kader ile cümle

kader kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"Bir şehrin kaderini değiştiren adam Ertuğrul Sağlam".Un accident stupide va changer la destinée de cet homme heureux.
Feride'nin bu ağır yükten kurtulmak için bir karar verir ve bu karar herkesin kaderini değiştirir.Braudel s’appesantira longtemps sur ce choix qui change la face du monde.
Bu sorular sanıkların kaderine karar vermek içindir.C’étaient donc elles qui déterminaient le sort des prisonniers.
Hükümetsiz koloni kendi kaderini kendi tayin eder.La démocratie permet à la collectivité de décider de son propre destin.
Nepeta Leijon of Homestuck 'ın kaderi de Schrödinger'in kedisinden bahseder. .Penny fait référence au chat de Schrödinger.
İleride höyükle aynı kaderi paylaşması muhtemeldir.Elle leur promet le même destin.
Bu onlar için kaderin hoş bir rastlantısı olacaktır...Je crois que c'est un peu trop compliqué pour eux...
İlk karısının nihai kaderi kaydedilmemiştir.On ignore l'identité de sa première épouse.
Burada bu kez yılan kendi kaderini anlatmaya koyulur.Il semble bien, cette fois, que le destin ait parlé.
Evrenin nihai kaderi, fiziksel kozmolojinin ilgilendiği bir konudur.Le destin de l'Univers fait partie des questions fondamentales de la cosmologie.
Uzayı kolonize etmek kaderimizdir.Son but est de coloniser la planète.
Kadın, kaderine razı olmuş gibi görünmektedir.La jeune fille avait, semble-t-il, pressenti son destin.
Ya onları da bırakırsınız ya da oğlum onların kaderini paylaşır." demiştir.Either you are with us, or you are with the terrorists » .
Ana madde: Haiti Devrimi 1789 Fransız İhtilali Saint Domingue'nin kaderini de kökten etkiledi.Comment faire ? 1791 : Révolution haïtienne Expédition de Saint-Domingue.
Eğer kader var ise ve her şeyi kader belirliyor ise insan niçin sorumlu tutulacaktır?Si tout dépend du destin, comment certaines choses peuvent-elles dépendre de nous ?
Bu, iki hükümdarın kaderleri ile ilgili kötü bir kehanet olarak görülebilir.Ceci fut interprété comme un mauvais augure prophétisant le sort attendant les deux souverains.
Kader mi?Son but ?
"Aynı kader, aynı anıt".Priant du même monument.
İkinci yayınlanan kısa hikâye koleksiyonu Miecz przeznaczenia (Kaderin Kılıcı)'dır.Il s'agit de la seconde histoire de la collection Le Spirou de….
Artık bunun kaderi olduğunu düşünmeye başlar.Du même coup, il commence à penser à sa succession.
Kaderi ondan sonra başa gelen her tanrıyla aynıdır.Le présent des dieux porte malheur à tous ceux qui le portent.
Bengi dönüş, kader sevgisinin (amor fati) de ön koşuludur.Stand Up for Love sort comme le dernier single des Destiny's Child.
Kaderleri de birbirinden farklı şekillendi.Mais son destin fut tout différent.
Yazarım derdimi kendime, kaderin benle bu derdi ne?Du destin qui m'accable est-ce à moi de me plaindre ?
Tüm insanların yaşamları ve kaderleri bu kitapta kaydedilir.Toutes les compagnies et tous les organismes sont inscrits dans ce registre.
Bugün kaderle bir randevum var.Hoy tengo una cita con el destino.
Bu senin kaderin.Este es tu destino.
Kadere inanıyorum ama kaderin değişebileceğini de biliyorum.Yo creo en el destino, pero también sé que el destino puede ser cambiado.
Benim gibi alt tabakadan birinin kaderi ise sadece ve sadece ezilmektir.El destino de alguien de una capa social inferior, como yo, es solo el de ser aplastado.
Kader ona karşı döndü.El destino se volvió en su contra.
Belgrad kuşatması "Hristiyanlığın kaderini belirlemiştir".El asedio de Belgrado "decidió el destino de la Cristiandad".
İkinci yayınlanan kısa hikâye koleksiyonu Miecz przeznaczenia (Kaderin Kılıcı)'dır.La segunda colección de cuentos publicada fue Miecz przeznaczenia (La espada del destino).
Tarawa ve Makin'deki garnizonlar kendi kaderlerine terk edilmiştir.Las guarniciones de Tarawa y Makin fueron dejadas a su suerte.
Kader mi?¿El destino?
Evrenin kaderi, yoğunluğu tarafından belirlenir.El destino del universo está determinado por la densidad del universo.
Uzayı kolonize etmek kaderimizdir.¿Deberíamos colonizar el espacio?
Bu kaderdir.Si es Destino.
Benim kaderimi bilemezler.Desconozco el destino.
Kaza ve kadere (hayrına ve şerrine) inanmak.Creían en un castigo y una recompensa eternos.
Sonradan ilâhi kaderi redde yönelmiştir.Luego, volverás a hacer otra carrera (y así, succecivamente).
İsyancı Pike, Buffy'nin kaderine bağlanır ve ona yardım eder.El rebelde, Pike se enreda en el destino de Buffy.
Evrenin nihai kaderi, fiziksel kozmolojinin ilgilendiği bir konudur.El destino final del universo es una de las cuestiones fundamentales en cosmología física.
Bu suretle ülke kendi kaderine terk edilmiş vaziyettedir.De esta manera, el país ha quedado abandonado a su suerte.
Bu aşamadan sonra kaderinin ne olduğu bilinmiyor.Se desconoce su destino a partir de este momento.
Kendisinin kaderi halen meçhuldür.Lamenta su destino.
Galaksinin kaderi onların elinde.«Crisis en la Galaxia».
Kader bile ondan korkar.Incluso el rey le teme.
Kader Bağlayıcısı, oyun boyunca NPC destekçileri edinebilir.Todas las religiones pueden aprenderse más tarde de los NPC en el juego.
“Kadere inanır mısınız?”¿Tú que crees?".
Yoldaşlarının kaderine tanık olan diğer birimler derhal kaçmaya başladı.Al ver el destino de sus compañeros, las siguientes unidades inmediatamente escaparon.
Matrix, Antik Mısır gölge kader savaş oyunu.Europa... el viejo continente, apuntes de geohistoria.
Nortia, Etrüsk mitolojisinde kader ve şansın tanrıçasıdır.En la mitología etrusca, Nortia fue la diosa del destino y la fortuna.
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!¡Y pensar que yo lo he visto nacer, yo, pobre bestia de carga despreciado por todos!
"Fethiye'nin kaderini değiştirdi".Yo tenía el temor de Otis."
Eğer kader var ise ve her şeyi kader belirliyor ise insan niçin sorumlu tutulacaktır?Si el destino es causa de los actos, ¿cómo podría yo ser tenido por responsable?
Hayalet kandı kaderinin çok fena olduğunu ve ölümden sonra bile eziyet çektiğine dair bir şarkı söyler.El espectro se lamenta de su suerte, y canta acerca de cómo se sufre en el más allá.
İnancınıx gelecekteki kendiniz ve diğerleri kaderi gibi gelişimlerinize dayanmaktadır.Tu fe se basa en tu futuro y el de otros como individuos; la mía, en mí futuro y en el de mis sucesores.
B) Nerede oldukları veya kaderleri hakkında bilgi verilmeyecektir.3), pero nada se sabe de su destino.
Sanki oğlunun kaderini bilmektedir.Está al corriente de la obsesión de su hija.
Sonra kader bu iki mutsuz insanı karşılaştırır.De nuevo, un mismo destino unía a las dos naciones.

İlgili Sayfalar