kadeh ile cümle

kadeh kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.Alzerò il calice della salvezza e invocherò il nome del Signore
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.A szabadulásért való poharat felemelem, és az Úrnak nevét hívom segítségül.
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.Ich will den Kelch des Heils nehmen und des HERRN Namen predigen.
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.Ik zal overal vertellen dat H!j mij heeft bevrijd. Ik zal met eerbied spreken over de naam van de HERE.
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.Jag vill taga frälsningens bägare och åkalla HERRENS namn.
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.Jeg vil løfte Frelsens Bæger og påkalde HERRENs Navn.
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.Jeg vil løfte frelsens beger og påkalle Herrens navn.
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.J`élèverai la coupe des délivrances, Et j`invoquerai le nom de l`Éternel;
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.Kalich mnohého spasení vezmu, a jméno Hospodinovo vzývati budu.
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.Kelih obilega zveličanja primem in klical bom ime GOSPODOVO;
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.Kielich obfitego zbawienia wezmę, a imienia Pańskiego wzywać będę,
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.내가 구원의 잔을 들고 여호와의 이름을 부르며
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.Minä kohotan pelastuksen maljan ja huudan avukseni Herran nimeä.
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.Tôi sẽ cầm cái chén cứu rỗi, Mà cầu khẩn danh Ðức Giê-hô-va
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.Tôi sẽ cầm cái chén cứu_rỗi , Mà cầu_khẩn danh Ðức_Giê - hô-va
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.Tomarei o cálice da salvação, e invocarei o nome do Senhor.
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.Vezmem kalich mnohonásobného spasenia a budem vzývať meno Hospodinovo.
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.Voi înălţa paharul izbăvirilor, şi voi chema Numele Domnului;
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.θελω λαβει το ποτηριον της σωτηριας και θελω επικαλεσθη το ονομα του Κυριου.
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.כוס ישועות אשא ובשם יהוה אקרא׃
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.‎كاس الخلاص اتناول وباسم الرب ادعو‎.
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.我 要 舉 起 救 恩 的 杯 、 稱 揚 耶 和 華 的 名
Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım.我 要 舉起 救恩 的 杯 、 稱揚 耶和華 的 名
Neden kadeh kaldırmıyoruz?Miért nem koccintunk?
Neden kadeh kaldırmıyoruz?Ας κάνουμε πρόποση!
Neden kadeh kaldırmıyoruz?لنقم بنخب
Ne için kadeh kaldırsak?Mire koccintsunk?
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Er hob sein Glas und leerte es fieberhaft, mit Blick auf die Tatsache, dass es hatte nichts drin.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Felvette poharát, és lecsapolták it lázasan, kilátással a tény, hogy nem semmi benne.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.그는 유리를 집어서 feverishly 그것을 탈진, 사실을 바라보는 그게 아무것도 거기에 않았다.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Hän otti lasinsa ja vieneet kuumeisesti, overlooking että se ei ollut mitään siihen.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Han tog sit glas og drak det febrilsk, med udsigt over det faktum, at det havde ikke noget i det.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Han tog sitt glas och tömde den feberaktigt, med utsikt över det faktum att det hade inte något i det.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Hij pakte zijn glas en dronk het koortsachtig, met uitzicht op het feit dat het had niet iets in.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Il prit son verre et le vida fébrilement, donnant sur le fait qu'il avait pas quelque chose en elle.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Luă paharul şi drenat it febril, cu vedere faptul că nu au avut nimic în ea.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Pobral je kozarec in ga odcejene vročično, s pogledom na dejstvo, da ni nič v njem.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Podniósł szkła i osuszone go gorączkowo, z widokiem na fakt, że że nie wszystko w nim.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Prese il bicchiere e lo scolò febbrilmente, trascurando il fatto che non aveva nulla in essa.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Zdvihol pohár a vypustiť ju horúčkovito, s výhľadom na skutočnosť, že nemal nič v ňom.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Zvedl sklenici a vypustit ji horečně, s výhledem na skutečnost, že neměl nic v něm.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Πήρε το ποτήρι του και στραγγισμένα it πυρετωδώς, με θέα το γεγονός ότι δεν είχε τίποτα σε αυτό.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Він підняв свою склянку і випив його гарячково, забуваючи про те, що він не все в ньому.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Он поднял свой стакан и осушил его лихорадочно, забывая о том, что он не все в нем.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Той вдигна чашата си и я пресуши трескаво, с изглед към факта, че не е нищо в него.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.انه التقط كأسه والمصفى عليه بشكل محموم ، ويطل على حقيقة أنه لم أي شيء في ذلك.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.その中に何も入力しないでいた。 "私は、バーティを行っています!"と彼は言った。彼はガラスで別の挑戦していた。
- Ona kadeh kaldıralım!- Koccintsunk rá!
- Ona kadeh kaldıralım!Στην υγειά μας!
"O son kadehi içmeyecektik".그 세번째 잔을 마시지 말걸 그랬어
"O son kadehi içmeyecektik"."Nie powinniśmy byli pić tej trzeciej kolejki", czy coś w tym guście.
"O son kadehi içmeyecektik"."On n'aurait pas dû boire ce troisième coup."
"O son kadehi içmeyecektik"."Wir hätten diesen dritten Kurzen nicht trinken sollen", oder sowas in der Art.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Các kinh tuyến song song cách thô bạo pecked vào thủy tinh, bao quanh các footpads ly.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Meridiane paralel grosolan ciugulit în sticlă, cupe înconjoară aceste footpads ".
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Meridiani paralleli bruscamente beccato nel bicchiere, calici circondano questi briganti '.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Meridianos paralelos groseramente picoteaban en el vidrio, rodean copas de estos bandoleros.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Meridianos paralelos rudemente pecked no copo, coloque essas taças footpads '.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Meridian paralel kasar mematuk ke dalam gelas, gelas surround ini bajing loncat '.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.병렬 meridians가 난폭하게 유리로 pecked이 footpads 'goblets는 서라운드.

İlgili Sayfalar