Kanada'da ne kadar süre kaldın?How long did you stay in Canada?
O kadar düşük sesle konuşuyorsun ki ne dediğini tam olarak duyamıyorum.You speak so softly that I cannot quite hear what you say.
O kadar çok sigara içmesen iyi olur.You had better not smoke so much.
Ne kadar çok kitap okursan o kadar çok bilirsin.The more books you read, the more you'll know.
O kadar erken kalkmana gerek yok.You don't have to get up so early.
Bu kadar çok çalışmak zorunda değilsiniz.You don't have to work so hard.
Böyle bir şey yapmayacak kadar akıllı olmalısın.You ought to know better than to do such a thing.
İz kapanana kadar sigara içmekten kaçınmanız isteniyor.You are asked to refrain from smoking until the sign is switched off.
Ne kadar süredir Judy'yi tanıyorsun?How long have you known Judy?
Ne kadar süredir meşgulsün?How long have you been busy?
Ne kadar süredir Sanda'da yaşamaktasın?How long have you lived in Sanda?
Dokuza kadar geri dönmelisin.You should be back by 9 o'clock.
Raporunu gelecek cumartesiye kadar teslim etmelisin.You should turn in your paper by next Saturday.
Ben senin iyiliğin için ne kadar teşekkür etsem azdır.I can't thank you enough for your kindness.
Boyunuz ne kadar, ve kilonuz ne kadar?How tall are you, and how much do you weigh?
Senin araban bunun üç katı kadar büyük.Your car is three times as big as this one.
Evinden buraya trenle gelmen ne kadar zamanını alır?How long does it take you to get here from your house by train?
Senin İngilizcen bu sınıfta olamayacağın kadar çok iyi.Your English is too good to be in this class.
En küçük erkek kardeşinin boyu ne kadar?How tall is your youngest brother?
Seni görünceye kadar güçlükle bekleyebiliyorum.I can hardly wait till I see you.
Size ne kadar ödeme yapacağımız, yeteneğinize bağlıdır.How much we pay you depends on your skill.
Sen ve Jane ne kadar süredir evlisiniz?How long have you and Jane been married?
Sen gidinceye kadar onu muhafaza edeceğiz.We will keep it for you until you leave.
Benim için gelene kadar benim beklememi ister misiniz?Do you want me to wait until you come for me?
Senin bu kadar hasta olduğunun farkında değildim.I wasn't aware that you were so ill.
Siz işi bitirinceye kadar bekleyeceğim.I'll wait until you finish the work.
O okulda öğretmekten vazgeçtiğinden beri ne kadar süre oldu?How long has it been since you gave up teaching at that school?
Bunu bitirmek için ne kadar zamanımız var?How much time do we have to finish this?
Bunu ne kadar zamanda bitirmek zorundayız?How much time do we have to finish this?
Bildiğim kadarıyla böyle bir sözcük yok.So far as I know, there is no such word.
O, tehlikeden korkmayacak kadar aptaldır.He is too dumb to fear danger.
O hâlâ her zaman ki kadar soğuk.It is still as cold as ever.
Oh, ne kadar naziksin!Oh, how kind you are!
A'dan B'ye gitmek ne kadar zaman sürer?How much time does it take to get from A to B?
A, B'nin 5 katı kadar uzundur.A is 5 times as long as B.
Dokuza kadar evde olmalısın.You have to be home by nine o'clock.
Dokuza kadar geri döneceğim.I will be back by nine.
Dokuza kadar oraya varmalıyım.I must get there by 9 o'clock.
Dokuza kadar dönmedi.He did not come back until nine o'clock.
Az sayıda kişi doksan yaşına kadar yaşar.Few people live to be ninety years old.
O, saat sekizde başladığı için, şimdiye kadar orada olmalı.Since he started at eight, he ought to be there by now.
7:30'a kadar kalkmak zorunda olduğunu düşündüm.I thought you had to get up by 7:30.
Saat yediye kadar orada olmalıyım.I have to be there by 7:00.
Saat yediye kadar eve dönmek zorundayım.I have to be back home by seven.
Lütfen 7'ye kadar lobiye gel.Please come to the lobby by 7 o'clock.
Yediye kadar burada takılabilir miyim?Can I hang out here till seven?
Ben saat yedide işi bitirene kadar beni beklemeni istiyorum.I want you to wait for me until I get through with work at 7.
Yedi ya da sekize kadar döneceğim.I'll be back by seven or eight o'clock.
6:30'a kadar eve gel.Come home by 6:30.
6:30 a kadar akşam yemeği hazır olacak.Dinner will be ready by six-thirty.
Saat altıya kadar bekleyelim.Let's wait until six o'clock.
Altıya kadar bekleyin.Wait till six.
06:00 ya kadar başlayamam.I cannot start till six o'clock.
Saat altıya kadar bir şekilde onu yaptırmalıyım.I must have it done somehow by six.
Ben saat altıya kadar Tom'u bekliyor olacağım.I'll be waiting for Tom until 6 o'clock.
Altıya kadar Tom'u bekliyor olacağım.I'll be waiting for Tom until 6 o'clock.
Beşe kadar burada olmalısın.You must be here by five.
Saat beşe kadar mutlaka burada olun.Be sure to come here by five.
O, beşe kadar dönecek.He'll be back by five o'clock.
Beşe kadar evde olmak istiyorum.I'd like to get home by five.