Şimdi kendi kaderiniz üzerinde kontrolünüz var.Vous pouvez maintenant contrôler votre destin.
Şimdi kendi kaderiniz üzerinde kontrolünüz var.Τώρα έχετε έλεγχο στο πεπρωμένο σας.
Şimdi kendi kaderiniz üzerinde kontrolünüz var.Ви контролюєте свою власну долю.
Şimdi kendi kaderiniz üzerinde kontrolünüz var.Сега имате контрол над собствената си съдба.
Şimdi kendi kaderiniz üzerinde kontrolünüz var.Сейчас вы сами ответственны за свою судьбу.
Şimdi kendi kaderiniz üzerinde kontrolünüz var.יש לכן שליטה בגורלכן.
Şimdi kendi kaderiniz üzerinde kontrolünüz var.لديكم الآن إمكانية التحكم في مصائركم.
Şimdi kendi kaderiniz üzerinde kontrolünüz var.簡単なことではありません それは間違いない
Şirketler, kaderlerini kendileri çiziyor. Bizler gibi onlarında başına mutlu tesadüfler geliyor.A cégek a saját szerencséjüknek kovácsai, és mint mindnyájan, végtelenül ki vannak szolgáltatva a véletlennek.
Şirketler, kaderlerini kendileri çiziyor. Bizler gibi onlarında başına mutlu tesadüfler geliyor.Bedrijven maken hun fortuin, en net als wij allemaal, zijn ze volkomen blootgesteld aan serendipiteit.
Şirketler, kaderlerini kendileri çiziyor. Bizler gibi onlarında başına mutlu tesadüfler geliyor.Chaque entreprise est l'artisan de sa fortune, et comme nous tous, elles sont exposées aux heureux hasards.
Şirketler, kaderlerini kendileri çiziyor. Bizler gibi onlarında başına mutlu tesadüfler geliyor.Companiile își fac singure averile și la fel ca noi, sunt expuse sorții.
Şirketler, kaderlerini kendileri çiziyor. Bizler gibi onlarında başına mutlu tesadüfler geliyor.Firmy biorą los we własne ręce, ale zależą również całkowicie od przypadku.
Şirketler, kaderlerini kendileri çiziyor. Bizler gibi onlarında başına mutlu tesadüfler geliyor.Le aziende fanno la loro fortuna, e come tutti noi, sono completamente esposte al caso.
Şirketler, kaderlerini kendileri çiziyor. Bizler gibi onlarında başına mutlu tesadüfler geliyor.São as empresas que fazem a sua sorte, e como todos nós, estão totalmente expostas ao acaso.
Şirketler, kaderlerini kendileri çiziyor. Bizler gibi onlarında başına mutlu tesadüfler geliyor.Spoločnosti sú tvorcami ich majetku a ako my všetci, sú úplne vydané napospas náhode.
Şirketler, kaderlerini kendileri çiziyor. Bizler gibi onlarında başına mutlu tesadüfler geliyor.Virksomheder er skaberne af deres formuer, og ligesom os alle, er de total udsat for lykketræf.
Şirketler, kaderlerini kendileri çiziyor. Bizler gibi onlarında başına mutlu tesadüfler geliyor.Yritykset ovat oman kohtalonsa tekijöitä, ja kuten me kaikki, ne ovat täysin avoimia onnekkaille sattumille.
Şirketler, kaderlerini kendileri çiziyor. Bizler gibi onlarında başına mutlu tesadüfler geliyor.Компании — кузницы своего состояния, и, как и все мы, крайне подвержены приятным неожиданностям.
Şirketler, kaderlerini kendileri çiziyor. Bizler gibi onlarında başına mutlu tesadüfler geliyor.Компаниите създават границите си и като всички нас, могат случайно да откриват интересни неща.
Şirketler, kaderlerini kendileri çiziyor. Bizler gibi onlarında başına mutlu tesadüfler geliyor.Компанії самі створюють свої статки, і, як усі ми, є надзвичайно чутливими до непрогнозованих досягнень.
Şirketler, kaderlerini kendileri çiziyor.기업은 자신의 부를 창출합니다.
