kabul etmek ile cümle
kabul etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak o, bebeği kabul etmek istemez.Hun ønsker ikke at have noget med barnet at gøre.
Birçok modern tarihçiler bunun doğru olduğunu kabul etmektedirler.Denne påstand er blevet accepteret af nogle moderne historikere.
Bu, yasadışı geçici hükümette bir pozisyon kabul etmekle aynıdır" diye belirtti.Og jeg synes, vi skylder dem en helt anden behandling fra lovgivningsmagtens side".
Ama bunu kabul etmek istemez.Han ønsker imidlertid ikke å fortelle henne det.
Eğer Sparta yardım etmeyecek olursa Pers taleplerini kabul etmekle tehdit ediyorlardı.Sparta truet med krig dersom kravene ikke ble møtt.
Araştırmacılar mantraların MÖ 1000'li yıllardan daha eski olduğunu kabul etmektedirler.Noen historikere fastholder at skikken er 1000 år gammel.
Selâhaddîn Eyyûbî, fiilen Eyyûbî devletini kurdu; ama hala Zengiler'e bağlı olduğunu kabul etmekte idi.Lalu, Shadow pun tercipta dari bayangannya Gureru dan menyatakan dirinya bahwa mereka itu adalah sama.
22 Mart tarihinde, Litvanya ültimatom koşullarını kabul etmek zorunda kaldı.Lituania terpaksa menerima ultimatum ini pada tanggal 22 Maret.
Günümüz tarihçileri, 100 bin ile 300 bin arasında değişen bir rakamı kabul etmektedirler.Ahli sejarah modern biasanya lebih mempercayai jumlah antara 80,000 hingga 100,000 orang.
Antlaşma, yeni üyeleri kabul etmek için esneklik sağladı.Hiệp ước cung cấp sự linh hoạt để thừa nhận các thành viên mới.
Ama bunu kabul etmek istemez.Cô ấy không hề muốn thừa nhận điều đó.
Karahanlılar ise bu durumu kabul etmek zorunda kaldılar.Cuối cùng, phái đoàn Hungary phải chấp nhận những điều kiện đó.
Kabul etmek lazım!Thú nhận đi!
Ancak Saure bu durumun bir kıtlık hali olmadığını kabul etmektedir.Công sứ Nếu các ngươi hiểu, thì năm nay sẽ không có nạn đói.
Yeon geri çekilmeye ve Yang'ın kale komutanlığını kabul etmek zorunda kaldı.Won Gyun nhanh chóng thế vào vị trí của Đô đốc Yi.
Sonunda ilişkiyi kabul etmek için geldi.Cuối cùng bà cũng chấp nhận quay về.
Ancak her iki terimi de eş anlamlı olarak kabul etmektedir.Cả hai thuật ngữ đều được IUPAC chấp nhận.
Brezilya, bunları kabul etmek zorunda kaldı.朝鮮側はこれを受諾した。
İlk defa Fransa içinde verilen ödül, 2016'dan beri bütün dünyadan gelen adaylıkları kabul etmektedir.第一回フランス授賞式の後、2016年にこの賞は世界全体を対象とするものとなった。
Günümüz tarihçilerinin çoğunluğu bu öneriyi kabul etmektedirler.現在では殆どの学者がこの説を受け入れている。
30 Eylül'de Münih Antlaşmasını kabul etmek zorunda kalmıştır.首相として9月30日、ミュンヘン協定の受託を行った。
Ama bunu kabul etmek istemez.認めるべきではないと思う。
Kral talebi kabul etmek zorunda kalır.王は彼を受け入れることを告げる。
458'de olduğunu kabul etmektedirler.第458話に登場。
Rüşveti ve fiziksel şiddeti kabul etmekten öte adeta teşvik eder.出世のためには賄賂や汚職も厭わない。
Kanada, Irak ve İran HMÖ'yü terörist örgüt olarak kabul etmektedir.一方、カナダ、イラク、イランでは、依然としてテロ組織とみなされている。
AmA Fuzuli'nin aynı adlı eseri yazılınca önemINden kaybettiği kabul etmektedirler.しかし、出渕デザインが本採用されたことで、一緒に書かれていたその名前も正式名として認知されている。
Yarı üyeler tüm beyanı kabul etmek zorunda değildir ancak grupla ortak hedefler paylaşmalıdır.すべてのグロンギが参加資格がある訳ではなく、各集団の実力者が参加資格を有する。
Üniversite, geçmişte bir erkek üniversitesi olup günümüzde kadınları da kabul etmektedir.かつては女子短期大学だったが、現在は男女共学である。
WWE, bu olayı Jericho için iki ayrı saltanat olarak kabul etmektedir.ワートはチェロキー族のために2つの事件で弁論した。
Günümüz tarihçilerinin çoğunluğu bu öneriyi kabul etmektedirler.目前大多数学者已接受这种观点。
Üniversite, geçmişte bir erkek üniversitesi olup günümüzde kadınları da kabul etmektedir.過往是一所男校,近年開始招入女生。
Türkiye Cumhuriyeti, Çin Halk Cumhuriyeti'ni Çin'in tek yasal temsilcisi olarak kabul etmektedir.日本国政府承认中华人民共和国政府是中国的唯一合法政府。
Günümüz tarihçileri, 100 bin ile 300 bin arasında değişen bir rakamı kabul etmektedirler.现代历史学家一般估计其人数在八万到十万间。
İlk defa Fransa içinde verilen ödül, 2016'dan beri bütün dünyadan gelen adaylıkları kabul etmektedir.在举办面向法国的第一届比赛后,参赛范围于2016年扩大至全世界。
Ancak günümüz araştırmacıları en azından 90 metre mesafeden ok atışı yapıldığını kabul etmektedir.有些狙击手可在少于90米的短距离内狙杀目标而不被发现。
458'de olduğunu kabul etmektedirler.858년 정도로 추정된다.
Ancak araştırmacılar 6. yüzyılın ortalarını kabul etmektedirler.그러나 현대 대부분의 학자들은 기원전 6세기에서 4세기로 추측 하고 있다.
Yine de bazı eksikleri olduğunu kabul etmek gerek.하지만 근거가 부족하다고 보는 사람들도 있다.
Fransız kolonilerine yeni anayasayı kabul etmek ile hemen bağımsız olmak arasında bir seçim sunuldu.프랑스의 식민지는 독립을 하거나 새 헌법을 받아들이는 선택을 할 수 있게 되었다.
Hristiyanlığın Mormon mezhebi, Mormon dininin kurucusu Joseph Smith'i peygamber kabul etmektedir.예수 그리스도 후기성도 교회 모르몬 조셉 스미스
Çok korkan George bunu kabul etmek zorunda kalır.בכך נגאל ג'ורג' מהמחויבות ממנה כה פחד.
Narodnikler köy komününü, sosyalizmin embriyosu olarak kabul etmekteydiler.הם ראו את הקומונה הכפרית כחממה לסוציאליזם.
Ancak araştırmacılar 6. yüzyılın ortalarını kabul etmektedirler.את החלק הזה מתארכים חוקרים למאה ה-6 לספירה.
Bazı tarihçiler bu ölüm tarihinin doğru olmadığını kabul etmektedirler.לימים התברר שמידע זה אינו נכון.
Kendini bir "kasıntı" olarak kabul etmektedir.מתארת את עצמה כ"גנובה מהתחת".
Buna karşılık olarak bu ülkeler Avrupa Birliği hukukunun bir bölümünü de olsa kabul etmek durumundadırlar.Като партньори тези страни трябва да приемат част от законодателството на Европейския съюз.
Hatta ana-babaları bile onları kabul etmek istemezler.Дори не уведомява родителите си.
Cafer-i Sadık'a kadar olan İmamları ise Şiiliğin her iki mezhebi de kabul etmektedir.Макар, че били съвсем здрави двете кучета на Кармапа умират в деня на кремацията му. .
Ama onu kabul etmek durumunda değilim (...)I just can't stand it.“ (Не мога да го понеса!
Ama onu kabul etmek durumunda değilim (...)Ne bih sanjao o udovoljavanju (na taj zahtjev).
Kanada, Irak ve İran HMÖ'yü terörist örgüt olarak kabul etmektedir.EU, SAD i Kanada ETA-u smatraju terorističkom organizacijom.
Önceden otonom olan Kuşanlar, I. Şapur'un hükümdarlığını kabul etmek zorunda kaldılar.Gradovi kojima je do tada upravljala Hanza, moraju priznati vlast mjesnih vladara.
Sırplar, "silahsızlandırma anlaşması"nı kabul etmek zorundaydılar.Potonji su zauzeli nakon dogovorenog prekida vatre.
2006 itibarıyla sadece master öğrencileri kabul etmektedir.Od roku 2006 pavilón slúži výhradne pre žiakov 1. stupňa.
Günümüz tarihçilerinin çoğunluğu bu öneriyi kabul etmektedirler.Väčšina skúsených veliteľov sa vyslovila pre prijatie návrhu.
Cereyan eden bu hâdiseler üzerine Olcaytu da Şiîliği terk ederek Sünnîliği kabul etmek zorunda kaldı.Prenasledovaný pre vieru, musel opustiť Uhorsko.
Bazı tarihçiler bu ölüm tarihinin doğru olmadığını kabul etmektedirler.Dejepisci však túto historku nepovažujú za pravdivú.
Dünya çapında 85 üyesi vardır ve her yıl yeni üyeler kabul etmektedirler.Veľmi populárne sú tiež výmenné pobyty medzi entitami. Každý rok sa koná celkom päť kongresov.
Sonunda ilişkiyi kabul etmek için geldi.Nazadnje sta priznala razmerje.