kafa ile cümle

kafa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İşte Semûd ve Âd milletleri de o kafalara çarpan kıyamet dehşetini yalan saymışlardı.The Thamud and 'Ad denied the consequential calamity.
Daha öncekiler de onlar gibi konuşmuşlardı. Kafaları birbirine benziyor.The same question had been asked by men before them, who were like them in their hearts.
Sonra tekrar eski kafalarına döndüler: "Bunların konuşamadığını sen gayet iyi bilirsin!"Then crestfallen (they confessed): "Truly, as you know, they cannot speak."
(Aynı kafa yapısına sahip olanlar) daha önce de Musa'ya verilenleri inkar etmemişler miydi?Did they not disbelieve before in what was given to Moses?
Aslında, zalimler bilgisizce kendi kafalarına uydular.And yet the wicked follow their own lusts without understanding.
Gerçek şu ki biz, bizi çağırdığın şey hakkında kafaları karıştıran bir kuşku içindeyiz."And indeed we have fallen into a deeply intriguing doubt concerning what you call us to.”
Boyunlarına, çenelerine kadar varan prangalar taktık da kafaları yukarıya dikilmiştir.Surely We have put on their necks fetters up to the chin, so their heads are raised;
Bu böyledir. Çünkü onlar Allah'a ve resulüne kafa tuttular.This is because they defied and disobeyed Allah and His Messenger.
Kim Allah'a ve resulüne kafa tutarsa kuşkusuz ki, Allah'ın azabı şiddetli olur.And whoever defies and disobeys Allah and His Messenger, then verily, Allah is Severe in punishment.
Çünkü onlar, Allah'a ve resulüne kafa tuttular.That is because they opposed Allah and His Messenger (Muhammad SAW).
Kim Allah'a kafa tutarsa, bilsin ki Allah'ın azabı çok çetindir.And whosoever opposes Allah, then verily, Allah is Severe in punishment.
O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları yukarı kalkıktır.We have put on their necks iron collars reaching to chins, so that their heads are forced up.
Kafaları birbirine benziyor. Biz mucizeleri, inanacak olanlara sergileriz.Their hearts are alike, We have indeed made plain the signs for people who believe with certainty.
Allah yolunda çarpışanları, kafa gözleriyle kendilerinin iki katı görüyorlardı.They saw them with their own eyes twice their number.
Bizim ayetlerimize, gerçeği örtenlerden başkası kafa tutmaz.None renounce Our communications except the disbelievers.
Kafaları birbirine benziyor.Their hearts are alike.
Hani, kabilen olmasa, kafanı taşla ezivereceğiz. Senin bize karşı hiçbir üstünlüğün yok."But for thy family, we should have stoned thee, for thou art not strong against us.
"Sana verdiğimiz sözü kendi kafamıza göre bozmadık. O halkın süs eşyaları bize taşıtıldı.They replied: 'We have not failed in our promise to you through our choosing.
Çenelere kadar dayanan o halkalar yüzünden kafaları kalkıktır.Thus, they cannot bend their heads (to find their way).
Bukağılar çenelere dayanmıştır da bu yüzden onların kafaları yukarı kalkıktır.Thus, they cannot bend their heads (to find their way).
"Sana verdiğimiz sözü kendi kafamıza göre bozmadık.They replied, "We did not go against our promise with you out of our own accord.
Kafa resmiHeadshot
Kafalar: @ label deviceHeads:
KAFA KESİLMESİConstellation name (optional)BEHEADING
Yorick' in KafatasıYorick's Skull
Dişli kafasıGearhead
Bir dişli kafasıA gearhead
Sakin bir kafa ile oturuyorken kendime sordum: Ülkeme en iyi ne şekilde hizmet edebilirim?While I was sitting in a relaxed state of mind, I asked myself: How can I best serve my country?
-Böyle bir uygulama el yapımı bir anlaşmazlık, herkesin kafası atar.- is man-made conflict, anyone would be pissed.
Daha sonra not almaya çalıştığınızda, cümleyi kafanızda biçimlendiriyorsunuz."When you try to write it down later, you edit the phrase in your head."
Neden kafasını kuma gömüyor?Why is it burying its head in the sand?
Zahra'nın çabaları ve intihar protestosunu düşünüyorum, kafam karışık.Mulling Zahra’s efforts and suicide protest, I feel confused.
Fakat esas bok çukuru Trump'ın kafasının içindedir.However, the only shithole here is inside Trump's head.
Moldova halkı yorgun ve kafası karışmış durumda.Moldovans are tired and confused.
Kosova'da Pazar günü yapılacak seçimlerle ilgili olan kafalarda bir çok soru işareti var.Sunday's elections in Kosovo face several challenges.
Kostiç, "Kafam karışmıştı."I was confused.
Çok sıfırlı rakamlar kafa karıştırıcı olabiliyor.The large number of zeroes can be confusing.
Grand Kafa, açılan uluslararası özelleştirme ihalesinde teklif veren tek firmaydı.Grand Kafa was the sole bidder in the international privatisation tender.
Ermeni olmak, insanların kafasında bir düşmanın fotoğrafı haline gelebiliyor.Being an Armenian can become an image of an enemy, a hostile people.
Bazıları için bu ifadeler kafa karıştırıcı gözükebilir.To some, this interpretation may sow seeds of confusion.
Samuel'in başının maketi, geçtiğimiz günlerde ortaya çıkarılan kafatası esas alınarak yapıldı.The model of Samuel's head was made based on his skull, which was recently discovered.
Sırbistan, yeni anayasanın avantaj ve dezavantajları üzerinde kafa yoruyorSerbia mulls pros and cons of new constitution
Roman lisesi fikri Romanya'da kafaları karıştırdıHigh school for Roma sparks confusion in Romania
Doktorlar, darbenin kafatasını çatlattığını ve bir kolunda his kaybına yol açtığını söylüyor.Doctors say the blow cracked his skull and has left him without feeling in part of one arm.
Yeni AB üyesi ülkelerdeki emek piyasaları, dışardan bakanların kafasını karıştırabilir.Labour markets in the new EU member countries can puzzle an outsider.
SETimes'a konuşan analist, "Bu da belirsizlik yarattı ve kafaları karıştırdı." dedi."It caused unclarity and confusion," Beqaj told SETimes.
Kosova'da seçim reformuyla ilgili kafalar karışıkConfusion in Kosovo on election reform
Bozoviç SETimes'a verdiği demeçte, "1990'larda, medyayı da saran genel bir kafa karışıklığı vardı."In the 1990s, there was general confusion that also pervaded the media.
Hollywood yıldızı, Radovan Karadziç'i yakalamayı kafaya koyan bi gazeteciyi oynayacak.The Hollywood star will be playing a reporter who sets out on a quest to capture Radovan Karadzic.
Pek çok kişinin kafası karışıktı ve bu tür bir hükümete ve Daciç'in dönüşümüne güvenmiyordu.Many were confused and distrustful of such a government and of Dacic's transformation.
Örgütü, 2004 yılında Irak'ta iki Bulgar tır şoförünün kafasının kesilmesinden sorumluydu.His organisation was responsible for the beheadings of two Bulgarian truck drivers in Iraq in 2004.
Teknik adam, "Hollanda'ya karşı soğuk bir kafa ve sıcak bir yürekle oynamalıyız." dedi."Against the Netherlands we must play with a cold head and a hot heart," he says.
Sansasyonel Ergenekon soruşturması Türk halkının kafasını karıştırdıTurks confused by sensational Ergenekon probe
Eski lidere kafa tutma fırsatını yakalayan ise 47 yaşındaki Geoana oldu.It was Geoana, 47, who seized the opportunity to challenge the old leader.
Fazladan reklamla Avrupa pazarına kafa tutuyorlar.They have been challenging the European market with extra advertising.
Sergide, Rakiç'in "Caput" ("Kafa") başlıklı çizim döngüsü yer alıyor.It presents a cycle of drawings by Rakic, titled "Caput" ("Head").
Pesiç bir böbreğini kaybederken, Sesum'un kafatası çatladı.Pesic lost a kidney, while Sesum suffered a fractured skull.
Sırbistan ile Kosova arasındaki ticaret anlaşmazlığında kafa karıştıran gelişmelerPuzzling developments in trade dispute between Serbia, Kosovo
Bu arada Sırplar da Rehn'in daha kafa dengi bir tarafını görme şansına sahip oldular.Serbs, meanwhile, got a chance to see Rehn's more easygoing side.
Kafaları karışıyor ve kime gideceklerini bilemiyorlar.They are confused and do not know who to address.

İlgili Sayfalar