Okulun kabadayısı ve de en aptal öğrencisidir.É o melhor atleta e o pior aluno da escola.
Yeteneksiz bir subay olarak ünlenmişti, bir "kanlı soytarı" ve kabadayı.Hij stond bekend als een eigenwijs kunstenaar en een "einzelgänger".
Yine de kabadayılığın sadece eğlence için yapıldığı örnekler vardır.Brassen kan ook puur voor de lol gebeuren als kroegspel.
Dolaysız kabadayılık fiziki saldırı içerir.Ktoś mnie fizycznie atakuje - odpowiadam fizycznym atakiem.
Kabadayılık cinsel tacizden ve sözlü tacizden çok daha geneldir.Erotyzm jest znacznie szerszym pojęciem niż seks czy seksualność.
Buzz - Kabadayı olmak isteyen kaba çocuktur.Percy Nibblemore – kozioł, który chciał dopaść narwala.
Bölümde Bart'ın kabadayı Nelson Muntz ile yaşadığı sorun anlatılmaktadır.Avsnittet handlar om att Bart Simpson har problem med skolans bråkstake, Nelson Muntz.
Okulun kabadayısıdır.Fy för skolan.
Filmde Şener Şen, "nesli tükenen bir kabadayıyı" canlandırıyor.Filmcafé, "Vad gör en rollbesättare?"
Buzz - Kabadayı olmak isteyen kaba çocuktur.Великий Кролик — хуліган, що хоче потоваришувати з бобрами.
Spooky: Kabadayı bir hayalet Casperla aynı okula gitmektedir.Ростик вчився в одній школі з Андрієм Кузьменком.
Filmde Hüseyin Altın, anasız büyüyüp kabadayı olan bir genci canlandırır.Рейтинг IMDb Історія про дівчинку-сироту, усиновлену літніми братом і сестрою.
Pek çok gelişmiş ülkede kabadayılık suçtur.У багатьох країнах є кримінальним злочином.
Eğer kabadayılık eden taraf bir grup ise eylem mobbing olarak adlandırılır.Pokud tato osoba provede nějakou modifikaci, tak se tato akce nazývá útok.
Jason: İnsan kabadayı.Az emberi butaság.
Buzz - Kabadayı olmak isteyen kaba çocuktur.Bella – Kicsi lepke, aki tündérré szeretne válni.
İki Kabadayı (Özgün adıyla Paint Your Wagon), 1969 yapımı western müzikal film.(Paint Your Wagon, 1969) című vadnyugati musicalben szerepelt.
Bölümde Bart'ın kabadayı Nelson Muntz ile yaşadığı sorun anlatılmaktadır.A rész központi szereplője Bart, aki összetűzésbe került az iskola bajkeverőjével, Nelson Muntz-al.
Mütareke dönemi İstanbul'unda vatanperver bir kabadayının maceralarını konu alır.Virolaisen gangsterin seikkailut Luvatussa maassa.
Lecter kabadayının eline çatal saplar.Claricen käden sijaan Lecter kuitenkin katkaisee oman kätensä lihaveitsellä.
Buzz - Kabadayı olmak isteyen kaba çocuktur.Caxinguelê (Κασιγκελέ)= Μικρό παιδί που κάνει capoeira.
Lisa, Bart'a en kabadayı Simpson üyesine, Büyükbaba Simpson, gitmesini önerir.Denne gangen søker han hjelp hos det tøffeste medlemmet av familien Simpson, bestefar Simpson.
"Derste tespih çeker kabadayı gibi davranırdı".Han fortsatte imidlertid å virke som hoffbilledhugger.
Bir okul takımı üyelerinin bir sorumluluğu da kabadayı kurbanlarına yardımdır.Bistand i forbindelse med soldaters forhold til døden er også en av sjelesørgernes oppgaver.
Jason: İnsan kabadayı.Hudson er et mannsnavn.
