kader ile cümle

kader kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Nerede ve hangi zamanda olursa olsun, bir kralın kaderi hep böyledir.لا يهم المكان او الزمان فقدر الملك كان دائما هكذا
Nereye gidebileceğinizi biliyorsunuz. Bu sizi kaderiniz.Jedźmy tam wszystkie i sprzedajmy milicjantom syfa?
Nereye gidebileceğinizi biliyorsunuz. Bu sizi kaderiniz.Zakaj ne bi šle me vse in širile sifilis med miličniki?
- Ne şansı? - Kader onu bana yolladı!-Ce noroc?[br]-noroc-l-a trimis la mine!
Neyse işte, bu da senin kaderinmiş.A ogni modo, forse era destino.
Neyse işte, bu da senin kaderinmiş.Debe ser el destino.
Neyse işte, bu da senin kaderinmiş. Denemekte yarar var.على أية حال ، لابد أنه القدر الذي جاء بك ، فقط جربها قليلا
Neyse işte, bu da senin kaderinmiş.De qualquer modo, deve ser o destino.
Neyse işte, bu da senin kaderinmiş.De toute façon, ça doit être un coup du destin.
Neyse işte, bu da senin kaderinmiş.Het moet het lot zijn.
Neyse işte, bu da senin kaderinmiş.Očitno ti je usojeno.
Neyse işte, bu da senin kaderinmiş.Oricum soarta trebuie să te fi adus aici.
Neyse işte, bu da senin kaderinmiş.Τέλος πάντων, ήταν στην τύχη σου.
Neyse işte, bu da senin kaderinmiş.В любом случае, тут явно вмешалась судьба.
Öğretmenim beni bir gün manastırdan kovmuş, bunun da benim kaderim olduğunu söylemişti,하루는 스승께서 수도원에서 나가라며 그것이 제 운명이라 하셨습니다.
Öğretmenim beni bir gün manastırdan kovmuş, bunun da benim kaderim olduğunu söylemişti,שבעט אותי החוצה מהמנזר יום אחד ואמר לי כי זהו היעוד שלי-
Öğretmenim beni bir gün manastırdan kovmuş, bunun da benim kaderim olduğunu söylemişti,الذي بدأ لي من الدير يوم واحد وقال لي أن مصير بلدي-
Öğretmenim beni bir gün manastırdan kovmuş, bunun da benim kaderim olduğunu söylemişti,あなたの天命はWHOで働き 天然痘を根絶するために
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Bili so preveč phantasmal in ekstravagantno za vstop v usodo vseh svojih.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Boli príliš extravagantné a prízračnej vstúpiť do jednej osud.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Byli příliš extravagantní a přízračnou vstoupit do jedné osud.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Byli zbyt Urojonych i ekstrawaganckie, aby wejść w jeden los.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.De var alt for phantasmal og ekstravagante at indgå nogen skæbne.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.De var för Phantasmal och extravagant att gå in i någon öde.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Ei au fost prea fantezist şi extravagante pentru a intra în oricare dintre soarta lui.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Eles eram muito fantasmagórica e extravagante para entrar em qualquer destino de cada um.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Eran demasiado fantasmales y extravagantes para entrar en el destino de nadie.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Erano troppo fantomatica e stravagante di stipulare il destino di nessuno.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.He olivat liian unenomainen ja kohtuuton tehdä jokin kohtalon.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Họ đã quá giống như ma quỉ và phung phí để nhập vào số phận của bất kỳ một trong.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Ils étaient trop fantasmatique et extravagante à entrer dans le destin de personne.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.그들은 하나의 운명에 입력하는 너무 허깨비의하고 사치스럽게했다.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Mereka terlalu khayali dan boros untuk masuk ke dalam nasib setiap seseorang.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Ők túl fantomszerű és extravagáns be bármely ember sorsa.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Sie waren zu geisterhaften und extravagant in jemandes Schicksal geben.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Ze waren al te schimmige en extravagant tot het aangaan van het lot iemand's.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Ήταν πάρα πολύ φαντασματικός και υπερβολικό να τεθεί σε οποιαδήποτε μοίρα κάποιου.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Вони були надто примарні і екстравагантні увійти в долю будь-якого свого.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Они были слишком призрачные и экстравагантные войти в судьбе любого своего.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Те са твърде фантастичната и екстравагантни да влиза в съдбата на всеки един.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.הם היו הזויים מדי בזבזני להיכנס גורלו של כל אחד.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.كانوا phantasmal باهظة جدا ، والدخول في مصير أي واحد.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.と単語がはるかに運ぶ - 非常に遠く - 情報の破壊を時間によって弾丸が行くように
Onların muayene odasında bulunmaları kaderin bir oyunu sonucudur.Als ze op consultatie komen, is dat eerder een gevolg van de noodlottigheden van het leven.
Onların muayene odasında bulunmaları kaderin bir oyunu sonucudur.A sua presença no consultório resulta dos golpes do infortúnio.
Onların muayene odasında bulunmaları kaderin bir oyunu sonucudur.Att de söker konsultation är ett resultat av ödets nycker.
Onların muayene odasında bulunmaları kaderin bir oyunu sonucudur.Ihre Anwesenheit in der Sprechstunde ist das Ergebnis ungeheurer Verstrickungen des Schicksals.
Onların muayene odasında bulunmaları kaderin bir oyunu sonucudur.Jejich přítomnost v konzultační místnosti je důsledkem jejich neuvěřitelného osudu.
Onların muayene odasında bulunmaları kaderin bir oyunu sonucudur.그들의 진찰실에 나타나는 것은 갑작스럽게 엄청난 불운이 닥쳤기 때문입니다.
Onların muayene odasında bulunmaları kaderin bir oyunu sonucudur.Leur presence en consultation est le résultat des critiques de ceux qui ont une chance insolente.
Onların muayene odasında bulunmaları kaderin bir oyunu sonucudur.Prezența lor în camera de consultație e rezultatul sorții nemiloase.
Onların muayene odasında bulunmaları kaderin bir oyunu sonucudur.Przychodzą do poradni z powodu ciosów rozgniewanego losu.
Onların muayene odasında bulunmaları kaderin bir oyunu sonucudur.Sự hiện diện của họ trong phòng tư vấn là kết quả của dây và cây đỡ của vận đen.
Onların muayene odasında bulunmaları kaderin bir oyunu sonucudur.Su presencia en la sala de consulta es el resultado de las adversidades de la vida.
Onların muayene odasında bulunmaları kaderin bir oyunu sonucudur.Їх приводить в кабінет для консультацій круті повороти долі, чи нещасні випадки.
Onların muayene odasında bulunmaları kaderin bir oyunu sonucudur.Посещението им за консултация е в резултат на ударите и стрелите на една неблагоприятна съдба.
Onların muayene odasında bulunmaları kaderin bir oyunu sonucudur.Причиной их присутствия в этом кабинете стали пращи и стрелы яростного рока.
Onların muayene odasında bulunmaları kaderin bir oyunu sonucudur.ההימצאות שלהם בחדר הייעוץ היא תוצאה של קליעים וחצים של ביש מזל.
Onların muayene odasında bulunmaları kaderin bir oyunu sonucudur.حضورهم في جناح الاستشارة ونتيجة للرافعات والسهام من ثروة الفاحشة.
Onların muayene odasında bulunmaları kaderin bir oyunu sonucudur.不運な運命に耐えてきたんです 彼らは癌やトラウマを

İlgili Sayfalar