Ana içeriğe geç
Sözlük

kabuk ile cümle

kabuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kıtasal kabuk ise kalın ama daha az yoğundur.Al sudoeste plegamientos, pero menos intensos.
Dünya, kabuk yüklemesindeki değişime nasıl tepki verir?¿Cuál es este motor de cambio que mueve al mundo?
Kabuklu tohumlarına çağdaş Çince'de 白果 (bái guo), "beyaz meyve" denmektedir.En algunas partes de China se conoce actualmente con el nombre de 白果 (bái guǒ), que significa "fruta blanca".
Kabuk onu yavaşlatır.Palante agoniza lentamente.
Soyulan kabuk rulo hâlinde bırakılmayıp düzleştirilir.Hacerlos rotar como una hélice está prohibido.
Bazılarında kabuk görülür.Algunas vienen glaseadas.
Kabuk gençken çatlaksız yaşlıyken çatlaklıdır.Requiere ligera sombra cuando joven.
Kuruyan kozaklar açılarak içlerindeki kabuklu fıstığın çıkması sağlanır.Unos cuantos famosos probarán a cocinar colgados boca abajo.
Gözlerinin üzerinde bulunan iki büyük yüzgeç bir iç kabuk vasıtasıyla desteklenir.Luego, se muestra a las dos mujeres agarradas de la mano con la imagen de una calavera de fondo.
Daha sonra kabukları soyularak bir kabın içinde ezilir.Luego, se cocían en un horno.
Kabuklu yenmesi daha yararlıdır.Son un poco más difíciles de derrotar.
Glyptodontların her birinin kendine özgü osteoderm desen ve kabuk tipi vardır.Cada especie de gliptodontino tenía su particular tipo de patrón de osteodermos y forma del caparazón.
Bu galaksiler, kabuk benzeri bir yapıya sahiptir.Éstas son galaxias con estructuras parecidas a conchas.
Çıkarılabilir bir arka kabuk, cihaza kolay değiştirilebilirlik avantajını sağlar.Un adelanto muy importante que permite sustituir con ventaja las CFL.
"Garajistanbul kabuk değiştiriyor".«El Euskadi cambia de cara».
Türkiye’de kalker kabuklar pek fazla yaygın değildir.En la isla no eran infrecuentes los fusilamientos masivos.
10 Mayıs 2005'te, Takeuchi bir Kabuki aktörü olan Shidō Nakamura ile evlenmiştir.Il 10 maggio 2005, Takeuchi ha sposato Shidō Nakamura, un attore.
Diğer durumlarda ise bu kabuk yapısını S0 galaksinin dış diski ifade edebilir.In altri casi la struttura potrebbe essere il disco esterno di una galassia S0.
Kabuk 60 ile 68 arasında değişen boyutlarda çıktı ve 70'lerin bazıları rapor edildi.Le misure andavano dalla 60 alla 68, con riportate alcune 70.
Gececildir, gün boyunca ağaç kabukları altında gizlenirler.Sono sveglie di notte, mentre di giorno si difendono nei loro nidi.
Nikkei 225 (Japonca: 日経平均株価 Nikkei heikin kabuka 日経225), Tokyo Menkul Kıymetler Borsası'nın borsa endeksidir.Il Nikkei 225 (日経平均株価, 日経225 Nikkei heikin kabuka?) è un segmento della Borsa di Tokyo (TSE).
Kabuk onu yavaşlatır.Si chiude lentamente il sipario.
Kabuk rengi, liflerin şekli, dokusu, kalınlığı ağaç hakkında bilgi verir.Abete, acero, maggiociondolo, l'autore parla degli alberi e con gli alberi.
Kiraz karidesler periyodik olarak kabuk değiştirirler.I serpenti mutano periodicamente la loro pelle.
Oldukça kalın kabukları vardır.Pinne pari abbastanza grandi.
Vücut, kitinden bir kabukla örtülüdür.Cristallo: Il suo corpo è ricoperto da una mucosa.
Ahtapotlarda ise hiç kabuk bulunmaz.Nelle infiorescenze non sono presenti bratteole.
Bir alt kabukta konumlandırılacak maksimum elektron sayısı 2(2ℓ + 1) formülü ile bulunabilir.Come abbiamo visto, ogni sottoguscio può accogliere 2(2l+1) elettroni.
Kabuk, vücudun her tarafında aynı kalınlıkta değildir.Il rame si trova un po' ovunque nel corpo.
Sifon yumuşakçaların kabuğunun bir parçasıdır ve su akışı kabuk boşluğuna yönlendirilir.Il sifone è parte del manto del mollusco e l'acqua ci scorre attraverso.
