kafa ile cümle
kafa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Anca kafa kafaya denk geliyoruz.We barely break even.
Problem, kimilerine kafa karıştırıcı gibi gelebilir.So at first you're saying, oh, Sal, this looks confusing.
Kafanı gelen her şeyi söylemek zorunda değilsiniz.You don't have to say everything that comes into your head.
Bu gibi durumlarda çoğu kişi, kafana bir mermi sıkmanın daha adil olduğunu söylerdi.Under the circumstances many would say putting a bullet into your head is fair.
- Sen kafayı yemişsin be adam!- You're over your head mate!
Kafanızın çok karışmadığını umarım.Hopefully you didn't find that too confusing.
Umarım, kafanızı daha fazla karıştırmadım.Anyway, hopefully I didn't further confuse you.
Yetti artık ! Kafamı şişirdiniz !Beat it, brats!
Birşeyin gelip kafanıza dank etmesini beklersiniz.You're looking for something that comes and hits you.
Beyin aslında detayı kafanıza yerleştirmiyor.The brain isn't actually putting the detail in your head at all.
Ve bunu kafanızdan da yapabilme olasılığınız var.And you may already be able to do this in your head.
Bunun biraz kafa karıştırıcı olduğunu biliyorum.I know it's a little bit confusing.
Ama bence size bunu normal olarak acikladigimda, dahada kafaniz karisacak.But I think when you introduce it formally, it gets more confusing.
Umarim kafaniz fazla karismamistir. ve bunu istediginiz gibi sadelestirebilirsiniz.I hope I didn't confuse you too much. And you can simplify this more in any way.
Ben koşup kafasının üstünden atlayacağım.I'm going to run up behind him.
Kafanın üstüne.Over the top.
Kafasında bir şeyler dönüyor olmalı..He must have something in mind.
Seung Jo kafasını çok kullanıyor ya..Since Seung Jo uses his head a lot.
Yaptıklarımızı silelim ki kafanız karışmasın. .And let me erase some of my work because I don't want to confuse you.
Diyelimki kafanın üstü kel.Well, in each group I have one, two quarters. I'll need to use a brighter color.
Kafanızın içinde, bu soruyu nasıl çözeceğinize dair çanlar çalıyor olabilir.Now this looks interesting right here.
Sizin kafanızı karıştırmayacağını umduğum bir şeyle başlayalımLet's start with what I hope shouldn't confuse you too much.
Umarım ki kafanızı tamamen karıştırmıyorumdurI hope I'm not completely confusing you.
Hey bok kafa, niye hiç ihtiyacým olduđunda ortada yoksun?Hey, shithead. How come we never threw around the pigskin, huh?
Git hadi - Kafa için teţekkürler- Thank you for the head, Becky.
Aşağıya doğru hareket eden küçük bir kafa görebilirsiniz.You can see the little head moving down at the bottom there.
İşte gelecekteki şehre dair kafamdaki görüntü bu.So this is my image of the city of the future.
Demek istediğim, mimarlar bu fikirler üzerinde uzun zamandır kafa yoruyor.I mean, architects have been thinking about these ideas for a long time.
-Evet Charlie seni aptal uykulu kafa uyan...Yeah Charlie you silly sleepy head - wake up
İşte o an kafamda bir fikir oluştu.And that was when I had the idea.
Şimdi daha sayısal ifadeler kullanacağım ki kafanız daha fazla karışmasın. -So let's put it in a little more quantitative term so I stop confusing you.
Biraz kafamı boşaltmam gerekliydiI needed to get my head clear.
Peki, fotoğraflarla düşünmek nedir? Bu gerçekten de kafanızdaki filmlerdir.It's literally movies in your head.
Diğerini sileyim ki kafa karıştırmasın.Let me erase the other one, so we don't get confused.
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.A half an inch would have taken his head off.
Daha boyutları tanımlamış olmamama rağmen, aşağı yukarı kafanızda bir fikir oluşmuş olmalı. -We can now take this result.
Bu soru üzerinde kafa yorarkenWhile I was pondering this question,
Kafamızda koca bir orkestra çalar.Whole orchestras play inside our heads.
İyi olmayan bir metafor kafanızı karıştırır.A metaphor that isn't good leaves you confused.
Gerçekten iyiydi, iyice kafayı buluyorduk.Really cool, we were getting wasted.
Bu, filozofik açıdan kafa karıştırıcı bir soru. .But it's a very philosophically puzzling question.
Gerçek müzik sadece Karajan'ın kafasında.The real music is only in Karajan's head.
Müzisyenlerin kafalarında.It's in the players' heads.
Plan kafanızın içinde.You have the plan in your head.
Bu kafaları bazen yansıtmanız gerekir.And the plastic heads, sometimes you want to project them.
Başka biri bölerse, bu iki kafa dönebiliyordu.And then if that person interrupts, then those two heads may turn.
Kafayı bir nevi çizim olarak görüyorum.[ALTMEJD] I see the head as a sort of drawing, you know,
Ben ise kafa yapıyorum.I make heads.
Evrenin 'büyük patlama'dan önce sadece bir kafa boyutunda olduğu fikri hoşuma gidiyor, sizce?I like the idea that the universe was the size of a head just before the 'big bang', you know?
Böylece yaptığım her kafa belli bir tarzda sergileniyor.So, every head that I make is connected to the show in a certain way.
Ve o kafayı alıp hemen buradaki köşeye veya şuradaki köşeye koyuyorum.And I take that head, and I just place it in the corner here, and I place it in the corner there.
Kafam tamamen karışmıştı.I was totally confused.
Kafasını hayır anlamında salladı.He shook his head, no.
Ama bu şeyi kafama kelepçelediğinizde, bir şey oluyor.But you clamp this thing on my head, and something happens. I just become skanky.
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına.But if you think about it, from my head to my hands to his leg.
Burada bir domuz kafası ve Afrika kamış sıçanı var.There is a pig's head and African cane rats.
Kafanız karışmasın.Don't get confused.
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.Have to toss it off, though. Like this.
Ayaklarımız yerine kafamızı kullanmalıyız.We've got to use our brains instead of our legs.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Every so often those particles will be aimed at each other, so there's a head-on collision.