Ana içeriğe geç
Sözlük

kaba ile cümle

kaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kabakları ektin mi?Have you planted pumpkins?
Onu yapmak kabalıktır.It's rude to do that.
Tom, Mary'nin kaba olduğunu söyledi.Tom said that Mary had been impolite.
Bu kaban Tom'da güzel duruyor.That coat looks good on Tom.
Ayaklarımda kabarcıklar var.I have blisters on my feet.
Sami kaba olmak istemez.Sami doesn't want to be rude.
Kabağı severim.I like zucchini.
Kabanını giymene yardımcı olayım.Let me help you on with your coat.
Ayranımı kabartma.Don't piss me off.
Ali'yi en son gördüğümde yalın ayak, başı kabak bir durumdaydı.When I saw Ali last time, he was barefoot and bareheaded.
Şu kaba idrarınızı yapmanızı rica ediyorum.I need you to urinate in this cup.
Onun kabahati yok.She's not to blame.
Bu sadece kaba bir tahmindi.That was just a wild guess.
Hatta Sultan bile bu kaba, haşin tavrından tedirgin olmaya başlamıştı.Even the Sultan had begun to be uneasy with this rude, harsh attitude.
Dylan Minnette rolü Kenny, Owen'a işkence eden kabadayı.Dylan Minnette as Kenny, the bully who torments Owen.
Genellikle kaba ve kötü yaratıklar olarak bilinirler.They are normally brutish and ill-tempered creatures.
Kimi altolar bir ses peşini de (do ya da kaba acem aşiran) bulurlar.Suddenly, they hear the footsteps of an intruder and confront him.
Ayrıca kaba bir keçi sporu yapıyor.He also sports a rough goatee.
Kışkırtıcı ve kaba olabileceği basınla zor bir ilişkisi vardı.She had a difficult relationship with the press, with whom she could be rude and provocative.
Nehir çok çabuk kabarır, çok çabuk kurur.The river is treacherous and flows rapidly.
İkinci tip, herhangi bir balonu kabartma tozu (sodyum bikarbonat) ile doldurarak evde yapılabilir.The latter type can be made at home by filling a balloon with baking soda.
Kabak dolması, Dünya üzerinde farklı isim ve formları olan bir yemektir.Stuffed peppers is a dish that exists in different names and forms around the world.
Her kabartma 12 m2'lik bir alana sahiptir.Each hen must have at least 4 m2 of space.
Ona karşı her zaman sert ve kabadır.He is always serious and trouble in his life.
2004 yılında Hilmar Kabas'ın yerine FPÖ Viyana Başkanı olarak seçildi.In 2004, he replaced Hilmar Kabas as the leader of the FPÖ in Vienna.
Sabun kabarcıkları doğal gaz gibi yanıcı bir gazla da doldurulup ardından ateşlenir.Soap bubbles can be filled with a flammable gas such as natural gas and then ignited.
İnce uzun boyludur, kabarık siyah saçlıdır.That person was tall with glossy black hair.
Bu grupta yer alan Akyüz ve Kabaklı çeşitleri Marmara bölgesinde yaygın olarak yetiştirilmektedir.This haplogroup's frequency and diversity are highest in the West Africa region.
İki yıl Galatasaray Lisesi'nde okuduktan sonra Kabataş Erkek Lisesi'ne geçti.At least twice in Dunlap's junior high school years, he attempted suicide.
Savaş Eserleri Müzesi daha sonra Kabatepe Müzesi'ne taşınmıştır.Two money train cars were later sent to the New York Transit Museum.
Bu sporların yanında Kabaddi de gösteri sporu olarak düzenlendi.Kabaddi was a demonstration sport at the Games.
Kabadayılık cinsel tacizden ve sözlü tacizden çok daha geneldir.It is more carnal desire than genteel lovemaking.
Onlar da, bir çete ve kaba bir kişiydin.They were a gang, and a rough one, too.
Yani iyi bir gezegen halkaları teoriniz olmadan ve kaba verilerle iyi bir teori oluşturamazsınız.So without a theory of planetary rings and with only grainy data, you can't have a good theory.
Çok kabaca çiziyorum, bu yapının detayını gelecekte başka bir videoda göstermeyi planlıyorum.I'm drawing it very abstract.
Kabaca çiziyorum fakat anlamanıza yardımcı olacağını düşünüyorum. .This is a very abstract drawing, but I think this'll give you a sense of what's going on.
Bu proteini kabaca bir kutucukla göstereceğim.And I'll just draw it as a big box right here.
Bu kabaca 29 milyon genden sadece 24.000 tanesi bizim genomumuzda bulunuyor.Of those roughly 29 million genes, we only have around 24,000 in our genome.
Burada gördüğünüz su kabağı -- hayatlarındaki her şey sembolik.The gourd you see here is -- everything in their lives is symbolic.
Poporo kabağının tepesindeki kalsiyum birikmesini görebilirsiniz.You can see the calcium buildup on the head of the poporo gourd.
Kabak dişi görünüştür, sopa ise erkek.The gourd is a feminine aspect; the stick is a male.
"Bu mübarek hediye sigara!" Dedi ve şiddetle kabarık."This blessed gift of smoking!" he said, and puffed vigorously.
Her gün onlara kabalıklarının ne fena olduğunu göstermek için gelişirim.Improve every day to prove their rudeness is lame.
Bunu karekökü ise uzaklık olacak değil mi? . karekökünü alırsak 13 çıkar. 13.04 kabaca.So let's take the square root of 170 and we get 13.0, roughly 13.04.
Şimdi bu diğer daha küçük kabartılara bakın.Notice these other, smaller protuberances.
Ve al-jebr kabaca "birbirinden bağımsız parçaları bir araya getirme sistemi" anlamına gelir.And al-jebr roughly translates to "the system for reconciling disparate parts."
Yumuşak ve kabarık olmadan önce.Before that, they were all soft, fluffy structures.
Şimdi, kabataslak bir grafik çizelimSo let me draw-- I'll do a rough graph here.
Şimdi sizin dizüstünüzdeki ekran, kaba rakamlarla, köşegen olarak bir inç başına 10 dolar.Now the display on your laptop costs, in rough numbers, 10 dollars a diagonal inch.
Kabaca daha önce söylenen şeyleri söyledi.He said roughly what's been said before.
Neden sadece kabaca karar vermiyorsunuz?Why don't you just roughly decide?
'Bu çok kaba.''it's very rude.'
Onları çıkartıyorsunuz, bir kaba koyuyorsunuz, süt üretmiyorlar.So you take them out, you put them in a dish, they don't make milk.
Anlıyor ki onu kaba geri koyamayacak.He's realizing that he can't scoop it back in his vessel.
Kaba serseri!Rude bastard!
- Adamım bu çok kaba.- Dude, that's impolite.
Kabaca buradalar diyebiliriz.They are roughly around here.
Ama kabaca bu bölgedeler diyebiliriz.But they're roughly in that area right there.
200 milyon vardı, kabaca. . 200 ila 300 milyon başka sperm olabilirdi o yarışta.There were 200 million, roughly. There could've been 200 to 300 million other sperms in that race.
Kabaca cıvanın iki katı mol kadar klor var. aBut this is roughly twice as many moles of chlorine as I do of mercury.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod