kafa ile cümle
kafa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çatıdan kafa üstü düştü.Se cayó de cabeza del tejado.
Yasalarda yazanlar, insanların kafalarına göre hareket etmelerine engel olamıyor.Lo que está escrito en las leyes no puede impedir que el pueblo actúe según su voluntad.
Ali topu Ömer'in kafasına attı ve Ömer mısırı yere düşürdü.Alí le tiró a Omer la pelota a la cabeza y a Omer se le cayó el maíz al suelo.
Beyin kafanın içindedir.El cerebro está dentro de la cabeza.
Ne kadar değişirsen değiş, ilk nerede mutlu olduysan kafanı hep oraya çevirirsin.Da igual cuanto cambies, tu mente siempre vuelve al primer lugar donde fuiste feliz.
1990 yılında, bölgede daha önce bilinmeyen bir mağarada kafatasları ortaya çıkarılmıştır.En 1990, sus cráneos fueron desenterrados en una caverna anteriormente desconocida en la región.
Kafalarının büyük kısmı da ağızlarıdır.La mayoría de ellos con su lengua propia.
Kafası çok büyüktür.La cabeza es grande.
14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.Fue ejecutado el 14 de Febrero de 2004 de un disparo de fusil en la nuca.
Bunun üzerine devleti kafasından sildi.Ya el Estado les ha dado la espalda.
Bekçide onu kafasından vurmuştur.El guarda de seguridad recibió un disparo en la cabeza.
David'in hâlâ aktif olan kafası Shaw'ı Mühendis'in hayatta olduğunu ve onun için geldiği hakkında uyarır.David advierte a Shaw por intercomunicador que el Ingeniero sobrevivió al impacto y se dirige hacia ella.
Başka bir kaynağa göre ise Perseus Medusa'nın kafasını Argos'taki pazar yerine gömmüştür.Según otra versión, Perseo la enterró en el mercado de Argos.
Dört kısmi iskelet ve iki kısmi kafatası kemiğinden biliniyor.Se conocen cuatro esqueletos parciales con dos cráneos.
Medusa’nın kafasını havaya kaldırır.Perseo con la cabeza de Medusa.
Kafa dışına bakar.Allí se guarda.
Ama kafayı sıyırmıştır.Se puso loco.
Savaşın ardından Krum, Nikiforos’un kafatasını gümüşle kaplattı ve onu şarap bardağı olarak kullandı.Según la tradición, Krum recubrió de plata el cráneo de Nicéforo y lo utilizó como copa.
Kafasına hep bir şapka takar.Aparentemente siempre trae una gorra.
Pazuzu genellikle bir erkeğin vücudu ve bir köpek veya aslan'ın kafasıyla tasvir edilmiştir.Pazuzu es descrito como una figura con cuerpo de un humano, la cabeza de un león o un águila.
Soylunun köpeği masanın altından kafasını çıkarmıştır.Detalle del perro escondido bajo la mesa.
Onlar öldürülenlerin kafalarından kale yaptılar.Cortó la cabeza a los asesinos de sus hijos.
Nersan, Bademus'u kafasını vücudundan ayırmak suretiyle öldürdü.Nersan tuvo que golpear cuatro veces a Bademio para separarle la cabeza de su cuerpo.
Ellerinden, ağızından ve kafasından ateş çıkarabilir.Podía disparar fuego desde sus muñecas y boca.
En fazla kafasına nişan alın.Apuntad directo al corazón.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.¡Ah!, y que te entre en la cabeza: mujer = persona, hombre = persona, lo mismo = lo mismo.
Köpek gibi avlarda ise kafatasını kırabilecek bir pençe darbesi yeterli olur.Con presas como los perros, asestar un zarpazo para aplastarles el cráneo puede resultar suficiente.
3 tane kafası vardır.Parece tener tres cabezas.
Bunların dışında masanın alt tarafında şekli bozulmuş bir kafatası figürü bulunmaktadır.Otra variante tiene una tabla falsa debajo de la caja.
Kafası mızrağa takıldı ve herkese gösterildi.La cabeza fue clavada y alzada en una pica para que la vieran todos.
Kafatası kemiklerinde görülür.Las podemos encontrar en nuestro intestino.
Sovyet ajanları da Kristal Kafatası'nın peşinde sıcak takiptedir.Una de las agentes soviéticas que quiere obligarlo a buscar la calavera de cristal.
Ancak bunu yaparken kafasının üstü yere çarpınca boynundan sakatlandı.Al intentar levantarse, fue herido en el hombro.
Bu saf kafalı genç Herzeleide adında bir annesi olduğunu ve yayı kendisi yaptığını bildiğini söyler.El joven dice que tiene una madre, Herzeleide, y que el arco lo hizo él mismo.
Tamir sırasında Profesör kafasında duyduğu ve tekrarlayan bir davul ritmi yüzünden kendinden geçer.Durante las reparaciones, el profesor oye repetidamente en su cabeza un ritmo de tambores que le distrae.
Albümün kapağı Benjamin Burnley'in kafasının MR görüntüsünden esinlenerek hazırlanmıştır.La portada del álbum es una resonancia magnética de la cabeza de Benjamin Burnley.
Bu bu alan da birçok kafa karışıklığına sebep oldu ve binlerce nano konulu makale literatüre geçti.Esto ha causado mucha confusión en el campo y ha dado lugar a miles de papeles "nano" en la literatura.
Carrie odaya girmeyi reddedince Margaret Carrie'nin kafasına İncil ile vurarak onu zorla dolaba kapatır.Sue observa como las piedras destruyen finalmente la casa de Carrie con ella dentro.
Kafaya takma bir süre sonra melankoliye dönüşebilir.Recién ahora podrás mirar la naturaleza con melancolía.
Teletubbies'lerin en büyük olanıdır ve en mor kumaş'la kaplıdır ve kafasında bir üçgen anteni bulunur.Es el teletubbie de mayor tamaño y su antena tiene forma de triángulo invertido.
Atlayamayan deli kafasını sallar ve ‘Sen beni deli mi sandın?Pero el otro niega con la cabeza, y dice: «¿Pero acaso crees que estoy loco?.
Bir yılanın kopmuş kafası ani hareket edip refleks ile ısırması ihtimal dahilindedir.Incluso, la cabeza separada de una serpiente puede actuar por reflejo y, es capaz de morder.
Kafandaki polisten kurtul.Cucarachas en la cabeza.
Kafando, Ouagadougou'da doğdu.Kafando nació en Uagadugú.
Bu çok çılgınca, kafanı karıştırıp seni kışkırtan çok şey var.Es raro, puede confundir tu cabeza.
Kyosuke ve Kazuya birbirlerine kafa attıkları zaman vücut değiştirebilirler.Él y Aokiji sonríen cuando se escapan.
Harry Seçmen Şapka'yı kafasına takar ve içinden Godric Gryffindor'un kılıcı düşer.También le da el Sombrero Seleccionador en el cual aparece la espada de Godric Gryffindor.
Herkesin kafasında çekmeceler var.La gente lleva varios marcos en sus cabezas.
Kafasında tüylü bir taç taşır.También porta sobre su cabeza una corona de espinas.
Hiç Komik Diil 2 2007 Hiç Komik Diil Kafamda Böcekler Var (2011-...)El País, 12 de octubre de 2003 "Comedias bárbaras", editadas en 2017 por Esperpento Ediciones Teatrales (
Belki kafamın içinde daha fazlasını istiyordum." sözlerini söyledi.«Quiero hacer algo más importante en mi vida», comentó.
On iki yaşındayken, bir kaza sonucu kafasından .45'lik mermiyle vuruldu.Dentro de ellos un joven padre asesinado de un tiro en la cabeza con una pistola calibre 45.
17 kısa filmde canlandırılmıştır (Bazı kısa filmlerde de Tom'un kafadarı olarak çıkmıştır).Esta película está hecha a partir de las escenas cortadas).
1963 Dünyanın en küçük 2-kafalı profesyonel VCR aygıtı KV-200 modelini tanıttı.1963 introduce el KV-200, el grabador profesional de video más pequeño del mundo de 2-cabezas.
Bu olay hayatımda gördüğüm en kafa karıştırıcı manzaralardan biriydi.”"Fue una de las etapas más negras de mi existencia.
Kafatasının yandan görünümü.Vista superior del cráneo.
Bu kaya (biraz da fantastik yaklaşımla) bir pumanın kafası şeklindedir.Y por Maestros tierra, ya que ésta es roca fundida.
Sonunda dikenli dallardan yarı baygın çocuğun kafasına taç yapılır ve bağlanır veya çarmıha çivilenir.Al final, la víctima medio muerta será coronada con espinos y atada o clavada a una cruz de madera.
Kafası diğer balinalar ile karşılaştırıldığında gayet küçük olur.Sus cráneos son más cortos en comparación a las ballenas.
Duygularına göre kafasını değiştirir.Esto parece haber alterado su mente por completo.