Bu sonuna kadar asla gitmez.This is never going to end.
Bu şimdiye kadar söylediğim en aptalca şey.That's the stupidest thing I've ever said.
Her şeyi açıklamam sonsuza kadar sürer.It would take forever for me to explain everything.
Şimdi ona söyleyemem. Artık o kadar basit değil.I can't tell her now. It's not that simple anymore.
Ne kadar kaldın?How long did you stay?
Bir çözüm buldum. Fakat o kadar hızlı buldum ki doğru çözüm olamaz.I found a solution, but I found it so fast that it can't be the right solution.
O kadar uzun beklemek istemiyorum.I don't want to wait that long.
Çok geç saatlere kadar seni ayakta tutan nedir?What keeps you up so late?
Ders 8:30'a kadar başlamaz.Class doesn't begin until eight-thirty.
İstasyona gitmek ne kadar sürer?How long does it take to get to the station?
"Hamlet"'in şimdiye kadar yazılan en ilginç oyun olduğu söylenilmektedir.It is said that "Hamlet" is the most interesting play ever written.
Ne kadar süreceğini merak ediyorum.I wonder how long it's going to take.
Hava o kadar sıcak ki bir arabanın kaputunda yumurta pişirebilirsiniz.It's so hot that you could cook an egg on the hood of a car.
Hayat niçin o kadar acı dolu?Why is life so full of suffering?
O kadar çok işim var ki, bir saat daha kalacağım.I have so much work that I will stay for one more hour.
Konuşulmayacak kadar aptalca olan bir şey şarkı şeklinde söylenir.Anything that is too stupid to be spoken is sung.
Özgürlük her şeyi mümkün olduğu kadar zararsız yapabilmekten oluşur.Liberty consists of being able to make everything as harmless as possible.
Ödevimi yapamayacak kadar tembelim.I'm too lazy to do my homework.
Bu şarkı o kadar acıklı ki gözlerimi yaşarttı.This song is so moving that it brings tears to my eyes.
Her şey yapılana kadar teorik olarak imkansızdır.Everything is theoretically impossible until it's done.
Sadece çok uzağa gitme riskini alanlar birinin ne kadar uzağa gidebileceğini bilecektir.Only those who risk going too far will know how far one can go.
Ne kadar erken olursa, o kadar iyidir.The sooner, the better.
Ne kadar erken o kadar iyiThe sooner, the better.
O, gerçek olamayacak kadar çok iyi.It's too good to be true.
Bu gerçek olamayacak kadar çok iyi.It's too good to be true.
Onun o kadar çok içtiğini bilmiyordum.I didn't know he drank so much.
Fiyatı ne kadar?How much is it?
Ne kadar güzelsin!How beautiful you are!
Sen benim kadar uzunsun.You are as tall as I am.
O, benim kadar çok kitaba sahip.She has as many books as I.
Nasıl oluyor da Japon tarihi hakkında o kadar çok şey biliyorsun?How come you know so much about Japanese history?
Bir bayana yaşının sorulmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.You should know better than to ask a lady her age.
Bir bayana yaşını sormayacak kadar mantıklı olmalısın.You should know better than to ask a lady her age.
Sen iliklerine kadar boşsun.You are idle to the bone.
Eleştiremeyecek kadar çok duyarlısın.You are too sensitive to criticism.
Onun seni ne kadar çok sevdiğinin farkında mısın?Are you aware of how much she loves you?
Kapıya kadar onunla ilgilenmene gerek yoktu.You needn't have seen him to the door.
Onun kadar hızlı yüzebilir misin?Can you swim as fast as he?
Sen iki yaşındayken ona kadar sayamazdın.You could count to ten when you were two.
Sen iki yaşındayken ona kadar sayabiliyordun.You could count to ten when you were two years old.
Sen geç saatlere kadar kalmalıydın.You must have stayed up late.
Siz her zamanki kadar sağlıklı görünüyorsunuz.You look as healthy as ever.
Öğleye kadar bu işi bitirtmelisin.You have to get this work finished by noon.
Hobin için o kadar çok para harcamamalısın.You ought not to have spent so much money on your hobby.
Hobin için bu kadar çok para harcamamalıydın.You ought not to have spent so much money on your hobby.
Biz geri gelene kadar burada kalacaksın.You are to stay here until we come back.
Ne kadar endişeli olduğumu bilmiyorsun.You don't know how worried I am.
Bir çarşaf kadar beyazsın.You are as white as a sheet.
Buraya neden bu kadar erken geldin?What did you come here so early for?
Londra'da ne kadar kalacaksın?How many days will you remain in London?
Kendi ayakların üzerinde duracak kadar yetişkinsin.You are old enough to stand on your own feet.
Sen şimdi kendini geçindirecek kadar yaşlısın.You are now old enough to support yourself.
Ne kadar uzunsun!How tall you are!
Ne kadar naziksiniz!How kind you are!
Ne kadar kabasın!How rude of you!
Ne kadar şanslısın!How lucky you are!
Ne kadar süredir Japonya'dasınız?How long have you been in Japan?
Yurtdışına ne kadar sıklıkla gidersiniz?How often do you go abroad?
Burada ne kadar kalacaksın?How long will you stay here?
Burada ne kadar süre kalacaksın?How long will you stay here?