Claire'in de yardımıyla kendi kaderiyle ilgili birtakım olasılıkları keşfetmeye başlar.Cher beseft dat ze misschien haar prioriteiten iets moet verleggen...
Bu onlar için kaderin hoş bir rastlantısı olacaktır...Dit zou echter het laatste hitparadesucces van de groep zijn.
Kendi kaderini belirlemelisin.Je moet je eigen lot kiezen.
Kaderim sizin ellerinizde.Mijn noodlot ligt in uw handen.
Biçilmiş hayatlara gecede karşı konur; kaderler gecede değiştirilir.Prawdziwe to takie, które po rozczesaniu potrafią w noc, na powrót się zawiązać.
"Kan: Tanrı, Genler ve Kader".Bóg, geny i przeznaczenie.
Galaksinin kaderi onların elinde.Przejmuje władze w galaktyce.
Kader mi?Przeznaczenie.
Bu geri dönüş, serinin de kaderini değiştirdi.Nieświadomi, zmieniliśmy losy twoje.
Sanki oğlunun kaderini bilmektedir.Cieszy się ze szczęścia syna.
Sonra kader bu iki mutsuz insanı karşılaştırır.Późniejsze wydarzenia doprowadzają do rozstania się tej dwójki.
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!Zajął się duszpasterstwem prostych ludzi, miejskiej biedoty.
Aynı zamanda Sinan Bolat kupanın kaderini de belirledi.Podczas urodzin Penny tak też podpisała tort.
Türklerin de kendi millî kaderlerini düşünmesi saati çalmıştır.Chcą także, by sami Ukraińcy powinni rozliczyć się ze swoją przeszłością.
Burada bu kez yılan kendi kaderini anlatmaya koyulur.Wyjaśniono mu tym razem poprzednie przepowiednie.
Ve değişmez kader.Nie zmienił przeznaczenia.
Kaderi yeşil ninja ile karşılaşmaktır.W finale zmierzyli się z zespołem NK Rijeka.
Fakat, gösterişli Long Island'ın kaderine etki yaptı.Ten wypadek zmienia dostatnie życie mieszkańców Long Island.
Ta ki kader onları bir gün tekrar bir araya getirene dek.Po latach przypadek sprawia, że spotkają się ponownie.
Bugün kendi kaderine terk edilen kale yıkık durumundadırObecnie opuszczony popada w ruinę.
Hükümetin değişmesi Fransa'nın kaderini değiştirmedi.Zmiana systemu rządów nie rozwiązała żadnego z dotychczasowych problemów kraju.
Bu aşamadan sonra kaderinin ne olduğu bilinmiyor.Od tego momentu jej losy są nieznane.
Kendi korkunç kaderlerini kabullenmişlerdir (Radames: Morir!Słuchasz na Własne Ryzyko (feat.
Kader mi?Framtiden?
ISBN 978-2-7089-4441-1 "Un destin pour la France" (Fransa'nın Kaderi), Fayard, Ocak 2012.ISBN 978-2-7089-4441-1 Un destin pour la France ("Ett öde åt Frankrike"), Fayard, januari 2012.
Galaksinin kaderi onların elinde.Klonkriget rasar i galaxen.
Zâten o zamanlar Kadercilik aristokrat kesim tarafından kabul görüyordu.De i sin tur blev sedan uppköpta av Aristospel.
Lukianos'in kaderciliğin saçmalığını ortaya koyuşu.Lukianos demonstrerar fatalismens absurditet.
Çocuk doğduğunda kaderini belirler.Redan vid födseln är hans öde bestämt.
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!Målgruppen var lekmän, de "andligen fattiga".
Kaderimsin Söz Veriyorum Dur Dinle Sevgilim Ne Bilirdim ki?Vad livet har att ge Du ska veta Är du min älskling än?
Ta ki kader onları bir gün tekrar bir araya getirene dek.Efter en tid lyckas de få mannen att komma till sans igen.
Tüm erkeklerin kaderi olduğu gibi biz, yakında tekrar buluşacağız.När alla stånd svarat på punkterna skulle de samlas på samma sätt igen.
Kurtulan Gürcüler, diğer Sovyet işbirlikçileriyle aynı kaderi paylaşmaktan korkuyorlardı.Rädslan var stor att Finlands skulle gå samma öde till mötes som de övriga länderna i Sovjets intressesfär.
Bu haliyle ilçe merkezi ve köyleri uzun bir süre kendi kaderine terk edilmiştir.Städernas namn och plats glömdes med tiden.
Kendisinin kaderi halen meçhuldür.Hon sörjer sitt öde.
Belgrad kuşatması "Hristiyanlığın kaderini belirlemiştir".Облога Белграда була охарактеризована як така, що «вирішила долю християнства».
Kaderim nerede bilen var mı?А ти знаєш, де живе вибір?
Galaksinin kaderi onların elinde.Конфлікти в галактиці тривають.
Sanki oğlunun kaderini bilmektedir.Саме ви визначаєте майбутнє своєї дитини.
Kadere inancı vardır.Існують ступені впевненості.
Krallığın geri kalanının kaderini bu belirleyecektir.У цьому становищі вирішальною виявилася позиція короля.
Kader mi?Добромірка ?
3 Kaderin Yükselişi (The Hunters Vol.Коперника 1-Вулиця Вороного), пасаж Феллерів (вул.
Nakarat kısmı "Gel aşk bizimle anılsın, kaderimiz yeniden yazılsın.Amor fati: нехай це буде відтепер моєю любов'ю!
Ama kader June’a azıcık farklı bir el dağıtmıştır.Доля обдарувала Павла рідкісною пам'яттю.
Ta ki kader onları bir gün tekrar bir araya getirene dek.Через деякий час доля знову зводить їх разом.
Ve değişmez kader.Незмінним гол.
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!Всі зазіхали на її багатства, працелюбний народ.
Kaderimsin Söz Veriyorum Dur Dinle Sevgilim Ne Bilirdim ki?Другий сміло промовив на те: Я на муки готовий: За свій край і за діло святе, Але хто Ви?
O, bizim kaderimiz.Це наша доля.
Kader bana gülümsedi.Доля посміхнулася мені.
Kaderi aldatamazsın.Долю не обдуриш.
Petro Petrovich Sokalsky'nin Ukraynaca metinleri üzerine ilk operalarının kaderi böyleydi.Такою була доля перших опер на українські тексти Петра Петровича Сокальського.
Ve değişmez kader.Změnil osud.
David de Elise'i hastanede onu kötü kaderden korumak için terk eder.David ji pak v nemocnici opustí, aby je ochránil od osudu, který Thompson popsal.
Evrenin kaderi, yoğunluğu tarafından belirlenir.Osud vesmíru závisí na jeho hustotě.
Galaksinin kaderi onların elinde.Nyní je galaxie v obležení.
Benim kaderimi bilemezler.Jejich osud není znám.
Bu aşamadan sonra kaderinin ne olduğu bilinmiyor.Od té doby je jeho osud neznámý.