Ana içeriğe geç
Sözlük

kabadayı ile cümle

kabadayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
- Biz kabadayıyız.- Des voyous.
- Biz kabadayıyız.- Jsme gangsteři.
- Biz kabadayıyız.- Kami penjahat.
- Biz kabadayıyız.- Kami penjahat.
- Biz kabadayıyız.- Mấy thằng lưu manh.
- Biz kabadayıyız. Sen de onun sübyancı sevgilisisin değil mi? - Hoş.Je ne sais toujours pas ce qu'est l'amour, attends un peu.
- Biz kabadayıyız.- Somos matones.
- Biz kabadayıyız.- Vi är ligister.
- Biz kabadayıyız.- Wij zijn gangsters.
- Biz kabadayıyız.- Мы хулиганы.
- Biz kabadayıyız.- Ние сме хулигани.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.Bila sem mali ulični silak, ki je sledil naokrog in težil Christianu Slaterju.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.Byla jsem malý pouliční drsňák, který následoval Christiana Slatera a otravoval ho.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.C'était un petit dur qui persécutait Christian Slater.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.Én voltam a kis kemény utcagyerek, aki mindenhova követte Christian Slatert, és egyfolytában szekálta.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.Eram un mic vagabond dur care îl urmărea pe Christian Slater și pe car îl cicălea.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.Era uma criança de rua durona, que seguia o Christian Slater e o importunava.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.Era un chico callejero que seguía a Christian Slater y lo fastidiaba.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.Ich war ein kleiner Straßenjunge, der Christian Slater folgte und ihn belästigte.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.Ik was een straatschoffie dat Christian Slater achtervolgde en lastigviel.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.Interpretavo un delinquentello che segue Christian Slater dappertutto e lo importuna.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.Jag spelade en liten skitunge som hängde efter Christian Slater och irriterade honom.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.Jeg var en lille skrap fyr der fulgte Christian Slater rundt og plagede ham konstant.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.크리스찬 슬레이터를 따라 다니면서 귀찮게하는 꼬맹이였습니다.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.Saya berperan sebagai seorang anak jalanan yang terus mengikuti Christian Slater dan menggodanya.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.Tôi vào vai một thằng lưu manh đi theo Christian Slater và phá nó.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.To mały twardziel wiercący dziurę w brzuchu Christianowi Slaterowi.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.Ήμουν το σκληρό αλάνι που ακολουθούσε τον Κρίστιαν Σλέιτερ και τον ενοχλούσε.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.Аз бях малкото тежкарче от улицата, което следваше Крисчън Слейтър по петите.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.Я була малим вуличним розбишакою, який ходив за Крістіаном Слейтером і дразнив його.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.Я была уличным сорванцом, который преследовал Кристиана Слэйтера и изводил его.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.הייתי נער-רחוב קשוח שעקב אחרי כריסטיאן סלייטר והציק לו.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.كنت فتى شوارع خشنا، تتبعت كريستيان سلاتر (ممثل) و أزعجته
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.この子役の経験がさらに男の子としての アイデンティティーを強くしました
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.15살부터 18살까지, 저는 약자를 괴롭히는 아이가 되어 버린 제 자신을 미워했죠.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.15 és 18 éves korom között utáltam magam, mert azzá váltam, amit gyűlölök: egy zsarnok.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.C 15 до 18 лет я ненавидел себя за то, что стал тем, кого презирал: задирой.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.Dai 15 ai 18 anni, mi odiavo per essere diventato ciò che detestavo: un bullo.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.Dari usia 15 sampai 18, aku membenci diri sendiri karena menjadi sesuatu yang kubenci: seorang penindas.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.De la 15 la 18 ani, m-am urât pentru că devenisem ceea ce detestam: un miștocar.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.De los 15 a los 18 años, me odié por convertirme en lo que detestaba: un matón.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.Dos 15 aos 18 anos, eu odiava-me por me ter tornado naquilo que eu mais detestava: um rufia.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.Fra jeg var 15 til 18, hadede jeg mig selv for at blive, hvad jeg hadede: en bølle.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.Från 15 till 18 års ålder hatade jag mig själv för att jag blivit det jag avskydde mest: En mobbare.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.Ich hasste mich im Alter von 15 bis 18 dafür, das geworden zu sein, was ich verabscheute: ein Tyrann.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.Inhosin itseäni 15-vuotiaasta 18-vuotiaaksi asti, koska minusta oli tullut se mitä inhosin: kiusaaja.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.Między 15 a 18 rokiem życia nienawidziłem siebie za to, że stałem się kimś, kim gardziłem: dręczycielem.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.Od patnácti do osmnácti jsem se nenáviděl za to, že jsem byl něčím, co se mi hnusilo: tyran.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.Od starosti 15 do 18 sem se sovražil, ker sem postal, to kar sem preziral: nasilnež.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.Từ lúc 15 đến 18 tuổi, tôi ghét bản thân mình vì đã trở thành người mà tôi không hề muốn: một kẻ bắt nạt
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.Tussen mijn 15de en mijn 18de haatte ik mezelf omdat ik geworden was wat ik verafschuwde: een pestkop.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.Από την ηλικία των 15 έως τα 18, μισούσα τον εαυτό μου γιατί γινόμουν αυτό που απεχθανόμουν: νταής.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.От 15 до 18 годишна възраст се мразех, че станах това, което мразех: побойник.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.מגיל 15 ועד 18 שנאתי את עצמי על שהפכתי לדבר שתיעבתי: בריון.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.من سن 15 إلى 18، كرهت نفسي لأني أصبحت الشيء الذي أشمئز منه: المتنمر.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.嫌っていたはずのいじめる側に まわっていたから 19歳のとき 僕は書いた
Kevin adında bir kabadayı vardı ve bana sataşıyordu, çünkü sınıftaki tek Yahudi çocuk bendim.케빈이라는 못된 녀석이 있었는데 맨날 저를 귀찮게 괴롭혔어요. 제가 반에서 유일한 유대인이었거든요.
Kevin adında bir kabadayı vardı ve bana sataşıyordu, çünkü sınıftaki tek Yahudi çocuk bendim.lebo v škole bol jeden násilník - Kevin, ktorý ma šikanoval, keďže som bol jediným židom v triede.
Kevin adında bir kabadayı vardı ve bana sataşıyordu, çünkü sınıftaki tek Yahudi çocuk bendim.היה בריון בשם קווין, שהיה נטפל אלי כי הייתי הילד היהודי היחיד בכיתה.
Kevin adında bir kabadayı vardı ve bana sataşıyordu, çünkü sınıftaki tek Yahudi çocuk bendim.كان هناك متنمّر اسمه كيفن، كان يقوم بازعاجي لأنّني كنت اليهوديّ الوحيد في الفصل.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod