Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.Če želite primerek ironija usode, Bertie dobili, seznanili s tem.
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.Dacă doriţi o instanţă a ironie a sorţii, Bertie, face cunoştinţă cu acest lucru.
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.Ha Ön is szeretne egy példányt a sors iróniájának, Bertie, megismerkednek ezt.
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.Hvis du ønsker en forekomst af skæbnens ironi, Bertie, stifte bekendtskab med dette.
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.Jeśli chcesz instancji ironia losu, Bertie, zapoznać się z tym.
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.Jika Anda ingin sebuah instance dari ironi nasib, Bertie, berkenalan dengan ini.
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.Jos haluat esiintymän kohtalon ivaa Bertie, perehtyä tähän.
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.당신은 운명의 아이러니의 인스턴스를 원한다면, 버티은 이걸로 사귀어.
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.Nếu bạn muốn một thể hiện của sự trớ trêu của số phận, Bertie, làm quen với điều này.
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.Om du vill ha en instans av ödets ironi, Bertie bekanta dig med detta.
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.Pokud chcete, instance ironie osudu,, Bertie seznámit se s tímto.
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.Se vuoi un esempio di ironia della sorte, Bertie, familiarizzare con questo.
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.Si vous voulez un exemple de l'ironie du sort, Bertie, se familiariser avec ce.
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.Wenn Sie eine Instanz der Ironie des Schicksals will, Bertie, mit diesem vertraut zu machen.
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.Wilt u een voorbeeld van de ironie van het lot, Bertie, vertrouwd te raken met.
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.Αν θέλετε ένα παράδειγμα από την ειρωνεία της τύχης, Bertie, να εξοικειωθούν με αυτό.
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.Ако искате инстанция на ирония на съдбата, Берти, да се запознаят с това.
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.Если вы хотите экземпляр иронии судьбы, Берти, познакомиться с этим.
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.Якщо ви хочете примірник іронією долі, Берті, познайомитися з цим.
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.إذا كنت تريد مثيل من سخرية القدر ، بيرتي ، تعرف هذا.
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.ここで私が今までの肖像画を描くためにあった第一委員会ですし、シッターはです
Kader iţte.Disparei uns tiros, houve uma escaramuça... eles sacam-me a pistola e pronto.
Kaderlerimiz bir yerde çakışıyor, farketmiyor musunuz?Destinele noastre se intretaie, nu credeti?
Kaderlerimiz bir yerde çakışıyor, farketmiyor musunuz?Định mệnh của chúng ta cứ quyện vào nhau, hai người không nghĩ vậy sao?
Kaderlerimiz bir yerde çakışıyor, farketmiyor musunuz?I nostri destini sono davvero incrociati, non trovate?
Kaderlerimiz bir yerde çakışıyor, farketmiyor musunuz?Naše usode so res prepletene, se mar ne strinjata?
Kaderlerimiz bir yerde çakışıyor, farketmiyor musunuz?Nasze losy są naprawdę splecione, nie uważacie?
Kaderlerimiz bir yerde çakışıyor, farketmiyor musunuz?Nos destins sont vraiment entrelacés, vous ne pensez pas?
Kaderlerimiz bir yerde çakışıyor, farketmiyor musunuz?Onze lotbestemmingen zijn echt verstrengels, vind je niet?
Kaderlerimiz bir yerde çakışıyor, farketmiyor musunuz?Takdir telah mempertemukan kita, betulkan?
Kaderlerimiz bir yerde çakışıyor, farketmiyor musunuz?Unsere Schicksale sind wirklich miteinander verknüpft, denkt ihr nicht?
Kaderlerimiz bir yerde çakışıyor, farketmiyor musunuz?Våra öden är verkligen ihop, tycker du inte det?
Kaderlerimiz bir yerde çakışıyor, farketmiyor musunuz?Η μοίρες μας περιπλέκονται πολύ, δεν νομίζετε;
Kaderlerimiz bir yerde çakışıyor, farketmiyor musunuz?Наши судьбы действительно переплелись, вам так не кажется?
Kaderlerimiz bir yerde çakışıyor, farketmiyor musunuz?إن أقدارنا متشابكة ,آلا تعتقد ذلك؟
Kaderlerimiz bir yerde çakışıyor, farketmiyor musunuz?空港から一緒に来るんだったわ
Kaderlerimiz yapan bizleriz -- önümüzde ya da arkamızdaki yolları açanlar ve kapatanlar bizleriz."우리의 운명을 만드는것은 바로 여러분과 저이고 -- 우리가 우리의 앞에 놓여진 길이든지 뒤에 남겨진 문들을 열거나 닫거나 하지요."
