kafa ile cümle

kafa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Anne Kafamda Bit Var.Les gens ont de la bouillie dans la tête.
Reddedince, kafasına çekiçle defalarca vurularak katledildi.Jax le tue en lui tirant plusieurs fois dans la tête.
Kafatasının önden görünümü.Vue frontale du crâne.
Üstadı ile atışmayı kafaya koyar.Ses rapports avec son maître nous surprennent.
Bu sırada Hindistan'daki Delhi Sultanı'nın hizmetine girmeyi kafasına koydu.Affaiblissement du sultanat de Delhi en Inde.
"Indiana Jones ve Kristal Kafatası filminin seti".Indiana Jones et le Royaume du crâne de cristal.
Erkeğin kafasındaki şapka onun yüzünün görünmesini engelliyor.L'odeur du thé lui rappelle le visage d'une femme.
Ayrıca kafasında, ellerinde ve dizlerinde sayısız yaralar oldu.Il fut aussi le seul à être blessé, à la main et au pied.
O da 'Hayır, o dünyayı kafanda istemiyorum.Mais ils ne sont pas dans mon corps, pas dans ma tête !
Mumyalanmış adamın kafası.Mémoires d'un fou.
Bu şekilde kafanın soğuktan azami biçimde korunması amaçlanır.En effet, cette protection contre le froid facilite grandement leur chance de survie.
Yani, 'Bu tutar mı, kaç satar?' gibi detaylar yoktur kafamda.Pourquoi ne me réponds-tu pas ? ex. : Quante foto vuoi ?
Tamir sırasında Profesör kafasında duyduğu ve tekrarlayan bir davul ritmi yüzünden kendinden geçer.Au cours des réparations, le professeur entend, à plusieurs reprises, un rythme dans sa tête qui le distrait.
24 Mart 2010'da evinde düşerek kafasını çarptı ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.Le 24 août 2009, il s'effondre à son domicile et est transporté à l'hôpital inconscient.
Kafa boşaltmaya ihtiyacım vardı.Puis, on trancha la tête.
Ayrıca savunmasız hedefleri kafasından ve boynundan vuran daha pahalı nesneler de vardır.Ce qui la rend beaucoup plus vulnérable aux attaques visant le cou ou la tête.
Carl von Linde, bu makineyi üretmeyi kafaya koymuştu.Carl von Linné a ensuite conservé cette appellation.
13 haftalık yenidoğan 50 gram ağırlığına ulaşır ve kafası doğumdaki hâlinin iki katına ulaşır.Et c'est au neuvième mois qu'il atteint la moitié du poids qu'il aura à la naissance.
Ama kafayı sıyırmıştır.Il est devenu fou.
Bunlardan bir tanesi bir çocuğa ait olup diğerleri kadın ve erkek kafataslarıdır.Celui-ci comporte une section pour les hommes, et une autre pour les femmes et les enfants.
Kafası ve gövdesi sergilendi.La tête et le corps sont ramassés.
Genellikle görünmezler ama bazen sivri kafalı insanlar olarak veya hayvan olarak ortaya çıkarlar.Il n’est pas chassé mais parfois capturé comme animal de compagnie.
Kafatasları Mezolitik Çağ'a tarihlendirildi.Les os sont datés de l’ère mésolithique.
Kafaları ve boyunları akbabalar gibi tüysüzdür.La tête et le cou sont déplumés comme ceux des vautours.
Çizgili olan kuyruğu kafa ve vücut uzunluğunun yarısı kadardır.La queue est longue comme la moitié du corps.
Giderken balkabağını kafanıza takın.Et porte la faluche sur la tête.
Kata Tjuta anangu dilinde Çok kafa anlamına gelir.Le langage, c’est très important pour moi.
48. dakikada Bonhof'un kafa topu Hollanda kalesinin sol direğinin birkaç santimetre uzağından dışarıya çıktı.À la 48e minute, Bonhof place une tête au ras du poteau droit du portier néerlandais.
Vücudu yoktur sadece kafası vardır.Le corps en décomposition n’a plus de tête.
