kafa ile cümle

kafa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bazen kafasında fesle beraber çizilir.A volte dipingeva con la spatola.
Kavganın sonucunda kafası yarılan Lesnar'ın başına 18 dikiş atıldı.Durante la rissa, Lesnar si è ferito alla testa e ha ricevuto 18 punti di sutura.
Polis duvarı yıkınca, kadının cesedini ve cesedin kafasının üzerinde oturan kediyi bulur.Il muro venne demolito e fu così scoperto il cadavere della donna, con sulla testa il gatto che miagolava.
Anti Poof (Foop): Küp kafalıdır.Will Scarlet: Armi: flagello chiodato.
Onu önce kafasını kestiler.Et gli tolsero la testa.
17 Mayıs 2004 tarihinde grubun eski gitaristi Alex Nelson, kafasına aldığı bir darbe sonucu öldürüldü.Purtroppo il 17 maggio 2004 il chitarrista Alex Nelson perse la vita in un incidente d'auto.
Sinirlenince kafasından lavlar patlamaktadır.Quando è nervoso sgranocchia delle mentine.
Çizgili olan kuyruğu kafa ve vücut uzunluğunun yarısı kadardır.Specie relitte - La coda è più lunga della metà della testa e del corpo.
Kafasının küp şeklinde olmasıyla dikkat çeker.Lui ha la testa a forma di un raviolo.
Kafatası nispeten komple bir iskeletten oluşmaktadır.La sua testa è formata da un fiocco di neve.
Kafaları ve boyunları akbabalar gibi tüysüzdür.I suoi baffi e capelli sembrano le ali di un pipistrello.
Orton Stomb (Yerdeki rakibinin sırasıyla kollarına, bacakların ve kafasına ayakla vurması.)John Allison fu colpito tre volte (al torace, al braccio ed alla gamba).
Kafatası küçük, düzgün ve az çıkıntılıdır.Il cranio era relativamente piccolo, basso e gracile.
Erişim tarihi: 5 Haziran 2015. ^ "Dünyanın ilk kafatası nakli gerçekleştirildi".15 marzo – Chicago: apre la prima banca del sangue al mondo.
Kafasında yer yer şişlikler vardı.Al suo posto fu inserito Empty Spaces.
İyi gelişmiş gözler, kafanın sırt bölgesine yakın yerleşmiştir.Gli occhi sono posti sulla superficie dorsale della testa.
Kafando, Ouagadougou'da doğdu.Aveva sede in Ouagadougou.
Manzara ve Kafalar bu durumun en uç örneğidir.Questi appartamenti e scale sono uno lo specchio dell'altro.
Bu şekilde kafanın soğuktan azami biçimde korunması amaçlanır.Lascia invece che al tuo sangue fumante io scaldi un poco le mani.
Kafası ve gövdesi sergilendi.Sia la testa che il cuore erano coinvolti.
Onu kafasından vurdu.Le avevano sparato in testa.
"Koca Kafa" bu nedenle takımdan ayrıldı.PER questo lascia la squadra.
İri yuvarlak kafasının yukarı kesiminde yarı dik kulakları vardır.Sull'orecchio destro porta due grossi orecchini.
Atlayamayan deli kafasını sallar ve ‘Sen beni deli mi sandın?E poi sferra il colpo basso, la battuta velenosa: «Non v'illuderete che sia innamorato!»
Benny onun kafasına tüfek ile vurarak azmağa düşmesini sağlar.Bones lo ferma in tempo, sparandogli un colpo di pistola alla gamba.
Prosomanın kafa üçgeni koyu gri kahverengidir.Lo stemma Capitolare è una testa di toro grigio scuro.
Mavi kafa vurlarak gönderilebilir.Il corpo può presentare riflessi blu.
Mumyalanmış adamın kafası.Le memorie di un fesso.
Adam, kafasına aldığı keser darbesiyle öldürülmüştü.Il tritacarne gli era piombato in testa uccidendolo.
Savaşın ardından Krum, Nikiforos’un kafatasını gümüşle kaplattı ve onu şarap bardağı olarak kullandı.Secondo la tradizione, Krum fece decorare il cranio di Niceforo in argento e lo usò come coppa per libagioni.
Kafatasının 1 milyon yıldan daha eski olduğu görülüyor.Oggi quel cranio è datato a un milione di anni fa.
Genellikle başında bir disk bulunan şahin kafalı insan biçiminde canlandırılmıştır.A volte era rappresentato come un falco dalla testa umana.
Aziz Jerome, bu muğlak terminoloji nedeniyla kafası karışıp her ikisini de eserlerinde kullanmıştır.Girolamo, forse confuso dalla terminologia vaga delle sue fonti, si riferisce a lei in entrambi i modi.
Ancak bunu yaparken kafasının üstü yere çarpınca boynundan sakatlandı.Quando mette la testa sulla sua spalla, essa però raddrizza il collo.
Vagus siniri veya nervus vagus onuncu kranial (kafa) siniridir.Il nervo trocleare o nervo patetico costituisce il IV paio di nervi cranici.
Öykünün ardındaki temel düşünce, hayat ile sanat arasındaki kafa karıştırıcı ilişkidir.L'idea centrale della storia risiede nella relazione tra l'arte e la vita.
Bu, kafamdan uçup gitti.У меня это вылетело из головы.
I.Charles onun kafasını kestirdi.Карлу Первому отрубили голову.
Senin bana söylediğine kafa yoruyorum.Я ломаю голову над тем, что ты мне сказал.
Aşk acısından kafayı yiyecekmişim gibi geliyor.Мне кажется, что я схожу с ума от любовной тоски.
Kafasını çarptı.Он ударился головой.
Kafadan atmak!Выброси это из головы!
Sen benimle kafa mı buluyorsun?Издеваешься?
O, kafasına bir silah dayadı ve tetiği çekti.Он приложил оружие к своей голове и нажал на спусковой крючок.
Ben biraz eski kafalıyım.Я слегка старомоден.
Sınavından sonra kafan bomboş gibiydi.После экзамена его голова казалась совершенно пустой.
Resmen kafayı sıyırmışlar!Они совершенно безумны!
Onlar sizinle kafa buluyorlar.Они над вами издеваются.
Eş zamanlı olarak üç dil öğreniyorum ve kafam karışmıyor.Я учу три языка одновременно и не путаюсь.
Bugün ben ısmarlıyorum, kafanıza göre takılın!Давайте, налетайте, сегодня я угощаю!
Tom yaşlandıkça iyice kafayı yedi.На старости лет Том совсем выжил из ума.
Yaşı ilerledikçe Tom, iyice kafayı sıyırdı.На старости лет Том совсем выжил из ума.
Bilgi ile ikna edemediklerinin, saçmalayarak kafalarını karıştır.Если ты не можешь убедить их при помощи знаний, запутай их, неся чепуху.
Kafa üstü düştü.Он упал вверх тормашками.
Bunlar kafanı dağıtmak için yapman gerekenler.Вот что тебе нужно сделать, чтобы расслабиться и отвести душу.
Şu ney çalan adamın kafasındaki başlığa külah deniyor.Тот головной убор, который надет на голову играющего мужчины, называется кулах.
Tom kalın kafalının teki.Том такой бестолковый.
Tom kafasızın teki.Том такой безмозглый.
Mankenler gibi inandırıcı kafaları var.У них правдоподобные головы, как у манекенов.
Atın burnu ve üst dişleri, bir insan kafatası şeklindedir.Нос лошади и верхние зубы образованы формой человеческого черепа.

İlgili Sayfalar