Kaderlerimiz yapan bizleriz -- önümüzde ya da arkamızdaki yolları açanlar ve kapatanlar bizleriz."To vy a ja tvoríme naše vlastné osudy, to my otvárame či zatvárame brány na ceste pred nami či ceste za nami."
Kaderlerimiz yapan bizleriz -- önümüzde ya da arkamızdaki yolları açanlar ve kapatanlar bizleriz."Вие и аз правим съдбите си - отваряме или затваряме портите по пътя напред или пътя назад."
Kaderlerimiz yapan bizleriz -- önümüzde ya da arkamızdaki yolları açanlar ve kapatanlar bizleriz."Ми самі творимо свою долю ми відчиняємо або зачиняємо ворота на дорогу вперед чи дорогу назад."
Kaderlerimiz yapan bizleriz -- önümüzde ya da arkamızdaki yolları açanlar ve kapatanlar bizleriz."Мы сами открываем ворота, ведущие к дороге впереди или дороге позади нас".
Kaderlerimiz yapan bizleriz -- önümüzde ya da arkamızdaki yolları açanlar ve kapatanlar bizleriz.""כי אני ואתה את הגורל מגדירים -- "אנחנו פותחים או סוגרים את השערים של הדרך מלפנים והדרך מאחור."
Kaderlerimiz yapan bizleriz -- önümüzde ya da arkamızdaki yolları açanlar ve kapatanlar bizleriz."إنه أنت وأنا من نصنع مصائرنا-- نحن نفتح أو نغلق الأبواب على الطريق الذي أمامنا أو الطريق الخلفي."
Kaderlerimiz yapan bizleriz -- önümüzde ya da arkamızdaki yolları açanlar ve kapatanlar bizleriz."目の前にある道への扉を開くのも閉じるのも我々だ」 父が私たちに教えてくれたことを思い出させる
Kader ne garip, değil mi?La vie est bizarre.
Kader olmalı, sonuçta görüşmeye başladık ve ilk randevumuz muhteşemdi...Debió de ser el destino, porque empezamos a salir juntos y nuestra primera cita fue algo excepcional...
Kader olmalı, sonuçta görüşmeye başladık ve ilk randevumuz muhteşemdi...Det må have været skæbnen, - - for vi begyndte at gå ud, og vores første date ...
Kader olmalı, sonuçta görüşmeye başladık ve ilk randevumuz muhteşemdi...Det måste ha varit ödet- -för vi började träffas och vår första dejt...
Kader olmalı, sonuçta görüşmeye başladık ve ilk randevumuz muhteşemdi...Dev'essere stato il destino, perché è allora che ci fidanzammo. La prima volta che siamo usciti insieme...
Kader olmalı, sonuçta görüşmeye başladık ve ilk randevumuz muhteşemdi...Deve ter sido o destino porque começámos a encontrar-nos e o nosso primeiro encontro foi outra coisa...
Kader olmalı, sonuçta görüşmeye başladık ve ilk randevumuz muhteşemdi...Kohtalolla oli sormensa pelissä, koska aloimme tapailla. Ensimmäiset treffimme...
Kader olmalı, sonuçta görüşmeye başladık ve ilk randevumuz muhteşemdi...To musiało być przeznaczenie, bo zaczęliśmy się widywać, a pierwsza randka była super.
Kader olmalı, sonuçta görüşmeye başladık ve ilk randevumuz muhteşemdi...Πρέπει να ήταν μοιραίο, γιατί αρχίσαμε να βγαίνουμε, και το πρώτο μας ραντεβού ήταν απίθανο...
Kader olmalı, sonuçta görüşmeye başladık ve ilk randevumuz muhteşemdi...Наверное, это была судьба, потому что мы начали встречаться, и первое свидание было необыкновенным...
Kader önceden bilinemiyor. Okulda birlikte kürek çektiğimiz kişi öldü...Quién iba a imaginar que mi compañero terminaría así.
Kader önceden bilinemiyor.W szkole często się z nami kłócił, teraz nie żyje...
Kader onları korusun.Poate vă proteja noroc.
Kader onu bana gönderdi!Norocul l-a trimis la mine!
Kader sonunda başladı diyorum.Aku bilang takdir telah di mulai.
Kader sonunda başladı diyorum.Azt mondom, végre kapcsolatba kerültünk.