Ana içeriğe geç
Sözlük

kadar ile cümle

kadar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Babam, emekli olana kadar neredeyse 30 yıl boyunca çalışmış olacak.By the time he retires, my father will have worked for almost thirty years.
Odam seninkinin iki katı kadar büyük.My room is twice as large as yours.
Üç yıl içinde kızımın ne kadar uzun olacağını düşünüyorsun?How tall do you think my daughter will be in three years?
Arkadaşım Tom benim sahip olduğumun iki katı kadar çok sayıda pula sahip.My friend Tom has twice as many stamps as I do.
Arkadaşım şimdiye kadar buraya varmalıydı.My friend ought to have arrived here by now.
Anladığım kadarıyla, bu iki deneyin ortak faktörleri yok.In my understanding, those two experiments do not have common factors.
Tom bana ebeveynlerimin ayrılmadan önce ne kadar süredir evli olduklarını sordu.Tom asked me how long my parents had been married before they separated.
Oyunu başından sonuna kadar izledim.I watched the game from beginning to end.
O zamana kadar hiç panda görmemiştim.I had never seen a panda till that time.
Ben onun harika güzelliğini reddedecek kadar aptal değilim.I am not so stupid as to deny its great beauty.
Sık sık gece geç saatlere kadar yatmam.I often stay up all night.
Seyahatimi Sendai'den Aomori'ye kadar genişlettim.From Sendai I extended my journey to Aomori.
Onun bu işi bu kadar kısa bir süre içinde bitirebileceğini ummuyorduk.We did not expect him to finish the task in so short a time.
Bunun şimdiye kadar onların önerdiği tüm planların en iyisi olduğuna inanıyorum.I believe this is by far the best of all the plans they proposed.
Beşe kadar döneceğini sanmıyorum.I don't think she will come back by five.
Tırmanamayacak kadar çok yorgunum.I am too tired to climb.
10:00'a kadar onu bekledim.I waited up for him until ten o'clock.
Ben, saat ona kadar onu bekledim.I waited for him till ten.
Saat on bire kadar kendimi yatakta yatarken göremiyorum.I can't see myself lying in bed until eleven o'clock.
200'e kadar saydım.I counted up to 200.
İşi saat dörde kadar bitirmek zorundayım.I have to finish the work by four o'clock.
İşi dörde kadar bitirmek zorundayım.I have to finish the work by four o'clock.
Saat dörde kadar işi bitirmem gerekiyor.I have to finish the work by four o'clock.
Beşe kadar bu işi bitireceğim.I will finish this work by 5 o'clock.
Beşe kadar geri gelmem şartıyla oraya gitmeme izin verildi.I was allowed to go there on condition that I came back by five o'clock.
Altı yaşına kadar Osaka'da yaşadım.I lived in Osaka until I was six.
Saat altıya kadar orada kalacağım.I'll stay there till six o'clock.
Saat altıya kadar eve geleceğim.I'll come home by six o'clock.
Sekizden on bire kadar eğitim görüyorum.I study from eight to eleven.
Saat sekize kadar işi bitirmiş olacağım.I will have finished the work by eight o'clock.
Saat dokuza kadar ev ödevimi bitireceğim.I will finish my homework by nine.
Öbür güne kadar burada kalacağım.I am going to stay here till the day after tomorrow.
Yarına kadar bu denemeyi bitirmeliyim.I've got to finish this essay by tomorrow.
Ben de senin kadar şiir yazmayla ilgileniyorum.I am as interested in writing poems as you are.
Ben sizin kadar uzun boyluyum.I'm as tall as you.
Senin sahip olduğunun on katı kadar çok kitaba sahibim.I have ten times as many books as you have.
Senin üç katın kadar param var.I have three times as much money as you.
Senin sahip olduğunun üç katı kadar çok paraya sahibim.I have three times as much money as you.
Bir yere kadar seni anlayabilirim.I can understand you to some extent.
Senin kadar hızlı koşamam.I can't run as fast as you.
Ben senin kadar hızlı koşamam.I can't run as fast as you.
Ben senin kadar uzun değilim.I'm not as tall as you.
Ben senin kadar müziğe çok düşkün değilim.I am not so fond of music as you are.
Daha fazla yürüyemeyecek kadar yorgundum.I was too tired to walk any more.
O kadar meşgulüm ki televizyon izlemem.I am so busy that I don't watch TV.
Ev ödevimi yapamayacak kadar çok uykuluyum.I'm too sleepy to do my homework.
Yürüyemeyecek kadar çok yorgunum.I'm too tired to walk.
Koşamayacak kadar çok yorgunum.I am too tired to run.
Belirli bir dereceye kadar Fransızcayı anlayabilirim.I can understand French to a certain extent.
Param bitinceye kadar burada kalmayı planlıyorum.I plan to stay here until my money gives out.
Gördüğüm kadarıyla çok hassas bir durumdayım.I find myself in a rather delicate situation.
Onun gözlerine bakamayacak kadar çok utandım.I was too embarrassed to look her in the eye.
Tartışmayacak kadar akıllıyım.I know better than to quarrel.
Bunun üç katı kadar büyük bir kutu istiyorum.I want a box three times as large as this.
Bu işin beşe kadar bitirilmesini istiyorum.I want this work finished by five.
Ben önümüzdeki Perşembe gününe kadar bu işi istiyorum.I want this work done by next Thursday.
Bu olayı sonsuza kadar hatırlayacağım.I'll remember this incident for good.
Ben yorgunun olabildiği kadar yorgunum.I'm as tired as tired can be.
Bu üniversiteye girinceye kadar onunla tanışmadım.It was not until I entered this university that I got acquainted with her.
Bir yere kadar bu problemi anlayabilirim.I can understand this problem to some extent.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod