kafa ile cümle
kafa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yüksek kafa içi basıncı beynin sıkışmasına yol açar ve beyin hasarı ve diğer komplikasyonlara neden olur.قد يتسبب الضغط المرتفع داخل القحف الدماغي إلى الضغط على الدماغ, مما يؤدي إلى تلف في نسيج الدماغ ومضاعفات أخرى.
Kafası büyüktü ve vücudunun büyüklüğüne benziyordu.له رأس كبير بحجم كرة القدم وشكله يشبه رأس الحصان.
Kafatasının önden arkaya kesiti.الجمجمة من الأمام.
Kafasının arkasında küçük bir tepelik bulunur.وله غطاء دائري كبير خلف الرأس.
Bu asker, balta ile Brian'ın kafasını parçaladı.ثم ذهب هو وبسام الأشقر إلى الجسر.
Kafasının üstüne yapışık iki yaprak vardır.تم العثور على برصاصتين في رأسه.
Martin seriyi kafasında sekiz yüz sayfadan üç kitap halinde yayımlamayı tasarladı.مارتن يُخطّط لإصدار مجموعة الروايات في كل منها ثلاث قصص.
Tesla, kafasında integral hesabı yapabildiğinde öğretmenleri onun hile yaptığına inanıyordu.كان بإمكان تسلا إجراء حسابات التفاضل والتكامل في رأسه، مما جعل مُدرّسيه يعتقدون بأنه يغش.
Tilki Andrei, sniper tüfeğiyle Raskoln'un kafasına sıkar ve beyninde ciddi hasarlar oluşmasına yol açar."طلقة كرونلين" هي عبارة عن جرح من طلقة سريعة للغاية في الرأس تتسبب في نزع الأحشاء من الدماغ.
Yumurta şeklinde bir kafası vardı.رأسها بيضي الشوزن.
Kafatasının önden görünümü.منظر أمامي للعنق.
Kanalı yöneten üçlü, 2018 yılında başrollerinde oynadıkları Kafalar Karışık adlı bir film çekmiştir.قام الثلاثي ، الذي أخرج القناة ، بتصوير فيلم بعنوان كافالار كاراشك(الروؤس المختلطة) في عام 2018.
O da 'Hayır, o dünyayı kafanda istemiyorum.Ele disse, 'Não, eu não quero esse mundo na sua cabeça.
Bunun üzerine Maria, Zayn'e tokat attı ve Mike, onun kafasında bir cam vazo kırdı.Em resposta, Maria bateu em Zayn e Mike quebrou um vaso de vidro em sua cabeça.
Slumber Party Slaughter'un mottosu: Kafalar çevirilecek.O slogan do Slumber Party Slaughter é: Cabeças vão rolar.
Kafası çok büyüktür.Sua cabeça é grande.
Zaharija, kafalarını Konstantinopolis'e yolladı.Zacarias enviou suas cabeças para Constantinopla.
Üç yaşına kadar kafaları tıraş edilen erkek çocukların saçlarını uzatmalarına izin veriliyordu.Crianças, que até os três anos de idade tinham cabelos raspados, passavam a poder deixar os cabelos crescerem.
Kafatası ve postkraniyum, Bogor'daki Zooloji Müzesi'ne alındı.O crânio e o pós-crânio estão no Museu Zoológico de Bogor.
Diğer uzuvlar ve kafa ise hiçbir zaman bulunup cesedin kimliği tespit edilememiştir.Outros membros e a cabeça nunca foram recuperados e o corpo jamais identificado.
Telefon veya kafamdaki sesler, ikisi de aynı korku."Quer se trate de um telefone ou apenas pensamentos na sua cabeça, isso é outro medo".
Savaşın ardından Krum, Nikiforos’un kafatasını gümüşle kaplattı ve onu şarap bardağı olarak kullandı.Após a batalha, Crum banhou o crânio de Nicéforo em prata e o utilizou como copo de vinho.
Eğer bu cevaplar hatalı ise kafası uçurulacaktır.Se errar a resposta, ela morrerá.
Onu kafasından vurdu.Então ele atirou na própria cabeça.
Jon arkasını döndüğünde Craster kafasına vurur ve Jon bayılır.Antes que Jon possa segui-los, Craster atinge a cabeça de Jon, fazendo com que ele desmaie.
Kafa sinirlerinin yedi çiftini ve kalp kapakçıklarını tanımladı.Dissecou e descreveu sete pares de nervos cranianos.
Bunun üzerine, onu kılıçla öldürüp kafasını kesti.Então ela usou a própria espada dele e cortou-lhe a cabeça.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.Ah, e que te entre na cabeça: mulher = pessoa, homem = pessoa, igualzinho = igualzinho.
14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.Foi executado em 14 de fevereiro de 2004 de um tiro na nuca.
Bekçide onu kafasından vurmuştur."Um oficial golpeou-o no rosto.
Bunlardan bir tanesi bir çocuğa ait olup diğerleri kadın ve erkek kafataslarıdır.Um era habitado por humanos, e o outro por demônios.
Doktor kalenin altındaki bir okyanusa düşer ve okyanusun dibinde binlerce kafatası olduğunu görür.O Doutor cai em um oceano ao redor do castelo, descobrindo que o fundo do mar está repleto de crânios.
İmparatora dedi ki eğer bu heykelin kafası alınırsa, I. Simeon ölür.Ele disse ao imperador que se ele removesse a cabeça da estátua, Simeão morreria.
Erişim tarihi: 2009-02-06. ^ Kafadar 1996, s. xix ^ "Chronology: Fatih Sultan Mehmed Han".Consultado em 6 de fevereiro de 2009 Kafadar 1996, pp. xix «Chronology: Fatih Sultan Mehmed Han».
Önce Eric silahını ağzından kafasına sıkar.Alex aponta a sua arma para a cabeça de sua mãe.
Kitabın sonunda Jace'in kafasında Jonathan'ın (Sebastian) sesleri duyulur.O livro conclui-se com Jace ouvindo a voz de Sebastian em sua cabeça.
Graham, isteksiz bir şekilde Ryan'ın Aaron ile yerel bir kafade konuşması için izin verir.Graham relutantemente permite que Ryan vá com Aaron a um café local para que os dois possam conversar.
Gösterim: Kafada ortalama 150000 saç teli bulunur.Demonstração: Tipicamente uma pessoa tem cerca de 150 mil fios de cabelo.
10. Kuralları kafanıza takmayın.10º Não cobiçar as coisas alheias.
Bu kimsenin kafasında 1000000 adet saç teli olamayacağını gösterir (m = 1 milyon delik).É razoável supor que ninguém tem mais de 1.000.000 de fios de cabelo em sua cabeça.
Kapıda kocaman kafalı bir ayı varmış.Há uma sombra misteriosa na porta.
Ama kafayı sıyırmıştır.Ela ficou louca.
Poyraz kafasına sıkar.Baek apenas meneia a cabeça.
Orada Lilly, Vali'ye yaptıkları için teşekkür eder ve Vali'nin kafasına aldığı bir yarayı iyileştirir.Lilly agradece por ele ter se arriscado por sua família, e limpa um ferimento que ele recebeu na cabeça.
O gece Dahmer, Sinthasomphone'u öldürerek parçaladı ve kafatasını anı olarak sakladı.Dahmer matou e desmembrou Sinthasomphone, guardando o seu crânio como lembrança.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Após cerca de uma semana, eles são capazes de colocar suas cabeças nas bolsas dos pais e se alimentar.
Fakat haykırmalar devam etmektedir ve Sawyer onu kafasından değil göğsünden vurmuştur.Como Mars sofria e gemia, Sawyer atirou em seu peito, mas não o matou.
Eserin marka karakteri Hamlet eski bir arkadaşının kafatasını tanır: "Vah zavallı Yorick!Ao ver o crânio de Yorick, Hamlet fala sobre os efeitos da morte sobre o corpo. "- Helás, pobre Yorick!
Bu film ben küçük bir çocukken bu dünyada kafamın içinde yaptığım ilk film.Quando trabalhamos juntos foi no meu primeiro filme e eu era um garoto novo na área.
DL elini Linderman'ın kafasına sokmuş ve Niki ile oradan kaçmıştır.Ele ajudou a reparar o Bounty e fugiu com eles.
Çukur bir kafatasına ve gözlerinin hemen üzerinde bulunan kısa boynuzlara sahipti.Ele também tinha especialmente grandes buracos cortados para os olhos.
Bu şekilde kafanın soğuktan azami biçimde korunması amaçlanır.Pode ter o objetivo de proteger seu usuário contra o frio.
1948 yılında kafasındaki merminin yol açacağı menenjit nedeni ile öldü.Morreu em 1948, na Escócia, de uma meningite provocada pela bala alojada no cérebro.
Kafandaki polisten kurtul.Minhoca na Cabeça.
Kafası ve gövdesi sergilendi.Possuem cabeça e corpo achatados.
Yine de kafa boyundan daha geniştir.E a sua cabeça é menos ampla.
Kafa dışına bakar.De olho no exterior?
Zimmerman gözaltına alındı, kafa travması nedeniyle tedavi edildi ve beş saat boyunca sorgulandı.Ele apresentava uma lesão na cabeça, foi tratado e, em seguida, foi questionado por cinco horas.
Kadehi insan kafatasındandır.Uma taça feita de um crânio humano.
Onu önce kafasını kestiler.Teve, então, sua cabeça cortada.