Şirketler, kaderlerini kendileri çiziyor.חברות יוצרות את הונן,
Şirketler, kaderlerini kendileri çiziyor.الشركات هم صناع ثرواتهم،
Şirketler, kaderlerini kendileri çiziyor.私たち同様 予期せぬものに 晒されています
Son! Finis! dan exorcises güçlü bir kelime yaşam evi kader musallat gölge.運命の人生の家に忘れられない影。
Sorgusuz sualsiz biliyorduk, ve dünya da biliyordu. O günler geri geliyor. Bu bizim kaderimiz.نحن نعرفه حق المعرفة وكذلك العالم. سترجع تلك الايام هذا هو قدرنا.
Taşın, onun kaderinin bir parçası olduğunu anlatıyor.Das sagt Ihnen und auch mir, dass Steine ein Teil ihres Schicksals sind.
Taşın, onun kaderinin bir parçası olduğunu anlatıyor.Deci vă spune vouă, mie, piatra este parte din destinul ei.
Taşın, onun kaderinin bir parçası olduğunu anlatıyor.Donc cela vous dit, je pense, que la pierre est une partie de sa destinée.
Taşın, onun kaderinin bir parçası olduğunu anlatıyor.Dus het zegt tegen jou en mij dat steen een deel is van haar lot.
Taşın, onun kaderinin bir parçası olduğunu anlatıyor.Então está a contar-vos, para mim, a pedra faz parte do seu destino.
Taşın, onun kaderinin bir parçası olduğunu anlatıyor.Ia menceritakan, batu adalah bagian dari takdirnya.
Taşın, onun kaderinin bir parçası olduğunu anlatıyor.저에게는, 그것이, 그녀 운명을 보여주는 것과 같아요.
Taşın, onun kaderinin bir parçası olduğunu anlatıyor.Les está diciendo, para mí, que la piedra es parte de su destino.
Taşın, onun kaderinin bir parçası olduğunu anlatıyor.Mówi to nam, w moim odczuciu, że kamień jest częścią jej przeznaczenia.
Taşın, onun kaderinin bir parçası olduğunu anlatıyor.Quindi vi sta dicendo, secondo me, che la pietra è parte del suo destino.
Taşın, onun kaderinin bir parçası olduğunu anlatıyor.Så det fortæller jer, at for mig er sten en del af hendes skæbne.
Taşın, onun kaderinin bir parçası olduğunu anlatıyor.Vậy câu chuyện muốn nói với bạn, theo tôi, hòn đá là một phần định mệnh của bà.
Taşın, onun kaderinin bir parçası olduğunu anlatıyor.Επομένως σας λέει, για μένα, η πέτρα είναι μέρος του πεπρωμένου της.
Taşın, onun kaderinin bir parçası olduğunu anlatıyor.Камень говорит вам, мне, что он - часть её судьбы.
Taşın, onun kaderinin bir parçası olduğunu anlatıyor.Камінь говорить, що він - частина її долі.
Taşın, onun kaderinin bir parçası olduğunu anlatıyor.Това казва на вас, на мен, че камъкът е част от нейната съдба.
Taşın, onun kaderinin bir parçası olduğunu anlatıyor.אז זה מספר לכם, לי, שהאבן היא חלק מגורלה.
Taşın, onun kaderinin bir parçası olduğunu anlatıyor.لهذا فهو يقول لكم، ولي، أن الحجر هو جزء من قدرها.
Taşın, onun kaderinin bir parçası olduğunu anlatıyor.また カメラが見下ろす構図を取っているのは
Tek kaderi olan tek tür canlılar olarak davranmaya başlamalıyız.Musíme začít jednat jako jeden druh se společným osudem.
Teknoloji, kader değildir.A technológia csak eszköz.
Teknoloji, kader değildir.A tecnologia não é o destino.
Teknoloji, kader değildir.Công nghệ không phải là định mệnh.
Teknoloji, kader değildir.De technologie is niet het lot.
Teknoloji, kader değildir.기술은 운명이 아닙니다.
Teknoloji, kader değildir.La technologie n'est pas notre destin.
Teknoloji, kader değildir.La tecnología no es el destino.
Teknoloji, kader değildir.La tecnología no es un destino.
Teknoloji, kader değildir.La tecnologia non è il destino.
Teknoloji, kader değildir.Nem a technika határozza meg a dolgok alakulását.
Teknoloji, kader değildir.Nem a technikán múlik a sorsunk.
Teknoloji, kader değildir.Technologia nie jest przeznaczeniem.
Teknoloji, kader değildir.Technologia to nie przeznaczenie.