Ana içeriğe geç
Sözlük

kader ile cümle

kader kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yazarım derdimi kendime, kaderin benle bu derdi ne?Ricordo che pensammo ma che cazzo c'ha a che fare questo con la vita delle persone?
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!Cerchiamo tutti di essere scorretti, la puttana-nazi ha ragione.
Bu haliyle ilçe merkezi ve köyleri uzun bir süre kendi kaderine terk edilmiştir.La regione ed i suoi abitanti furono lasciati in uno stato di semi-abbandono per lungo tempo.
Kaderi ondan sonra başa gelen her tanrıyla aynıdır.Allo stesso modo, Dio è il punto in cui tutti i contrari coincidono.
Ve değişmez kader.La transizione infinita.
Burada bu kez yılan kendi kaderini anlatmaya koyulur.Questa volta è Semir stesso la vittima.
"Notlar" sütunu padişahların ebeveynlerini ve kaderlerini içerir."Familles" ricorda invece le vite avventurose dei suoi padri e nonni.
Eğer Kader Zinciri kasten kopartılırsa, bu manevi aşağılaşmaya neden olur.Ma senza una guida spirituale, tale libertà può portare ad un declino spirituale.
Ayrıca Slav mitolojisinde Dola "ölümlü kaderin ruhu" olarak yer alır.Nella mitologia slava si parla ugualmente di "spettri del mezzogiorno".
Ta ki kader onları bir gün tekrar bir araya getirene dek.Ma lui dice che, forse, un giorno si riuniranno.
Kendisinin kaderi halen meçhuldür.Colui che si accontenta della propria sorte.
Steve McQueen, 1968 filmi Gangsterin Kaderi 2.5" .38 Diamondback kullanımıştır.Nel film Bullitt del 1968, Steve McQueen utilizza una versione .38 Special con canna da 2,5".
Kaderi aldatamazsın.Судьбу не обманешь.
Kadere inanıyorum ama kaderin değişebileceğini de biliyorum.Я верю в судьбу, но знаю, что её можно изменить.
Her insanın kaderi kendi ellerindedir.Каждый человек - хозяин своей судьбы.
Işıyan tavana az az yerleşir gölge, el çapraz, ayak çapraz, çapraz kader de.На озарённый потолок ложились тени, скрещенья рук, скрещенья ног, судьбы скрещенья.
İyi bir eşe sahip olma konusunda kader onun yüzüne güldü.Ему посчастливилось найти хорошую жену.
Herkes aynı kaderi bekliyordu - ölüm.Всех ждала одна судьба — смерть.
Kendi kaderini kendin seçmelisin.Ты должен выбрать свою судьбу.
Bu hikayenin kaderinde mutlu son yokmuş.Этой истории не суждено закончиться хорошо.
Yahut ihtilâl toplumsal bir kader ve bütün toplumlar için mukadder midir?И разве можно выжимание соков из народа назвать заботой о его благоденствии?!..
Sanki oğlunun kaderini bilmektedir.И этим словно предопределил судьбу сына.
Kader mi?К удаче?
Ta ki kader onları bir gün tekrar bir araya getirene dek.Через некоторое время судьба снова сводит их вместе.
Sonradan ilâhi kaderi redde yönelmiştir.Когда последовало воскресение?
Kaderin, terzilere layık gördüğü ödüldür bu.Такую награду даёт судьба портным.
Bu sorular sanıkların kaderine karar vermek içindir.Вот те вопросы, которые будут определять судьбу обвиняемого.
İnsanların kaderlerine karar verir.Судьбы людей.
Galaksinin kaderi onların elinde.Решающее сражение за судьбу Галактики ещё впереди.
Yahudi tarihi ve kaderinin yorumlanması yoluyla çekilen ıstıraplara anlam kazandırılmıştır.Страданиям был придан смысл благодаря внушающей надежду трактовке истории и судьбы еврейского народа.
Zâten o zamanlar Kadercilik aristokrat kesim tarafından kabul görüyordu.Свевы на тот момент исповедовали арианство.
Kaza ve kadere (hayrına ve şerrine) inanmak.Олицетворение благочестия и религии.
1909'da Kader yayınevi tarafından İstanbul'da basılan Dobruca dergisini yayına hazırlamaya başladı.В 1909 году он стал редактором журнала Dobruca, который издавался в Стамбуле издательским домом Kader.
"Dudu", "Sorma Kalbim", "Gülümse Kaderine" ve "Uzun İnce Bir Yoldayım", EP'nin kliplenen şarkıları oldu.На треки «Dudu», «Gülümse Kaderine», «Sorma Kalbim» и «Uzun Ince Bir Yoldayım» были сняты видеоклипы.
ISBN 978-2-7089-4441-1 "Un destin pour la France" (Fransa'nın Kaderi), Fayard, Ocak 2012.ISBN 978-2-7089-4441-1 «Судьба Франции», Fayard, 2011.
Claire'in de yardımıyla kendi kaderiyle ilgili birtakım olasılıkları keşfetmeye başlar.Вместе с Клэр ищет возможность спастись.
Benim kaderimi bilemezler.Их судьба не известна.
Burada bu kez yılan kendi kaderini anlatmaya koyulur.Но на этот раз судьба делает выбор за неё.
Kendisinin kaderi halen meçhuldür.Он своей судьбе верен.
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!В повести освящена трагическая судьба бедняков-поденщиков.
Çocukların kalıntılarının bulunuşu ile Holmes'in kaderi tayin edilmiş olur.Найденные останки детей поставили точку в судьбе Холмса, по крайней мере, в умах общественности.
Tuğrul Han'ın kaderi.Книга Поздней Хань.
Coutzes'in kaderi belirsizdir.Судьба Кэти видится несчастной.
Kaderleri de birbirinden farklı şekillendi.По-разному сложились их судьбы.
Yazgan: Kaderi tayin eden demektir.Вопрос, обращенный к судьбе.
Sonra kader bu iki mutsuz insanı karşılaştırır.Этот артефакт может соединить судьбы двух людей.
Bu durum ise, her iki geminin de aynı kaderi paylaşmasına yol açacaktır.А что изменится, если купец распределит груз поровну на двух судах.
Martin Prince'in kaderi, Operadaki Hayalet'in parodisidir. ^ a b c d e f .Судьба Мартина Принса является пародией на «Призрак оперы».
Belgrad kuşatması "Hristiyanlığın kaderini belirlemiştir".По мнению некоторых современников, осада Белграда решила судьбу христианства.
Bu suretle ülke kendi kaderine terk edilmiş vaziyettedir.С этой страной оказалась связана вся его дальнейшая судьба.
Bu aşamadan sonra kaderinin ne olduğu bilinmiyor.С того момента о его судьбе ничего не известно.
Kader yine onları karşılaştırmıştır.Однако, судьба разлучает их.
Bu kaderdir.Такая уж судьба.
Yoksullaşan halk, Avrupalı devletler tarafından aşağılanan bir ırk olma kaderiyle karşı karşıya kalmıştır.К нему идёт беднота, освобождённая от власти европейцев.
Evrenin nihai kaderi, fiziksel kozmolojinin ilgilendiği bir konudur.Бу́дущее Вселе́нной — вопрос, рассматриваемый в рамках физической космологии.
Kadın, kaderine razı olmuş gibi görünmektedir.Она приняла живейшее участие в её судьбе.
Tüm erkeklerin kaderi olduğu gibi biz, yakında tekrar buluşacağız.В дальнейшем, все убитые им мужчины подвергнутся такой же участи.
İnsanın, halkın kaderi de bu üç zaman içinde tasarlanmıştır.تنقسم حياة الإنسان إلى ثلاثة: حياة الدنيا وهي التي نعيشها.
Senatöre göre Mary zengin ama çaresiz bir kadındır çünkü oğlunun kaderi Lizzie'nin ellerindedir.وفقاً لطوماس مارى هى امرأة غنية ولكن بلاحيلة حيث أن قدر ولدها في أيد ليزى .
Bunun üzerine, kaderin mektubun gideceği yere ulaşmasını istediği sonucunu çıkarır.لأني أعلم أنه سيرسل الكرة إلى المكان الذي أريده تماما.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod