Ne kadar yükseğe sıçrayabilirsin?How high can you jump?
Siz ne kadar yükseğe sıçrayabilirsiniz?How high can you jump?
Ne kadar uzunsun?How tall are you?
Boyun ne kadar?How tall are you?
Mümkün olduğu kadar kısa sürede eve gitsen iyi olur.You'd better go home as soon as possible.
Bu kadar acele etmene gerek yoktu.You need not have hurried so much.
Kitaba bu kadar çabuk göz atamayacaksın.You will not be able to go through the book so quickly.
Öbür güne kadar bu ev ödevini bitirtmelisin.You must get this homework finished by the day after tomorrow.
Bunu anlayacak kadar yaşlısın.You are old enough to understand this.
Bu kompozisyonu yarın öğleye kadar yazdıracaksın, değil mi?You'll have this composition written by noon tomorrow, won't you?
Buradan Tokyo'ya arabayla ne kadar sürdü?How long did it take you to drive from here to Tokyo?
Sen kız kardeşin kadar erken kalkmazsın.You don't get up as early as your sister.
Her zaman bir arı kadar meşgulsün.You are always as busy as a bee.
Ne kadar zamandır Kobe'de yaşıyorsun, o halde?How long have you been living in Kobe, then?
Ne kadar para istiyorsun?How much money do you want?
Bu kadar çok dondurma yememeliydin.You shouldn't have eaten so much ice cream.
Televizyon kulesinin ne kadar yüksek olduğunu biliyor musunuz?Do you know how high the television tower is?
5:00'e kadar gelmeniz bekleniyor.You are expected to come by 5:00.
Kız kardeşin ne kadar güzel!How pretty your sister is!
Senin kitabın benimkinin boyutunun iki katı kadar.Your book is double the size of mine.
Senin odan benimkinin boyutunun iki katı kadar.Your room is twice the size of mine.
Açıklamanız inandırıcı olmayacak; o gerçek olamayacak kadar imkansız.Your explanation won't wash; it's too improbable to be true.
Geliriniz yaklaşık olarak benimkinin iki katı kadar büyük.Your income is about twice as large as mine.
Gelirin, benimkinin yaklaşık iki katı kadar büyük.Your income is about twice as large as mine is.
Beni arabanızla gideceğim yere kadar götürün.Give me a lift in your car.
Beni arabanızla gittiğiniz yere kadar götürün.Give me a lift in your car.
Senin şehrin nüfusu benim kasabanınkinin yaklaşık beş katı kadar büyüktür.The population of your city is about five times as large as that of my town.
Senin evin parka ne kadar uzakta?How far is it from your house to the park?
Kız kardeşin sanki bir prenses kadar asil görünüyor.Your sister looks as noble as if she were a princess.
Umarım farkı görecek kadar beynin vardır.I hope you have brains enough to see the difference.
Senin kadar ben de suçlanacağım.I as well as you am to blame.
Dün senin kadar ben de okula geç kaldım.I as well as you was late for school yesterday.
Hepinize yetecek kadar ekmek var.There is enough bread for all of you.
Onlar gelinceye kadar başlamasan iyi olur.You had better not start until they arrive.
Büyüyünceye kadar sigara içmemelisin.You must not smoke till you grow up.
Ödevlerini Pazartesiye kadar teslim edeceksin.You are to hand in your assignments by Monday.
Sen bana söyleyene kadar ben bu belgenin önemini farketmemiştim.I hadn't recognized the importance of this document until you told me about it.
Satın almayı planladığın araba ne kadar?How much is the car you are planning to buy?
Sen mektubu yazıncaya kadar bekleyeceğim.I will wait till you have written the letter.
Düşündüğün kadar çok paraya sahip değilim.I don't have as much money as you think.
Düşündüğün kadar çok param yok.I don't have as much money as you think.
Ev ödevini bitirinceye kadar bekleyeceğim.I will wait until you have finished your homework.
Sen geri dönünceye kadar burada bekleyeceğim.I'll stay here till you get back.
Sen dönünceye kadar burada kalacağım.I'll stay here till you get back.
Senden bu kadar iyi bir hediye beklememiştim.I didn't expect such a nice present from you.
Kitaplara ne kadar harcadığını tahmin etmeye çalış.Try to estimate how much you spent on books.
Bu kadar çok para harcamanız acayip.It is outrageous that you should spend so much money.
O kadar kısa sürede buraya varmanı beklemiyordum.I didn't expect you to get here so soon.
Burada istediğin kadar kalabilirsin.You may stay here as long as you like.
Bitap düşene kadar benimle konuşabilirsin ama beni asla ikna edemeyeceksin.You can talk until you're blue in the face, but you'll never convince me.
İstediğin kadar gül; ben sonuna kadar planıma sadık kalacağım.Laugh as much as you like; I'll stick to my plan to the bitter end.
Sana yetişemeyeceğim kadar çok hızlı yürüyorsun.You walk too fast for me to keep up with you.
Sen hiç Fuji Dağı'nı gördün mü? O, kelimelerle ifade edilemeyecek kadar güzel.Have you ever seen Mt. Fuji? It is beautiful beyond description.
Bir ayı ne kadar süre uyur?How long does a bear sleep?
Ne kadar sürede ayakkabılarımı tamir ettirebilirim?How soon can I have my shoes mended?
Size havaalanına kadar eşlik edebilir miyim?May I accompany you to the airport?
Havaalanına gitmek ne kadara mal olacak?How much will it cost to get to the airport?
Havaalanına ne kadar uzaklıkta?How far is it to the airport?
Havaalanına gitmenin ne kadar süreceğini düşünüyorsunuz?How long do you think it will take to go to the airport?
Havaalanına kadar size eşlik edeceğim.I'll accompany you to the airport.