kafa ile cümle

kafa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kafası yerinde çıkabilir.Puede aparecer pelo en la cabeza.
PCIe aynı zamanda en yüksek bant genişliğinde PCI-X ve hatta PCI–X 2.0 ye kafa tutacak düzeydedir.PCIe supera a PCI-X y PCI-X 2.0 en ancho de banda máximo.
Ancak kafası koparılınca ölebiliyor.Su poder solo se rompe cuando ella muere.
Kafatasının burun kısmı fazlaca noksandır.El techo del cráneo es relativamente grueso.
Üstadı ile atışmayı kafaya koyar.Lo empuja a su amigo a que se meta en líos.
Confundo: Büyünün yapıldığı kişinin kafasını karıştırır.Se causa con: El hechizo Confu.
Omurgalılarda beyin kafatası kemikleri tarafından korunmaktadır.Los craniados tienen el cerebro protegido por los huesos del neurocráneo.
Kafası o kadar büyüktür ki hiçbir şapka ona olmaz.El deel tiene la apariencia de un abrigo grande cuando no se usa.
Bazı örümceklerin aksine, opilioneslerin kafa tarafı (prosoma) arka tarafından (opisthosoma) ayrı değildir.Aunque disponen de oídos en sus cabezas, muchos peces no perciben bien los sonidos.
Carl Shane'i kafasından vurarak öldürür.Carl luego le dispara a Shane en la cabeza después de que él reanima.
Süper robotun kafasını oluşturan Beyin Pilotu 2 yi kullanır.En el Ciber Robot comanda el Piloto Cerebro 2, es decir, la cabeza del robot.
Kafamdaki şeyler yeniden yapılandı ve bir müddet sonra çekimlere başladık.Pensé que solo estaba ayudando por un tiempo e inmediatamente volví a la minería.
Fakat, bunu kafama takmıyorum.Intento no pensar en ello.
Kapıda kocaman kafalı bir ayı varmış.Uno tenía un Falcon verde en la puerta.
Kafa derisini istila eden mantarlar, kepeklenmeye ve saç kırılmalarına sebep olurlar.Por su boca lanzan llamaradas provocando la destrucción y el caos.
Kafa boşaltmaya ihtiyacım vardı.Embalse de La Cabezuela.
Ne geçmişe ne de geleceğe yorardı kafasını.Por esto no puede cambiar ni el pasado ni el futuro».
Bunlardan bir tanesi bir çocuğa ait olup diğerleri kadın ve erkek kafataslarıdır.Una es para hombres y la otra es para mujeres.
Edward yanlış anlaşılmış bir dev olan Karl'da kafa dengi bir ruh bulur ve birlikte yola çıkarlar.Tras conocer a Karl, un gigante incomprendido, inicia un viaje junto a él.
Kafa küçüktür ve boyun ile bağlantısı ayırt edilemez.La cabeza es pequeña sin poderse distinguir del cuello.
Kafası daha sonralardan kardeşi John ve Sir Simon Fraser'ın da kafasının asıldığı Londra köprüsüne asıldı.Más tarde se unieron las cabezas de los hermanos John y Simon Fraser.
10. Kuralları kafanıza takmayın.No vailas nada Trompito 10.
Bay Gage ise borunun kafasının içinden geçtiği konusunda ısrar ediyordu. ...Gage sufrió un accidente por el que una barra de metal le atravesó el cráneo.
Küçük bir kafası vardı ve beyni vücuduna oranla oldukça ufaktı.Su cráneo era corto y tenía una cavidad cerebral relativamente grande.
"Indiana Jones ve Kristal Kafatası filminin seti".«Indiana Jones y el reino de la calavera de cristal».
Kafalarının yan tarafında; kulaklarının üzerinden kafanın arkasına kadar giden bir kemik bulunur.Tiene un mechón de pelo sobre las mejillas que se orienta hacia la parte posterior de las orejas.
Ayakları kafası kadar büyük ve üç (3) pencelidir.Muchos de los dientes son pequeños y tricúspides (con tres puntas).
Gılgamış, kılıcını kınından sıyırır ve Humbaba'nın kafasını keser.En cambio, Conan desenvaina rápidamente su espada y corta la cabeza del noble.
Başkalarının kafasını karıştıracak problemlere hızlı ve doğru cevaplar bulmasıyla ünlüydü.Era famoso por obtener respuestas rápidas y precisas a problemas que desconcertarían a otras personas.
Bunun üzerine, onu kılıçla öldürüp kafasını kesti.Rápidamente cogió la espada y la mató.
Kafa sinirlerinin yedi çiftini ve kalp kapakçıklarını tanımladı.Identificó siete pares de nervios craneales.
1616'da tekrar ortaya çıkan halkalar kafasını daha da karıştırdı.En 1632 se desencadena otra vez la Peste en Büdingen.
Bu büyük devasa kafa heykeller hâlâ da dikilmiş oldukları arazilerde bulunmaktadırlar.Solo aquellos árboles muy grandes permanecieron en sus lugares originales.
Kafanızda müziği yeniden oluşturmaya çalışın.Cerca di ricreare la musica nella tua mente.
Tom bir şey tarafından kafası karışmış gibi görünüyor.Tom sembra essere confuso da qualcosa.
Tom oldukça dik kafalı, değil mi?Tom è abbastanza testardo, non è vero?
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.Ah, e ficcati questo nella tua testa dura: Donna = Persona.
Charles Hose burada bir kafatası bulmuş ve bunu British Museum'a bağışlamıştır.Il signor Charles E. Hose trovò laggiù un cranio che donò al British Museum.
Benzer şekilde, Barnum Brown, alanda 500 adet kafatası bulduğunu söylemiştir.Similmente, Barnum Brown ha dichiarato di aver visto più di 500 teschi.
Bir yıl sonra, Tom'un ölümünün yıl dönümünde bir dansçı kafası kesik olarak bulunur.Un anno dopo, nell'anniversario della morte di Tom, una delle ragazze viene ritrovata decapitata.
Birçoğu da yüzülmüş kafa derilerini birbirine dikerek kendileri için pelerin yaparlar.Si moltiplicano per spargimento dei semi (in semenzaio) e per trapianto (all'aperto).
Silverman bunun nedenini " kafası, saç şekline göre çok soyut" diyerek belirtti.Silverman spiega che "la sua testa è così astratta" a causa dello stile dei capelli.
Onlar öldürülenlerin kafalarından kale yaptılar.Colleziona le teste di coloro che uccide.
(Yazıda bu durum "kafanın infilak etmesi", "...bunlar şaşmaz tanrılar!(Il giornale lo rappresenta mostrando la sua testa che esplode, "...sono dèi infallibili!
Zaharija, kafalarını Konstantinopolis'e yolladı.Zaharija inviò le loro teste a Costantinopoli.
Gösterim: Kafada ortalama 150000 saç teli bulunur.Dimostrazione: una persona media ha circa 150000 capelli.
Yine de kafa boyundan daha geniştir.Inoltre La testa è molto più alta che larga.
Bu EP'de, üç yeni parça ("Refur", "Ó Fridur" ve "Kafari") bulunuyordu.I Sigur Rós hanno registrato tre nuove canzoni in quell'EP ("Refur", "Ó Fridur", e "Kafari").
Kafasının ucunda 2 turuncu anteni vardır.In testa ha anche un paio di antenne.
Kafa dışına bakar.Fuga dallo sguardo.
Yani, 'Bu tutar mı, kaç satar?' gibi detaylar yoktur kafamda.Mi piacerebbe sapere se è in vendita e a quanto."
Sinemada kafa sesi ilk kez 1930 yılında Luis Buñuel'in Altın Çağ (L'Âge d'Or) adlı filminde kullanılmıştı.L'ouverture può essere ascoltata nel film di Luis Buñuel L'âge d'or (1930).
Ellerinden, ağızından ve kafasından ateş çıkarabilir.È capace di volare e sputare fuoco dalla bocca e dalle mani.
Eski zaman kalıntılarındaki her insan kafalı hayvan sfenks sayılmaz.Non tutti gli animali con testa umana dell'antichità sono sfingi.
Kafası siyah, küçük parlak noktalarla kaplıdır.La testa è coperta di punti scuri più piccoli.
(Quintilian) Mens sana in corpore sano Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.Mens sana in corpore sano.
Vücudu parçalandı ve kafasi sultana gönderildi.I loro corpi, vennero dilaniati e le loro teste vennero inviate al sultano.
Vücudu yoktur sadece kafası vardır.Un cadavere è trovato senza testa.
Bundan sonra kafa karışıkıklarına ve bir karmaşaya doğru sürüklenir.Siete cordialmente invitati a partecipare alla confusione...
Ben de onları öldürmeye, daha doğrusu kafalarını kesmeye karar verdim.Quindi, compagni, ho deciso di alzare la testa.

İlgili Sayfalar