Onun altıya kadar burada olmasını rica ettim.I asked him to be here by six.
Ona platforma kadar bagajımı taşıttım.I had him carry my luggage to the platform.
Bugüne kadar ona yazmayı erteledim.I have put off writing to him till today.
Onun okuduğunun iki katı kadar kitap okudum.I have read twice as many books as he has.
Onu odasına kadar izledim.I followed him into his room.
Onun sahip olduğu kadar çok param yok.I don't have as much money as he does.
O gelene kadar burada bekliyorum.I wait here until she comes.
Onu ne kadar uzun süre dinlersem, onu o kadar az severim.The longer I listen to her, the less I like her.
Ona saat dokuza kadar evde olmasını söyledim.I told her to be home by nine.
Ona, dokuza kadar gelmesini tavsiye ettim.I advised her to come by 9:00.
Onu yakalamak için mümkün olduğu kadar hızlı koştum.I ran as fast as possible to catch up with her.
Ona yetişmek için koşabildiğim kadar hızlı koştum.I ran as fast as I could to catch up with her.
Onu odaya kadar izledim.I followed her into the room.
Onun sahip olduğunun üç katı kadar çok sayıda kitabım var.I have three times as many books as she has.
Kızgın olduğum kadar çok üzgün değildim.I was more angry than sad.
Çalışmaya devam edemeyecek kadar yorgundum.I was too tired to go on working.
O kadar meşgulüm ki okumak için zamanım yok.I am so busy that I have no time to read.
Genellikle saat 06:00 ya kadar eve varırım.I usually get home by six o'clock.
Babam kadar uzun boyluyum.I'm as tall as my father.
Ben fizikle zerre kadar ilgilenmiyorum.I'm not in the least interested in physics.
Annem kadar erken kalkmam.I don't get up as early as my mother.
Annem kadar iyi yemek pişiremem.I cannot cook as well as my mother does.
Ben ona yardım edemeyecek kadar çok meşgulüm.I'm too busy to help him.
Her gün dokuzdan beşe kadar çalışırım.I work from nine to five every day.
Yarın sabah elimden geldiği kadar erken kalkmak zorundayım.I must get up as early as I can tomorrow morning.
Bu mektubu yarına kadar Fransızcaya çevirmeliyim.I must put this letter into French by tomorrow.
Yarına kadar işi bitirmeliyim.I have to get through with the work by tomorrow.
Gece geç saatlere kadar uyumamaya alışkınım.I am used to sitting up late at night.
Gece geç saatlere kadar uyanık kalmaya alışkınım.I'm used to staying up late at night.
Gece geç saatlere kadar yatmamaya alışkınım.I am used to staying up till late at night.
Gece geç saatlere kadar çalıştım.I worked far into the night.
Ben kocamı gece yarısı sonrasına kadar bekledim.I waited for my husband till after midnight.
Arkadaşımı istasyona kadar uğurladım.I saw my friend to the station.
İstasyona kadar arkadaşıma refakat ettim.I saw my friend to the station.
Postaneye kadar gittim.I went as far as the post office.
Gelecek ayın sonuna kadar altı yıldır İngilizce okuyor olacağım.I will have been studying English for six years by the end of next month.
Gelecek hafta ne kadar para harcayacağımı hesaplamalıyım.I must calculate how much money I'll spend next week.
Önümüzdeki çarşambaya kadar raporumu teslim etmem gerekiyor.I have to hand in my report by next Wednesday.
Gelecek haftaya kadar işi bitirmiş olacağım.I will have finished the work by next week.
Anne babam eve gelene kadar yemek yemekten kaçındım.I refused to eat until my parents came home.
Kyoto'ya kadar trenle gittim.I went as far as Kyoto by train.
Treni yakalamak için koşabildiğim kadar hızlı koştum.I ran as fast as I could to catch the train.
O bana saat altıya kadar işi bitirmem gerektiğini söyledi.He told me that I must finish the work by six.
Keşke onun yüzebildiği kadar yüzebilsem.I wish I could swim as far as he can.
Kan davamız çocukluğumuza kadar uzanır.Our feud traces back to our childhood.
Bizim tren saat sekizde Osaka'dan ayrıldı, on bire kadar Tokyo'ya varacak.Our train left Osaka at 8:00, arriving in Tokyo by 11:00.
Biz dokuzdan beşe kadar çalışırız.We work from nine to five.
Üstün düşman saldırılarına karşı ne kadar dayanabiliriz?How long can we hold out against the superior enemy attacks?
O kadar geç kalması için hangi nedeni gösterdi?What reason did he give for being so late?
Hepimiz gece geç saatlere kadar çalışmaya alışığız.We are all accustomed to working late at night.
Bütün şehri görecek kadar yükseğe tırmandık.We climbed high enough to see the whole city.
Kayıpları mümkün olduğu kadar tam olarak tahmin ettik.We estimated the losses as exactly as possible.
Zirveye ulaşıncaya kadar tırmanarak çıktık.We climbed on, till we got to the top.
Tokyo'dan Sapporo'ya kadar bir uçağa bindik.We took a plane from Tokyo to Sapporo.
Hepimiz tükenene kadar saatlerce müzik eşliğinde dans ettik.We danced to the music for hours until we were all exhausted.
O kadar çok işimiz var ki alabileceğimiz her türlü yardımı kabul ederiz.We are so busy we'd take any help we could get.
O kadar yoğunuz ki alabileceğimiz herhangi bir yardımı alırız.We are so busy we'd take any help we could get.
Lütfen elinden geldiği kadar kısa zamanda cevap verir misin?Would you please answer as soon as you can?
Oyunun sonuna kadar kalalım.Let's stay until the end of the game.
Oyun gelecek haftaya kadar ertelendi.The game was put off until next week.