Bölümde Bart'ın kabadayı Nelson Muntz ile yaşadığı sorun anlatılmaktadır.Di dalam episode ini Bart melawan pemeloncoan (bullying) yang dilakukan oleh Nelson Muntz.
İşyeri kabadayılığına karşı cephe (İngiltere) Kanada'daki grupça saldırma istismar kaynaklarıNgày hành động chống lại bạo lực đối với phụ nữ (Canada)
Saltanat Süleyman: Eskilerin kabadayılarından.菅田 巌(すがた いわお) 声 - 金野潤 元イナズマイレブンのメンバー。
Dolaysız kabadayılık fiziki saldırı içerir.物理攻撃には全く向かない。
Külhanbeyi: Halepli bir kabadayıdır.朽木 稙綱(くつき たねつな)は、朽木氏の人物。
Buzz - Kabadayı olmak isteyen kaba çocuktur.基爾 性格鲁莽的野孩子,是一個使用「無雙流」的格鬥家。
Saltanat Süleyman: Eskilerin kabadayılarından.사라이(Sarai)는 킵차크 칸국의 옛 수도이다.
Buzz - Kabadayı olmak isteyen kaba çocuktur.브루스 종류에 상관없이 친구가 되기를 원하는 백상어.
Yine de kabadayılığın sadece eğlence için yapıldığı örnekler vardır.한편으로는 단순히 재미를 위해서 쓰인 곡이라는 설도 있다.
Okulun kabadayısıdır.זין על בית ספר.
Yine de kabadayılığın sadece eğlence için yapıldığı örnekler vardır.חידות שחמט אחרות משמשות, כדרכן של חידות, לשעשוע בלבד.
Pek çok gelişmiş ülkede kabadayılık suçtur.Vo viacerých krajinách je spochybňovanie holokaustu trestné.
Kabadayının ve kurbanın aileleri bilgilendirilmelidir.Musel poznať tvár a meno obete.
Dylan Minnette rolü Kenny, Owen'a işkence eden kabadayı.Dylan Minnette kot Kenny, fant ki se izživlja nad Owenom.
Kabadayılık suç veya fiziksel şiddet içermeyebilir.Psihopatija ne vodi nujno v kriminalno in nasilno vedenje.
Okulun kabadayısıdır.Blazno resno o šoli.
Sert mizacı nedeniyle çok sayıda filmde kabadayı rollerinde oynadı.V nemih filmih je velikokrat igral smešnega brkatega potepuha.
Kabadayılık geleneksel de olabilir.Gali būti ir savaiminis apsidulkinimas.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Az egyik barátom szintén erőszak áldozata volt, és kicsapták az iskolából
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Een vriend van mij is ook van die school gegaan omdat hij was verbannen.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Ein Freund von mir ist auch von der Schule abgegangen, weil er gemobbt wurde.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,J'ai aussi un ami qui a quitté l'école parce qu'il était victimisé.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,제 친구도 이지메, 아니 왕따 당하다가 학교 자퇴했거든요..
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Min vän blev grovt mobbad och han slutade skolan,
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Môjho priateľa tiež šikanovali, takže odišiel zo školy,
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Moj prijatelj je tudi bil žrtev nasilja in je zato pustil šolo.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Mój przyjaciel też był torturowany i wyleciał ze szkoły.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Một người bạn của tôi đã phải bỏ học vì bị tẩy chay
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Můj přítel byl také těžce šikanován, a vyhozen ze školy!
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Un prieten de-al meu a renuntat si el la scoala din cauza ca s-au luat de el.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Ο φίλος μου ήταν και αυτός θύμα βαρύ εκφοβισμού και παράτησε το σχολείο.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Моего друга тоже сильно избили и он бросил школу
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Мой приятел също беше тежко тормозен и напусна училището,
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,صديقى ايضاً تعرض للأساءه وترك المدرسه.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,彼らは受験勉強もしないのに そんなにストレスが?