Kader sonunda başladı diyorum.Estoy diciendo que finalmente encontré una conexión.
Kader sonunda başladı diyorum.Je dis que j'ai enfin trouvé quelqu'un.
Kader sonunda başladı diyorum.Říkám, že konečně začal pracovat osud.
Kader sonunda başladı diyorum.Spun ca, in sfarsit am gasit o conexiune cu cineva.
Kader sonunda başladı diyorum.Sto dicendo che ho finalmente trovato il mio destino.
Kader sonunda başladı diyorum.Ý tớ là cuối cùng tớ đã gặp được người có duyên rồi.
Kader sonunda başladı diyorum.Намерих сродна душа.
Kader sonunda başladı diyorum.Наши судьбы впервые переплелись.
Kader sonunda başladı diyorum.أنا أقول بأن القدر أخيرا بدأ
Kaynaklarınızı neler belirliyor? Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.무엇이 여러분의 자원을 결정하나요? 우린 이미 결심이 운명을 만든다고 말한바 있습니다.
Kaynaklarınızı neler belirliyor? Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.מה קובע את המשאבים שלך? אמרנו החלטות מעצבות גורל,
Kaynaklarınızı neler belirliyor? Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.ما الذى يحدد إمكانياتك؟ قلنا أن القرارات تشكل مصيرك,
Kaynaklarınızı neler belirliyor? Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.決断が運命を作ると言いました その決断には3つあります
Kendi hayatınızı bir düşünün. Kaderinizi şekillendiren kararları.Portanto, pensem na vossa vida, nas decisões que modelaram o vosso destino.
Kendi hayatınızı bir düşünün. Kaderinizi şekillendiren kararları.Takže, přemýšlejte o svém životě, o rozhodnutích, které vytvarovala váš osud.
Kendi hayatınızı bir düşünün. Kaderinizi şekillendiren kararları.Więc, pomyśl o swoim własnym życiu. o decyzjach, które ukształtowały Twoje przeznaczenie.
Kraliyet Ailesinin restorasyonu... ...hayatım boyunca kaçamadığım ve kaçmamam gereken kaderimdir.Az uralkodó család visszaállítása a hátralevő életem sorsa, amit nem tudok és nem utasíthatok vissza.
Kraliyet Ailesinin restorasyonu... ...hayatım boyunca kaçamadığım ve kaçmamam gereken kaderimdir.Restaurer la Famille Impériale... est le destin de ma vie, ce que je ne peux ni ne dois refuser.
Kraliyet Ailesinin restorasyonu... ...hayatım boyunca kaçamadığım ve kaçmamam gereken kaderimdir.اعادت الملكية ليس شيء يمكننا التنكر له انه شيء الزمه القدر
Maalesef ki doğru bu. Kadere inanır mısn ? Hayır.ne graiptir ki bur gerçeğe çok uzak bi durum değil. kadare inanıyormusun Neo ? hayır peki neden ?
Maalesef ki doğru bu. Kadere inanır mısn ?İronik olarak, bu gerçekten çokta uzak sayılmaz.
Maalesef ki doğru bu. Kadere inanır mısn ?Ne gariptir ki, gerçeklik çok uzakta değil.Kadere inanır mısınız, Neo?
Maalesef ki doğru bu. Kadere inanır mısn ?Tuhaf ama gerçek.Kadere inanıyor musun Neo?
Nasıl zalim bir kader beni ve bu kızı birbirine bağlıyor?¿Qué cruel destino me une con esa chica?
Nasıl zalim bir kader beni ve bu kızı birbirine bağlıyor?Quel cruel destin me lie à cette fille ?
Nasıl zalim bir kader beni ve bu kızı birbirine bağlıyor?Vận rủi gì khiến ta và cô ta dính líu với nhau thế này?
Nasıl zalim bir kader beni ve bu kızı birbirine bağlıyor?Какая жестокая судьба связывает меня и эту девушку?
Nasıl zalim bir kader beni ve bu kızı birbirine bağlıyor?Каква зла съдба ме свърза с това момиче?
Nerede ve hangi zamanda olursa olsun, bir kralın kaderi hep böyledir.A travers les âges et les pays, c'est le destin inévitable des rois.
Nerede ve hangi zamanda olursa olsun, bir kralın kaderi hep böyledir.Kortól és országtól függetlenül ez a királyok elkerülhetetlen sorsa.
Nerede ve hangi zamanda olursa olsun, bir kralın kaderi hep böyledir.Ανεξάρτητα από τον χρόνο ή τον τόπο, δεν χρειάζεται να το πω, η μοίρα του Βασιλιά ήταν έτσι πάντα.
Nerede ve hangi zamanda olursa olsun, bir kralın kaderi hep böyledir.لا يهم المكان او الزمان فقدر الملك كان دائما هكذا
Nereye gidebileceğinizi biliyorsunuz. Bu sizi kaderiniz.Jedźmy tam wszystkie i sprzedajmy milicjantom syfa?
Nereye gidebileceğinizi biliyorsunuz. Bu sizi kaderiniz.Zakaj ne bi šle me vse in širile sifilis med miličniki?
- Ne şansı? - Kader onu bana yolladı!-Ce noroc?[br]-noroc-l-a trimis la mine!
Neyse işte, bu da senin kaderinmiş.A ogni modo, forse era destino.
Neyse işte, bu da senin kaderinmiş.Debe ser el destino.
Neyse işte, bu da senin kaderinmiş. Denemekte yarar var.على أية حال ، لابد أنه القدر الذي جاء بك ، فقط جربها قليلا
Neyse işte, bu da senin kaderinmiş.De qualquer modo, deve ser o destino.
Neyse işte, bu da senin kaderinmiş.De toute façon, ça doit être un coup du destin.
Neyse işte, bu da senin kaderinmiş.Het moet het lot zijn.
Neyse işte, bu da senin kaderinmiş.Očitno ti je usojeno.
Neyse işte, bu da senin kaderinmiş.Oricum soarta trebuie să te fi adus aici.
Neyse işte, bu da senin kaderinmiş.Τέλος πάντων, ήταν στην τύχη σου.
Neyse işte, bu da senin kaderinmiş.В любом случае, тут явно вмешалась судьба.
Öğretmenim beni bir gün manastırdan kovmuş, bunun da benim kaderim olduğunu söylemişti,하루는 스승께서 수도원에서 나가라며 그것이 제 운명이라 하셨습니다.
Öğretmenim beni bir gün manastırdan kovmuş, bunun da benim kaderim olduğunu söylemişti,שבעט אותי החוצה מהמנזר יום אחד ואמר לי כי זהו היעוד שלי-
Öğretmenim beni bir gün manastırdan kovmuş, bunun da benim kaderim olduğunu söylemişti,الذي بدأ لي من الدير يوم واحد وقال لي أن مصير بلدي-
Öğretmenim beni bir gün manastırdan kovmuş, bunun da benim kaderim olduğunu söylemişti,あなたの天命はWHOで働き 天然痘を根絶するために
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Bili so preveč phantasmal in ekstravagantno za vstop v usodo vseh svojih.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Boli príliš extravagantné a prízračnej vstúpiť do jednej osud.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Byli příliš extravagantní a přízračnou vstoupit do jedné osud.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Byli zbyt Urojonych i ekstrawaganckie, aby wejść w jeden los.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.De var alt for phantasmal og ekstravagante at indgå nogen skæbne.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.De var för Phantasmal och extravagant att gå in i någon öde.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Ei au fost prea fantezist şi extravagante pentru a intra în oricare dintre soarta lui.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Eles eram muito fantasmagórica e extravagante para entrar em qualquer destino de cada um.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Eran demasiado fantasmales y extravagantes para entrar en el destino de nadie.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.Erano troppo fantomatica e stravagante di stipulare il destino di nessuno.
Onlar herhangi birinin kaderini içine girmek için çok halisünasyon ve abartılı.He olivat liian unenomainen ja kohtuuton tehdä jokin kohtalon.