kader ile cümle
kader kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun nedeni olarak İslam dininin kadercilik anlayışı gösterilir.Tu se raspoznaje pravo lice islama.
Kaderimsin Söz Veriyorum Dur Dinle Sevgilim Ne Bilirdim ki?Pokušao sam sve u mojoj moći da poštujem to (jesam, Bože, vjeruj mi da jesam, ali to nije dovoljno).
Bu kaderdir.V tomto leží budúcnosť!
Evrenin nihai kaderi, fiziksel kozmolojinin ilgilendiği bir konudur.Konečný osud vesmíru je témou fyzikálnej kozmológie.
Galaksinin kaderi onların elinde.Nachádza sa v hale našej Galaxie.
Hükümetin değişmesi Fransa'nın kaderini değiştirmedi.Zmena panovníckeho rodu nepriniesla Francúzsku žiadny úžitok.
Gidilen o yolda kaderi de yenmez mi?Bude to mať zmysel stratiť život takouto cestou?
Krallığın geri kalanının kaderini bu belirleyecektir.Z nich vyrastie ľud jeho budúceho kráľovstva.
Kısmet, şu anlamlara gelebilir, Talih, kader, şans.Nechápem- zhoda okolností, karma, osud, ktovie?
Kaderleri de birbirinden farklı şekillendi.Osud jej budúcnosť ale zariadil inak.
En sonunda kader anıdır.Situáciu napokon vyriešil sám osud.
Büyük çöküş hipotezi, evreninin nihai kaderi ile simetrik değerlendirilebilir.Teória veľkého kolapsu predstavuje symetrický pohľad na osud vesmíru.
Bir sezon Kaderimin Yazıldığı Gün dizisinde rol aldı.Vo svojom režisérskom debute si zahrala epizódnu úlohu.
Evrenin kaderindeki önemli parametrelerden biri yoğunluk Omega (Ω) parametresidir.Pomemben parameter, ki opredeljuje prihodnji razvoj teorije Vesolja, je parameter gostote, Omega (Ω).
Değişmeyecek kaderimiz budur.Njune usode ni mogoče spremeniti.
Mutezile'nin kader konusundaki görüşü Kaderiyye mezhebiyle aynıdır.V monoteizmu je usoda enačena s predestinacijo.
Kadın, kaderine razı olmuş gibi görünmektedir.Lahko bi rekli, da je vdan v usodo.
Sonrasında alelacele toplanan ve 50.000 askerden oluşan ordu da aynı kaderi yaşadı.Enako usodo je doživela tudi naslednja vojska, ki je štela 5.000 mož.
(İronik bir şekilde, Snyder iki sene sonra benzer bir kaderi paylaşır.)(Sutherland kritizira delno enostranski pogled na tridesetletno vojno kot samo nemški spopad.)
Sanki oğlunun kaderini bilmektedir.Znale so napovedati otrokovo prihodnost.
En sonunda kader anıdır.Njena usoda se je na koncu uresničila.
Kaderinin belli olacağı salona girer.Označuje položaj, kjer se bo izpisoval vnos.
Galaksinin kaderi onların elinde.Naša Galaksija je v središču.
Aynı kaderi MÖ 714 ile MÖ 590 yılları arasında Urartular da yaşayarak parçalandı.Od leta 714 pr. n. št. je Urartu delil isto usodo in se raztopil v 590 pr. n. št., ko so ga osvojili Medijci.
Kaza ve kader konusu, kader karşısında insanın irade ve sorumluluğu.Novela obravnava zločin ter dogajanje pred njim in po njem.
Bu sorular sanıkların kaderine karar vermek içindir.Jie turi spręsti nuteistųjų lemtį.
Galaksinin kaderi onların elinde.Aptinkamos galaktikų centruose.
Cadıların, majisyenlerin ve simyagerlerin kaderi buydu.Miestas priklausė Čartoriskių, Sluškų ir Flemingų giminėms.
İleride höyükle aynı kaderi paylaşması muhtemeldir.Taškais pasiekiami aukštesni veikėjo patirties lygiai.
Kader yine onları karşılaştırmıştır.Vėliau Aleksandras juos sutriuškino dar kartą.
Bu sorular sanıkların kaderine karar vermek içindir.Ja need küsimused peavadki määrama süüaluse saatuse.
Belgrad kuşatması "Hristiyanlığın kaderini belirlemiştir".Belgradi piiramist on iseloomustatud nii, nagu oleks otsustatud kristluse saatust.
İnsanların kaderlerine karar verir.Tema otsustas igaühe saatuse üle.
Kader mi?Sihtkohad.
Artık bunun kaderi olduğunu düşünmeye başlar.Nüüd ta hakkab rääkima, mis on õnn.