Bu familyadaki türlerin kabukları çoğunlukla küre şeklindedir.Le specie appartenenti a questa famiglia sono generalmente legate agli escrementi.
Yine DHA, prolin ile birleşerek kabuksu bir aroma elde etmede kullanılabilir.Hai commenta che addirittura vengono spruzzati con del profumo per imitarne l'odore reale.
Ben sahilde deniz kabukları topluyorum.Я собираю ракушки на пляже.
Daha sonra kabukları soyularak bir kabın içinde ezilir.Затем свая погружается в грунт.
Kabuklu olanlarına salyangoz, kabuksuzlara sümüklüböcek denir.Он начинает издеваться над ними, называть неудачниками.
Sunulmadan önce, bu gofretler güzel bir çıtır kabuk oluşuncaya kadar kavrulur.Перед подачей такие вафли поджаривают до образования красивой хрустящей корочки.
Kabuklu deniz hayvanı ve domuz eti yemezler.Они также не едят ни кур, ни свиней.
Ben çarpmış bir kabuk görür ve orada durmuştur.Но он как выяснилось, стоял на обрыве, и покатился вниз.
Dişleri sert meyvelerin kabuklarını ısırabilecek şekilde uyum sağlamıştır.Его зубы были хорошо приспособлены к пережёвыванию грубой растительной пищи.
Dişi yumurtalarını her meyveye bir tane olmak üzere kabuk altına yerleştirir.Яйца откладывает по одному в мякоть плода.
Dinozorların yumurtaları oldukça kalın kabukluydu.Эти динозавры были травоядными.
Bu iki kabuk atmosfer tarafından birbirinden ayrılıyordu ve her birinin ayrı manyetik kutupları vardı.Оболочки разделены атмосферами, и у каждой оболочки есть свои магнитные полюса.
40 km «Taştagol — Kabuk». otoyol (yaz mevsiminde).40 км «Таштагол — Кабук».
Kabuk yeşilimsi kahverengi ve beyaz çizgilidir.Цвет покрытий купола — жемчужно-белый.
Yumuşakçalar ya da kabuklularla beslenirler.Питаются актиниями или мягкими кораллами.
Kabuktan ağacın yaşını tespit etmek mümkündür.По рубцам можно определить возраст растения.
Kabuk onu yavaşlatır.هذا يعقبه انحدار بطيء.
Yumurtalar genellikle 2.0 ila 2.7 cm büyüklüğünde ve 6 g ağırlığındadır ve ağırlığının %6'sı kabuktan oluşur.وعموماً فإن طول البيضة يصل من 0.2 سم إلى 2.7سم ووزنها 6 جرام ووزن القشرة حوالى 6% من وزنها.
Ben çarpmış bir kabuk görür ve orada durmuştur.يرون دماراً هنا وخراباً هناك.
Kabukları soyulmuş tomruklar bu taş zemin üzerine dizilir.يمكن أن ترى هذه الصخور الرسوبية تنحني فوق درع.
Kabuk ince ve pulludur.أثوابها مبقجة ومبلقة.
Böylece deniz kabukları duymasını bilene onun sözlerini iletti.وقدركب مرة البحر، فقال عليهم، فلف رأسه في عباءة ونام.
Vücut, kitinden bir kabukla örtülüdür.حيث يتكون العمود من بدن به تجاويف .
Kabuklu olanlarına salyangoz, kabuksuzlara sümüklüböcek denir.واسمها بالسريانية شكوكا أي شقوق.
Genç kuşlar salyangoz kabuklarını taşa vurmayı öğrenene kadar avlarıyla oynar ve gagalarlar.وتلعب الطيور الشابة بمنقارهم بالبيض حتي يعلموهم ضرب قشرة البيضة وكسرها.
10 Mayıs 2005'te, Takeuchi bir Kabuki aktörü olan Shidō Nakamura ile evlenmiştir.Em 10 de maio de 2005, Takeuchi se casou com Nakamura Shido, um ator de kabuki.
Üreme döneminde asıl olarak su böcekleri, yumuşakçalar ve kabuklular gibi omurgasız hayvanlar ile beslenir.Ativos à noite, eles se alimentam de insetos, cupins e formigas particularmente voado.
Bu alanda, birçok alt-levhanın ya da kabuk blokların varlığı anlaşılmaktadır.Nesta área, muitas sub-placas ou blocos da crosta terrestre foram encontrados.
Bu galaksiler, kabuk benzeri bir yapıya sahiptir.Estas são galáxias com estruturas semelhantes a uma concha.
İsimdeki @ (kuyruklu a işareti) bir kabuk içine hapsolmuş küçük molekülü ifade etmektedir.O símbolo @ (arroba) no nome se refere à noção de que há uma pequena molécula aprisionada dentro da estrutura.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod