Ama görünen o ki, seninle Hae Ra arasında kader ağlarını örmüş bile...Ale wygląda na to, że jesteście sobie przeznaczeni.
Ama görünen o ki, seninle Hae Ra arasında kader ağlarını örmüş bile...Ampak očitno je med vaju s Hae Ra posegla usoda.
Ama görünen o ki, seninle Hae Ra arasında kader ağlarını örmüş bile...Dar se pare ca este un destin intre voi doi.
Ama görünen o ki, seninle Hae Ra arasında kader ağlarını örmüş bile...Maar het lijkt erop dat er een lotsbestemming tussen jou en Hae Ra is.
Ama görünen o ki, seninle Hae Ra arasında kader ağlarını örmüş bile...Mais on dirait qu'il y a un destin entre toi et Hae Ra.
Ama görünen o ki, seninle Hae Ra arasında kader ağlarını örmüş bile...Ma sempra proprio che il vostro incontro é stato voluto dal fato.
Ama görünen o ki, seninle Hae Ra arasında kader ağlarını örmüş bile...Men det ser ut som om att det finns ett öde mellan dig och Hae Ra.
Ama görünen o ki, seninle Hae Ra arasında kader ağlarını örmüş bile...Nhưng có vẻ là giữa cậu và Hae Ra có duyên phận đấy.
Ama görünen o ki, seninle Hae Ra arasında kader ağlarını örmüş bile...Tapi sepertinya ada jodoh di antara kau dan Hae Ra.
Ama görünen o ki, seninle Hae Ra arasında kader ağlarını örmüş bile...Φαίνεται πως είναι μοιραίο για σένα και για την Χε Ρα.
Ama görünen o ki, seninle Hae Ra arasında kader ağlarını örmüş bile...Но, похоже, вы связаны одной судьбой.
Ama görünen o ki, seninle Hae Ra arasında kader ağlarını örmüş bile...אבל, נראה שנועדתם להיות ביחד.
Ama görünen o ki, seninle Hae Ra arasında kader ağlarını örmüş bile...و لكن يبدو هنالك قدرا بينك و بين هاي را
Ama görünen o ki, seninle Hae Ra arasında kader ağlarını örmüş bile...さあ 先ずは食事しようか
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;Ale nie wyrzucajcie jeszcze telefonów.
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;Dar nu vă aruncaţi telefoanele încă.
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;Gooi je telefoons nog niet weg.
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;아직 전화기를 던져 버리지 마세요. 아이러니한 것은 콩고에
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;Mais ne jetez pas encore vos téléphones, parce que l'ironie incroyable est que
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;Ma non gettate ancora via i vostri cellulari, perché l'incredibile ironia è che
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;Nhưng đừng ném điện thoại của bạn đi vội, vì sự tréo ngoe lớn ở đây là
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;Но не бързайте да изхвърляте телефоните си, защото иронията е в това, че технологията която е довела
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;אבל אל תזרקו את הטלפונים שלכם עדיין, כיוון שהאירוניה הגדולה שבדבר היא
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;لكن لا تقوموا بإلقاء هواتفكم، لكن السخرية التي لا تُصدق تكمن في أن
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;この上なく皮肉なことに コンゴにおける この持続可能性を欠いた
Anlasilan o ki çogu hayvanin kaderi ya insanlar tarafindan istenmeme, veya asiri derecede istenme.Es scheint, das Los vieler Tier ist, sie sind vom Menschen entweder unerwünscht oder zu sehr erwünscht.
Anlasilan o ki çogu hayvanin kaderi ya insanlar tarafindan istenmeme, veya asiri derecede istenme.Se pare ca soarta multor animale este ori de a nu fi dorite de oameni... ...ori de a fi dorite prea mult.
Anlasilan o ki çogu hayvanin kaderi ya insanlar tarafindan istenmeme, veya asiri derecede istenme.Úgy tûnik, sok állat sorsa az, hogy az ember vagy nem akarja õt... ...vagy túlzottan is akarja.
Anlasilan o ki çogu hayvanin kaderi ya insanlar tarafindan istenmeme, veya asiri derecede istenme.Φαίνεται πως η μοίρα πολλών ζώων είναι είτε να μη τα θέλει ο άνθρωπος, ή να τα θέλει υπερβολικά.