Romanlarında aşk, trajedi ve kader temalarını kullanır.Tema romaanid jutustavad kristlusest, armastusest, tragöödiatest, saatusest ja inimsuhetest.
Kadın, kaderine razı olmuş gibi görünmektedir.Inimesel tuleb oma saatusega leppida.
Vasa’nın kaderi yurtdışında olan krala 27 Ağustos tarihli mektupla bildirilir.Kuningale teatati Vasaga juhtunud õnnetusest 27. augustil kirja teel.
Bu durumda Birinci Dünya Savaşı'nda aynı kaderi yaşayan Almanya ile ittifak yapması işten bile değildi.Huvitav on ka veel see, et esimese maailmasõja ajal kasvatati Saksamaal kikerherneid samal eesmärgil.
Kaza ve kader konusu, kader karşısında insanın irade ve sorumluluğu.Pauluse järgi on patt süü ja saatus, inimese vastutav tegevus ja saatuslik olemine ühtlasi.
Daha sonra 2941 yılında Gollum'un mağarasına bir kader ziyareti yapan Bilbo Baggins, Tek Yüzük'ü ele geçirdi.2941. aastal aga sattus tema pesapaika Bilbo Paunaste, kes sai Ühe Sõrmuse enda kätte.
Ayrıca kader fikri Sergüzeşt romanında çok öne çıkmaktadır.Tähelepanuväärne on ka romaani asukoht Ristikivi loomingu ajateljel.
500.000 Yao klanı üyesinin kaderi buna bağlı.500 000:n Yao-klaanin jäsenen kohtalo on tästä kiinni.
500.000 Yao klanı üyesinin kaderi buna bağlı.El destino de 500.000 hombres del clan Yao depende de esto.
500.000 Yao klanı üyesinin kaderi buna bağlı.Il destino di 500.000 uomini del clan di Yao dipende da questo.
500.000 Yao klanı üyesinin kaderi buna bağlı.O destino de 500 mil membros do clã Yao dependem disto.
500.000 Yao klanı üyesinin kaderi buna bağlı.Ödet för 500 000 män från klanen Yao hänger på det här.
500.000 Yao klanı üyesinin kaderi buna bağlı.Od tego zależy los pół miliona członków klanu Yao.
500.000 Yao klanı üyesinin kaderi buna bağlı.Skæbnen for 500.000 mænd fra klanen Yao er på spil.
500.000 Yao klanı üyesinin kaderi buna bağlı.Κρίνεται η μοίρα 500.000 μελών της φυλής Γιάο.
500.000 Yao klanı üyesinin kaderi buna bağlı.От этого зависит судьба 500 тысяч членов клана Яо.
65 milyon yıl önce, çok önemli bir felaket, dünya üzerindeki yaşımın kaderini değiştirdi.6천5백만년전, 매우 엄청난 대 이변이 일어나 지구의 삶을 완전히 바꾸어 놓았습니다.
65 milyon yıl önce, çok önemli bir felaket, dünya üzerindeki yaşımın kaderini değiştirdi.65 miljoonaa vuotta sitten hyvin tärkeä ja katastrofaalinen tapahtuma muutti maalla olevan elämän suunnan.
65 milyon yıl önce, çok önemli bir felaket, dünya üzerindeki yaşımın kaderini değiştirdi.65 миллионов лет назад, очень важное и катастрофическое событие изменило развитие жизни на суше.
65 milyon yıl önce, çok önemli bir felaket, dünya üzerindeki yaşımın kaderini değiştirdi.Hace 65 millones de años, un evento muy importante y catastrófico cambió el rumbo de la vida en la tierra.
65 milyon yıl önce, çok önemli bir felaket, dünya üzerindeki yaşımın kaderini değiştirdi.În urmă cu 65 milioane de ani, un eveniment important şi catastrofic a schimbat cursul vieţii pe pământ.
65 milyon yıl önce, çok önemli bir felaket, dünya üzerindeki yaşımın kaderini değiştirdi.Vor 65 Millionen Jahren änderte ein bedeutendes und katastrophales Ereignis den Lauf des Lebens an Land.
65 milyon yıl önce, çok önemli bir felaket, dünya üzerindeki yaşımın kaderini değiştirdi.Преди 65 милиона години едно много важно и катастрофално събитие променило посоката на живота на сушата.
65 milyon yıl önce, çok önemli bir felaket, dünya üzerindeki yaşımın kaderini değiştirdi.לפני 65 מיליון שנים התרחש
65 milyon yıl önce, çok önemli bir felaket, dünya üzerindeki yaşımın kaderini değiştirdi.قبل 65 مليون عام غيّر حدث مهم وكارثي جدا مسار الحياة على اليابسة.