kafa ile cümle

kafa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu konuda eski kafalıyım.Diese Meinung ist überholt.
Kafada gözler iyice dışa doğru şişmiş olarak fark edilebilir.Der Kopf ist von außen immer noch gut tastbar.
Kafasına hep bir şapka takar.Er trägt immer einen Lumpen um den Kopf gewickelt.
Hristiyan sanatında kendisi elinde bir kafatası ile tasvir edilir.Das Buch selbst soll in einem kryptischen Schlüssel geschrieben sein.
Örnek olarak bebek bakıcısı öldürüldüğünde kafası kaybolur ve boynundan kan fışkırır.Sobald der Babysitter getötet wurde, verschwand sein Kopf und es blieb nur ein blutender Hals zurück.
Başka bir kaynağa göre ise Perseus Medusa'nın kafasını Argos'taki pazar yerine gömmüştür.Nach Pausanias wird der Kopf der Gorgone nahe dem Markt von Argos in einem Hügelgrab vergraben.
Bazı türlerde kafatasından dışarıya çıkar.Bei einigen Arten hat sie Kontakt zum Schädel.
Kafası ve gövdesinin üst kısmı koyu kahverengi ya da siyah tüylerle kaplıdır.Der größte Teil des Körpers ist von einem dunkelbraunen oder schwarzen Fell bedeckt.
"İki tür, bir film, pek çok kafa karışıklığı!".Dokument. „Ein Film – Zwei Fassungen“.
Hep kafasında oturur.Er war immer in meinem Kopf.
Ayakları kafası kadar büyük ve üç (3) pencelidir.Die Eckzähne waren groß, die Mahlzähne (Molaren) waren dreispitzig und breit.
Kafatasının kemik yapısı kendine özgüdür.Der Polstersteinbrech ist selbstbestäubend.
Kafasını çöp torbasına koymakla tehdit eder.Sie drohen damit, sie in Zementschuhen ins Wasser zu werfen.
Kafasının ucunda 2 turuncu anteni vardır.Der Kopf trägt zwei Paar Antennen.
Toplam on kafatası bulunmuştur.Auf dem Kopf sind somit insgesamt zehn Flecken zu sehen.
Telefon veya kafamdaki sesler, ikisi de aynı korku."Mit beiden Füßen am Boden und den Kopf im Universum."
Bir sopa ve kafatasından içki kupası (kapala) tutar .Sie betäubt ihn mit einem Getränk und fesselt ihn.
Ara sıra kafasına Vietnam Savaşını takar.Fragging kam im Vietnamkrieg immer wieder vor.
Dönüşümün insan gövdesi ve aslan kafası vardır.Greife haben einen adlerartigen Kopf und den Körper eines Löwen.
Beni kafana esen her vakitte aramanı istemiyorum.Je ne veux pas que tu m'appelles tout le temps.
O, sorunu nasıl halledeceği hakkında kafa yoruyor.Il se creuse la tête pour trouver comment régler cette affaire.
Kafanı kuma gömmeyi bırak.Arrête de te cacher la tête dans le sable.
Bu adam, kafayı tamamen tırlatmış. Allah'ın delisi!Ce mec est complètement à la masse, quel dingue !
Kafamda olan şey tam olarak bu değil.Ce n'est pas exactement ce que j'avais à l'esprit.
İnsan kafatası yirmi üç kemikten oluşur.Le crâne humain se compose de vingt-trois os.
Hiçbir şeyi kafanıza takmayın!Ne vous souciez de rien !
Kafasını çarptı.Il se heurta la tête.
Onun kafasına çarptım.Je l'ai frappé à la tête.
Kadın uyuklamaya başladığında, kafası öne eğildi.Quand la femme commença à somnoler dans le train, sa tête s'affaissa.
Gerçekten mi! Dostum, benimle kafa mı buluyorsun sen?Vraiment ?! Mon vieux, tu me charries ou quoi ?
Bugünden itibaren kendimden başkasını kafaya takmayacağım.À partir d'aujourd'hui, je ne me soucie de personne d'autre que moi.
Kulaklarında su olduğu için kafasını sallıyor.Il remue la tête comme s'il avait de l'eau dans les oreilles.
Ebeveynlerim çok eski kafalı.Mes parents sont très vieux-jeu.
Kafamdaki bu değildi.Ce n'est pas ce que j'avais en tête.
Kafamda başka bir şey var.J'ai autre chose en tête.
Dan yolun birkaç metre ötesinde insan kafatası buldu.Dan a trouvé un crâne humain à quelques mètres de la route.
Sizin gibi kafadan kontak bir grup için işimi kaybetmeyeceğim.Je ne perdrai pas mon boulot à cause d'une bande de détraqués comme vous.
Billy sık sık kafasını pencereye çarpar.Billy se cogne souvent la tête contre la fenêtre.
Kafanda ne var?Qu'est-ce que tu as en tête ?
Benzer şekilde, Barnum Brown, alanda 500 adet kafatası bulduğunu söylemiştir.De la même façon, Barnum Brown a affirmé avoir vu plus de 500 crânes sur le terrain.
Sürekli olarak kafa yormanızı ve sorular sormanızı gerektiren bir film bu.C'est un film qui vous fait perpétuellement réfléchir et vous poser des questions.
Neredeyse Kafasız Nick - Gryffindor hayaleti.Nick Quasi-sans-tête Fantôme de Gryffondor.
Köpek gibi avlarda ise kafatasını kırabilecek bir pençe darbesi yeterli olur.Pour les proies telles que les chiens, un coup de patte pour écraser le crâne peut être suffisant.
Özgür olmalıyım ve benim anahtarım senin kafanda.La vie est dans ma tête et ma tête est dans la vie.
Tom Jerry'i gövdesinden ayırmaya kalkışır, ağaçkakan süreklilikle kedinin kafasını gagalar.Tom pourchasse Jerry mais ce dernier utilise son "piège à chat".
Diğer uzuvlar ve kafa ise hiçbir zaman bulunup cesedin kimliği tespit edilememiştir.Les autres parties du corps, dont la tête, ne furent jamais retrouvées et la femme, jamais identifiée.
Maça Zinedine Zidane'ın Marco Materazzi 'ye attığı kafa damgasını vurdu.Lors de la finale, il expulse Zinédine Zidane pour son coup de tête sur Marco Materazzi.
Bir saklama alanı 7 kafatası içermektedir.Une cache de crâne contenait sept crânes.
Silverman bunun nedenini " kafası, saç şekline göre çok soyut" diyerek belirtti.Silverman explique que c'est parce que « sa tête est très abstraite » en raison de sa coupe de cheveux.
Wallace'ın kel bir kafası, kocaman kepçe kulakları ve de kocaman bir burnu vardır.Lucario a un grand nez et de grandes oreilles.
Toplam on kafatası bulunmuştur.Un total de dix crânes ont été trouvés.
Orada, Spike'ın kafasına insanlara saldırmasını engelleyecek bir çip takılır.Ainsi, une puce a été implantée dans la tête de Spike pour l'empêcher de faire du mal aux humains.
Eczacı da ilaç fiyatlarını kafasına göre yükseltir.Et les médecins doivent désormais tenir compte du prix des médicaments dans leur décision.
17 Mayıs 2004 tarihinde grubun eski gitaristi Alex Nelson, kafasına aldığı bir darbe sonucu öldürüldü.Le 17 mai 2004, le guitariste Alex Nelson est tué lors d'une collision en voiture.
Yumurta şeklinde bir kafası vardı.Ils ont une tête en forme d'œuf vue de face.
Kafa sağlamdır ve çene aşırı bir şekilde güçlüdür.La tête est robuste et la mâchoire extrêmement puissante.
Bazıları anlam kaymasına uğrar: kafa göz yarmak gibi.Ainsi « des choses comme garder un regard haut.
Böylelikle kafanın hacmi de küçülmüş olur.Par la suite, ses maux de tête semblent avoir diminué.
Kafa, heyekele takılır ve herkes, Bart'ı affeder.Tout le monde est d'accord, la tête est replacée sur la statue et Bart est pardonné.
1975 yılında ise kafasına av tüfeği sıkarak intihar etti.Il se suicide d'une balle dans la tête en 1925.

İlgili Sayfalar