Bacak ve ayakları kalın, kafası büyük, dudağı sarkıktır.Les mains et les pieds s’élargissent, le crâne s’épaissit.
Çatalhöyük’te bulunan boğa kafaları.Argent à têtes de taureaux affrontés.
Öldüğünde, kafatası açıldı ve neredeyse iri bir kuş büyüklüğünde bir sinek bulundu.Un jour le diable entra dans sa cellule, sous la forme d'un gros oiseau.
Bu formlar kürk rengi ve kalınlıkları, gövde boyutları ve kafatası şekilleri ile ayırt edilirler.Cependant on peut les différencier par la couleur et la forme de leur carapace en forme de cœur.
Kafasının üstüne yapışık iki yaprak vardır.Il présente deux évents au-dessus de la tête.
Andrea bir tabanca isteyip kafasına ateş eder ve 3. sezonun son bölümünde ölür.Il sera abattu par Norman d'une balle dans la tête à la fin de la saison 5.
Baş Temel anlam: bir canlının kafası.Une existence d'esprit : nous sommes une conscience.
Ne geçmişe ne de geleceğe yorardı kafasını.Son parcours est discontinu, l'avenir ni le passé n'existent pour lui.
Kesimler bir araya gelerek izleri oluşturur. (bkz. iz-kafa-kesim)Buscando huellas, (Avec.
Kafasında tüm sanat dallarında ama özellikle şiir ve edebiyatta sarsıcı bir yenilik yapma fikri vardı.Il a pratiqué presque tous les genres, surtout poésie et tragédie.
Bunun üzerine Daryl silahı alır ve Dale'in kafasına bir kurşun sıkarak onun acısına bir son verir.Après avoir tué le rôdeur, Daryl décide de tirer une balle dans la tête de Dale pour abréger ses souffrances.
En sonunda kesici alet kalbe saplanır ve mahkûmûn kafası kesilir.Mais un jour il coupe le bras d’un magistrat et finit emprisonné.
Örneğin bir kuyruklu iblisi öldürmenin tek yolu kafasını kesmektir.La seule façon de tuer un immortel est de lui couper la tête.
Torunları, Büyük Baba'dan Sally'nin kafasına çekiç vurarak öldürmesini istemişlerdi.Ils voulurent alors que ce soit le grand-père qui achève Sally avec un marteau.
Cyptokokkal menenjitte intrakraniyel basınç (kafa içi basıncı) önemli ölçüde yükselmiştir.La prise de la pression intra-crânienne montre des niveaux élevés.
Kalıplanmış kafatasları Tel Ramad ve Beysamun'da da bulunmuştur.Des crânes modelés ont également été trouvés à Tell Ramad et Beisamoun.
Bütün kafadan bacaklılar ayrı eşeylidir.Les jambes sont séparés par un évidemment.
En mühim farklılıkları kafa şekli ve dişlerinde bulunur.Leur principale différence se situe au niveau des dents.
En fazla kafasına nişan alın.Visez le cœur.
Yine de kafa boyundan daha geniştir.La tête est plus haute que large.
Kafasında tüylü bir taç taşır.Elle comporte une couronne sur une face.
Kafamda kesin bir imaj vardı.J'avais tout de même une intuition.
Kafası uçuruldu.Leur tête a été brisée.
Kafa Üstü kulaklıklar (İng.Têtes sculptées (intérieur).
Kadının kafası kopar.La remise de sa tête.
2003 yılında Kafatası, 2005 yılında Eşikteki Hayatalar,- öykülerinin yayınladı.À la suite de cette histoire tragique, il publie en 2005 Les Jouets vivants.
Onu önce kafasını kestiler.On lui trancha la tête.
Bu kafalarda karşıklık yaratmaktadır.Ce sont des constructions de l'esprit.
Kafasının üst kısmı saçlıdır.Au sommet de la tête se trouve la chevelure.
Kafasız tavuk gibi.Como pollo sin cabeza.
Kafayı mı yedin sen?¡Tienes que estar loco para hacer una cosa así!

İlgili Sayfalar