elkaar toegewend.
5 yaşındayken, okul çıkışında kendisine araba çarpmış ve kafasından sakatlanmıştır.Toen ze zeven jaar oud was, werd ze van school op weg naar huis door een auto aangereden.

İlgili Sayfalar