Anlasilan o ki çogu hayvanin kaderi ya insanlar tarafindan istenmeme, veya asiri derecede istenme.נראה שגורלם של חיות רבות ... הוא או להיות בלתי רצוי עבור האדם .או יותר מדי רצוי ...
Anlaşılan o ki çoğu hayvanın kaderi ya insanlar tarafından istenmeme, veya aşırı derecede istenme.Es scheint, das Los vieler Tier ist, sie sind vom Menschen entweder unerwünscht oder zu sehr erwünscht.
Anlaşılan o ki çoğu hayvanın kaderi ya insanlar tarafından istenmeme, veya aşırı derecede istenme.Il semblerait que le destin de beaucoup d'animaux est soit d'être non-voulus des humains, soit trop voulus.
Anlaşılan o ki çoğu hayvanın kaderi ya insanlar tarafından istenmeme, veya aşırı derecede istenme.Kot kaže je usoda mnogih živali, da pri človeku niso zaželene, ali pa jih ima "preveč rad".
Anlaşılan o ki çoğu hayvanın kaderi ya insanlar tarafından istenmeme, veya aşırı derecede istenme.Parece que el destino de muchos animales no es deseado por los humanos... o muy deseados.
Anlaşılan o ki çoğu hayvanın kaderi ya insanlar tarafından istenmeme, veya aşırı derecede istenme.Se pare ca soarta multor animale este ori de a nu fi dorite de oameni... ...ori de a fi dorite prea mult.
Anlaşılan o ki çoğu hayvanın kaderi ya insanlar tarafından istenmeme, veya aşırı derecede istenme.Úgy tûnik, sok állat sorsa az, hogy az ember vagy nem akarja õt... ...vagy túlzottan is akarja.
Anlaşılan o ki çoğu hayvanın kaderi ya insanlar tarafından istenmeme, veya aşırı derecede istenme.Vaikuttaa, että monen eläimen kohtalo on joko tulla ihmiselle ei-toivotuksi tai liian toivotuksi.
Anlaşılan o ki çoğu hayvanın kaderi ya insanlar tarafından istenmeme, veya aşırı derecede istenme.Wygląda na to, że wiele zwierząt jest niechcianych przez człowieka lub pożądanych za bardzo
Anlaşılan o ki çoğu hayvanın kaderi ya insanlar tarafından istenmeme, veya aşırı derecede istenme.Zdá se, jako by bylo osudem mnoha zvířat být člověkem oblíbena buď hodně, nebo vůbec.
Anlaşılan o ki çoğu hayvanın kaderi ya insanlar tarafından istenmeme, veya aşırı derecede istenme.נראה שגורלם של חיות רבות הוא או להיות בלתי רצוי עבור האדם... ... או יותר מדי רצוי.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Aceasta este moştenirea ideii că America a avut un destin special de a se întinde pe întreg continentul.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Ceci est l'héritage de la destinée manifeste.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Đây là tài sản của một đích đến rất rõ.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Det här är arvet av "det manifesta ödet".
"Aşikâr kader"in mirası bu.Dies ist das Vermächtnis der Idee vom "Manifest Destiny".
"Aşikâr kader"in mirası bu.Dit is de erfenis van de klaarblijkelijke lotsbestemming.
"Aşikâr kader"in mirası bu.É este o legado do destino manifesto.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Este es el legado del destino manifiesto.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Íme a leplezetlen végzet hagyatéka.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Ini adalah peninggalan dari takdir yang nyata.
"Aşikâr kader"in mirası bu.이것은 미국이 북미 전체를 지배할 운명을 가지고 있다는 명백한 사명의 유산입니다.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Questo è il lascito del destino rivelato.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Tohle je dědictví doktríny zjevného osudu.
"Aşikâr kader"in mirası bu.To jest dziedzictwo koncepcji "Boskiego Przeznaczenia".
"Aşikâr kader"in mirası bu.To je zapuščina manifesta usode.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Toto je dedičstvo jasného osudu.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Αυτή είναι η κληρονομιά του πεπρωμένου του έθνους.
"Aşikâr kader"in mirası bu.С этим наследием с очевидной судьбой.
"Aşikâr kader"in mirası bu.Това е наследството на "Предопределена съдба."
"Aşikâr kader"in mirası bu.זוהי המורשת של הייעוד המוצהר שלנו.