kader ile cümle

kader kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ta ki kader onları bir gün tekrar bir araya getirene dek.Efter en tid lyckas de få mannen att komma till sans igen.
Tüm erkeklerin kaderi olduğu gibi biz, yakında tekrar buluşacağız.När alla stånd svarat på punkterna skulle de samlas på samma sätt igen.
Kurtulan Gürcüler, diğer Sovyet işbirlikçileriyle aynı kaderi paylaşmaktan korkuyorlardı.Rädslan var stor att Finlands skulle gå samma öde till mötes som de övriga länderna i Sovjets intressesfär.
Bu haliyle ilçe merkezi ve köyleri uzun bir süre kendi kaderine terk edilmiştir.Städernas namn och plats glömdes med tiden.
Kendisinin kaderi halen meçhuldür.Hon sörjer sitt öde.
Bu olaya "kader belirlenmesi" (fate determination) denir.Svaret finns i "Ödets plektrum" (The Pick of Destiny).
Belgrad kuşatması "Hristiyanlığın kaderini belirlemiştir".Облога Белграда була охарактеризована як така, що «вирішила долю християнства».
Kaderim nerede bilen var mı?А ти знаєш, де живе вибір?
Galaksinin kaderi onların elinde.Конфлікти в галактиці тривають.
Fianna Fáil (Kaderin Askerleri), İrlanda'nın en büyük siyasi partilerinden birisidir.Fianna Fáil, Солдати Долі) — політична партія в Ірландській республіці.
Sanki oğlunun kaderini bilmektedir.Саме ви визначаєте майбутнє своєї дитини.
Kadere inancı vardır.Існують ступені впевненості.
Krallığın geri kalanının kaderini bu belirleyecektir.У цьому становищі вирішальною виявилася позиція короля.
Kader mi?Добромірка ?
3 Kaderin Yükselişi (The Hunters Vol.Коперника 1-Вулиця Вороного), пасаж Феллерів (вул.
Nakarat kısmı "Gel aşk bizimle anılsın, kaderimiz yeniden yazılsın.Amor fati: нехай це буде відтепер моєю любов'ю!
Ama kader June’a azıcık farklı bir el dağıtmıştır.Доля обдарувала Павла рідкісною пам'яттю.
Ta ki kader onları bir gün tekrar bir araya getirene dek.Через деякий час доля знову зводить їх разом.
Ve değişmez kader.Незмінним гол.
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!Всі зазіхали на її багатства, працелюбний народ.
Kaderimsin Söz Veriyorum Dur Dinle Sevgilim Ne Bilirdim ki?Другий сміло промовив на те: Я на муки готовий: За свій край і за діло святе, Але хто Ви?
O, bizim kaderimiz.Це наша доля.
Kader bana gülümsedi.Доля посміхнулася мені.
Kaderi aldatamazsın.Долю не обдуриш.
Petro Petrovich Sokalsky'nin Ukraynaca metinleri üzerine ilk operalarının kaderi böyleydi.Такою була доля перших опер на українські тексти Петра Петровича Сокальського.
Ve değişmez kader.Změnil osud.
David de Elise'i hastanede onu kötü kaderden korumak için terk eder.David ji pak v nemocnici opustí, aby je ochránil od osudu, který Thompson popsal.
Evrenin kaderi, yoğunluğu tarafından belirlenir.Osud vesmíru závisí na jeho hustotě.
Galaksinin kaderi onların elinde.Nyní je galaxie v obležení.
Benim kaderimi bilemezler.Jejich osud není znám.
Bu aşamadan sonra kaderinin ne olduğu bilinmiyor.Od té doby je jeho osud neznámý.
“Kadere inanır mısınız?”Věříš tomu?"
Kaderin, ışığın ve karanlığın tanrısı.Synové světla a synové tmy.
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!Nešťastný básník i s celou svou romantikou!
Kadın, kaderine razı olmuş gibi görünmektedir.On sám je smířen se svým osudem.
Kader konusu özellikle İbadiyye mezhebi arasında tartışma konusu olmuştur.Příčinou prý byly hlavně neshody v postupu vůči islámské opozici.
Burada bu kez yılan kendi kaderini anlatmaya koyulur.Poté po něm chce, aby příběh tentokrát vyprávěl on.
Bu yolun üzerinde 4 kemerli bir köprü bulunmaktadır fakat bu köprü de kaderine terk edilmiştir.Tato silnice se stavěla jako čtyřpruhová a bylo ji nutné provést přes Bílinu dále do Mostu.
Kendi korkunç kaderlerini kabullenmişlerdir (Radames: Morir!Existují i lyrická zpracování jejího osudu (R.
O Fortuna, kadere ve Fortuna'ya, Roma mitolojisindeki tanrıça ve şansı kişiselleştirerek sitem eder.Mluví se v ní o osudu a o štěstí, to je zosobněno římskou bohyní Fortunou.
Belgrad kuşatması "Hristiyanlığın kaderini belirlemiştir".S-a spus de atunci că „bătălia de la Belgrad a decis soarta lumii creștine”.
ISBN 978-2-7089-4441-1 "Un destin pour la France" (Fransa'nın Kaderi), Fayard, Ocak 2012.ISBN 978-2-7089-4441-1 "Un destin pour la France" (Un destin pentru Franța), Fayard, ianuarie 2012.
1909'da Kader yayınevi tarafından İstanbul'da basılan Dobruca dergisini yayına hazırlamaya başladı.În 1909 a început să editeze revista Dobruca, care a fost tipărită la Istanbul de editura Kader.
Kaderim nerede bilen var mı?Tu știi unde este cartea mea?
“Kadere inanır mısınız?”Încă nu aveți credință?"
Hükümetin değişmesi Fransa'nın kaderini değiştirmedi.Din păcate, schimbarea de guvern nu a adus și o schimbare a intereselor Regatului Unit.
Kendisinin kaderi halen meçhuldür.Ea este speriată de soarta lor.
Fortuna genel olarak, kaderin tanrıçası olarak da bilinir.În vremuri străvechi, Venus era cunoscută și ca zeița iubirii.
İlk karısının nihai kaderi kaydedilmemiştir.Identitatea primei sale soții nu este cunoscută.
Kader mi?Rezultatul?
Kaderin Eli: Aşkın sillesi saldırısıdır.Liu răspunde că Iubirea este secretul puterii ei.
Bu kaderdir.Acesta-i viitorul!
Galaksinin kaderi onların elinde.Gardienii Galaxiei Vol.
Konak, kaderine terkedildi.Un blocaj renal i-a pecetluit soarta.
Oyuncu, Kader Bağlayıcısı için kendi büyülerini yapabilir.Bilet vrea să îi predea succesorului său puterile sale magice.
Kadrus asla zengin olamaz, bir han açar ve kaderi onu kötü işlere sürükler.Lăzărescu nu a avut niciodată nevoie să devină membru, capacitățile sale făcând din el un om indispensabil.
Bu ikilemli kadın sadece kendi kaderini belirlemekle kalmamaktadır, bunun yanı sıra onunkini de bilmektedir.Omul acesta n-a cunoscut decât porunca inimii lui.
Ayrıca kader fikri Sergüzeşt romanında çok öne çıkmaktadır.De asemenea, el a anticipat o mare parte din punctul de vedere al așteptărilor raționale în economie.
Kadere razı gelmektense ölmeyi tercih ederim.Prefer să mor decât să mă împac cu destinul meu.
Roma'nın kaderi dünyayı fethetmekti.Destinul Romei a fost de a cuceri lumea.

İlgili Sayfalar