Ana içeriğe geç
Sözlük

kadar ile cümle

kadar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kapıyı kapatacak kadar nazik ol.Shut the door, will you?
Ama sonuna kadar kalmak zorunda değilsiniz.But you don't have to stay to the end.
David'in isimlerini aklında tutamayacağı kadar kız arkadaşı var.David has so many girlfriends that he can't remember all of their names.
Sana edebildiğim kadar yardım edeceğim.I will help you as far as I can.
Ben elimden geldiği kadar yardımcı olacağım.I will help as much as I can.
İstasyona kadar öyle yapmaya çalış.Try to do so as far as the station.
Benim ilacım hazır olana kadar burada bekleyeceğim.I'll wait here until my medicine is ready.
Okuyabildiğin kadar çok sayıda kitap okumalısın.You should read as many books as you can.
Okuyabildiğin kadar çok sayıda kitap oku.Read as many books as you can.
Gidelim ve görebildiğimiz kadar çok şey görelim.Let's go and see as many things as we can.
Koşabildiğin kadar hızlı koş.Run as fast as you can.
Koşabildiğim kadar hızlı koşarak, arkadaşımla arayı kapatabildim.Running as fast as I could, I was able to catch up with my friend.
Koşabildiği kadar hızlı koştu.She ran as fast as she was able to.
Koşabildiğim kadar hızlı koştum.I ran as quickly as I could.
Mümkün olduğu kadar kısa sürede alt kata gel.Come downstairs as soon as possible.
Kalkabildiğin kadar erken kalk.Get up as early as you can.
Mümkün olduğu kadar kısa sürede onu bana getirmeni istiyorum.I want you to return it to me as soon as possible.
Onu elimden geldiği kadar çabuk bitireceğim.I'll finish it as quickly as I can.
Gelebildiğin kadar kısa zamanda gel.Come as soon as you can.
Mümkün olduğu kadar kısa sürede babanı aramalısın.You should call your father as soon as possible.
Planınızı mümkün olduğu kadar kısa sürede uygulamaya koyun.Put your plan into practice as soon as possible.
Ben bir fare kadar sessiz olacağım.I'll be as quiet as a mouse.
Elinden geldiği kadar onu baharatlı yap.Make it as spicy as you can.
Yapabildiğin kadar yükseğe zıplamayı dene.Try to jump as high as possible.
Yapabildiğiniz kadar sıkı çalışın.Study as hard as you can.
Elinden geldiği kadar çok çalış.Work as hard as you can.
Elinizden geldiği kadar kendinizi açık biçimde ifade edin.Express yourself as clearly as you can.
Mümkünse yarına kadar bu işi yap.Do this work by tomorrow if possible.
Teksas neredeyse Japonya'nın iki katı kadar büyüktür.Texas is nearly twice as large as Japan.
Dick, saat üçe kadar geri gelmek için söz verdi.Dick promised to come back by three o'clock.
Önemsiz şeyler hakkında onunla tartışmayacak kadar akıllıyım.I know better than to quarrel with her about trifles.
Son zamanlara kadar onun hakkında bir şey bilmiyordum.I didn't know about that until quite recently.
Şu kadarcık endişelenmedim.I am not the least bit worried.
Bir çita herhangi bir hayvan kadar hızlı koşar.A cheetah runs as fast as any animal.
Hiç kimse şimdiye kadar böyle bir şey görmedi.No one ever saw such a thing.
O kadar çok sigara içmemeni tercih ederim.I'd rather you didn't smoke so much.
Dışarının ne kadar doğuk olduğu önemli değil, odalar yeterince sıcak.No matter how cold it is outside, the rooms are comfortably heated.
Ne olursa olsun, dokuza kadar burada olmalısın.No matter what happens, you must be here by nine.
Ne kadar meşgul olursa olsun, her gün resim yapar.She paints every day no matter how busy she is.
Ne kadar sürerse sürsün, bu işi bitireceğim.No matter how long it takes, I will finish the job.
Ne kadar sıkı çalışırsan çalış, bir sene veya civarında İngilizcede uzmanlaşamazsın.However hard you may study, you can't master English in a year or so.
Maliyeti ne kadar olursa olsun, milyoner sanat eserini alma konusunda ısrar etti.The millionaire insisted on acquiring the masterpiece no matter how much it cost.
Bu kadar çok taksi olmasaydı daha az sayıda trafik kazası olurdu.If there weren't so many taxis, there would be fewer traffic accidents.
Şimdiye kadar buraya varmalıydılar.So they ought to have arrived here by now.
Hiçbir şey elmas kadar sert değildir.Nothing is as hard as a diamond.
Çoğu kadın makyajlı oldukları kadar genç değil.Most women are not so young as they are painted.
O, yaklaşık ne kadar sürecek.About how long will it take?
O kadar hızlı araba sürmek tehlikelidir.It is dangerous to drive so fast.
Ben bu kadar kısa bir zamanda işi bitiremem.I can't finish the job in so short a time.
Böyle önemli bir şeyi unutacak kadar ne kadar ihmalkarsın!How careless you are to forget such an important thing!
O kadar fazla ödemeye param yetmez.I cannot afford to pay so much.
O böyle bir şey yapmayacak kadar zekidir.He is wise enough not to do such a thing.
Onun o kadar acımasız bir şey yapma yeteneğine sahip olduğunu hiç düşünmemiştim.I never thought he was capable of doing something so cruel.
Bir kitabı bu kadar pahalı alamam.I can't buy a book this expensive.
Böyle bir hata yapacak kadar aptaldı.She was stupid to make such a mistake.
Böyle tehlikeli bir yere gitmeyecek kadar mantıklı olmalısın.You ought to know better than to go to such a dangerous place.
Bu kadar tehlikeli bir yere gitmemeliydin.You shouldn't have gone to such a dangerous place.
Geç saatlere kadar ayakta kalmamalısın.You ought not to stay up so late.
Bu kadar sık geç gelirsen, seni işten kovmak zorunda kalacağım.I'll have to fire you if you come late so often.
Bu kadar sıkı çalışmanın manası ne?What's the sense of working so hard?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kadar ile cümle - Sayfa 10 - kadar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App