Ana içeriğe geç
Sözlük

kaba ile cümle

kaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tom, Mary'nin anne babasına karşı kabaydı.Tom was rude to Mary's parents.
Tom yaptıklarımız için bize teşekkür bile etmedi. Şu kabalığa bak!Tom didn't even thank us for what we did. Talk about rude!
Stefan'ın derin ve kaba bir sesi vardı.Stefan had a deep and rough voice.
Hatta Sultan bile bu kaba, haşin tavrından tedirgin olmaya başlamıştı.Even the Sultan had begun to be uneasy with this rude, harsh attitude.
Kabakulak aşısı ilk kez 1948 yılında lisanslandırılmış fakat sadece kısa dönemli etki göstermiştir.A mumps vaccine was first licensed in 1948; however, it only had short term effectiveness.
Eğer adalet yanlışlık yaparsa kabahat onların değil, benimdir.Looking back, it's no one's fault but my own.
Potasyum bromür (KBr) fotoğrafik film ve kabartmalarda kullanılır.Potassium bromide (KBr) was formerly used as a sedative and in photography.
Elde edilen koloit, orijinal kremin hacminin kabaca iki katıdır.The resulting colloid is roughly double the volume of the original cream.
Sonuç olarak kabaca her 1,1 milyar yılda bir yüzde on oranında parlaklığı artmaktadır.As a result, the Sun is growing brighter at a rate of ten percent every 1.1 billion years.
Kuiper kuşağı kabaca "rezonant" kuşak ve "klasik" kuşak olarak ikiye ayrılabilir.The Kuiper belt can be roughly divided into the "classical" belt and the resonances.
Yine de belgelerden derlenen bazı ipuçları kabaca bir güzergah çizmeye olanak vermektedir.However, some cities specifically permit turning left on a red signal.
Kabaca iki gruba Süper kapasitörler alırlar.They have the capacity to capture up to two protons.
2004 yılında Hilmar Kabas'ın yerine FPÖ Viyana Başkanı olarak seçildi.In 2004, he replaced Hilmar Kabas as the leader of the FPÖ in Vienna.
Sabun kabarcıkları doğal gaz gibi yanıcı bir gazla da doldurulup ardından ateşlenir.Soap bubbles can be filled with a flammable gas such as natural gas and then ignited.
1800'lü yıllarda nehir kabarır ve mahalle su altında kalır.Around the year 1900, this river was channeled underground.
Bu grupta yer alan Akyüz ve Kabaklı çeşitleri Marmara bölgesinde yaygın olarak yetiştirilmektedir.This haplogroup's frequency and diversity are highest in the West Africa region.
"HADEP oyları iştah kabartıyor"."Monster games propel Dores".
Bir süreç modeli kabaca bir beklenti ne işlemi olacak gibi.You can expect a progressive-style, trust-busting kind of campaign out of me.
Denizler kabarmaya dalgalar coşmaya başladı.In Europe, the storm clouds are also beginning to gather.
Diğerleri ise küpleri tetrahedral ve diğer şekil formları oluşturan dev kabarcıklar oluştururlar.Others manage to create bubbles forming cubes, tetrahedra and other shapes and forms.
İlk bakraç örnekleri taş kabartmalar üzerinde Mezopotamya'da ortaya çıktığı bilinmektedir.The earliest known primary states appeared in Mesopotamia c.
Onlar da, bir çete ve kaba bir kişiydin.They were a gang, and a rough one, too.
Çok kabaca çiziyorum, bu yapının detayını gelecekte başka bir videoda göstermeyi planlıyorum.I'm drawing it very abstract.
Kabaca çiziyorum fakat anlamanıza yardımcı olacağını düşünüyorum. .This is a very abstract drawing, but I think this'll give you a sense of what's going on.
Bu proteini kabaca bir kutucukla göstereceğim.And I'll just draw it as a big box right here.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Her mother had been glad to see her and they had got the baking and washing all out of the way.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.This is a really subtle distinction, but the implication could be profound.
Yani, bi nevi kabalık bu, değil mi?I mean, that's really kind of rude, right?
Bence, kabaca bu bir kilogramın 1.6 çarpı 10 üzeri eksi 27'si kadar.Roughly I think it's 1.6 times 10 to the minus 27th of a kilogram.
Ve bu sayı, kabaca, bizim galaksimizdeki yıldız sayısına eşit.And that's roughly how many stars there are in our own galaxy.
Zira bu toplantının konusuna uyabilmek için bunları kabaca birleştirdim.Because I've cobbled this together to try to meet the challenge of this session.
Böylece biz temel olarak kutuyu bir kabarcığa dönüştürdük.So we basically turned the box into a bubble.
Şimdi bu diğer daha küçük kabartılara bakın.Notice these other, smaller protuberances.
Ve al-jebr kabaca "birbirinden bağımsız parçaları bir araya getirme sistemi" anlamına gelir.And al-jebr roughly translates to "the system for reconciling disparate parts."
- Kabaca şöyle çizebilirim. -So maybe this is the graph of this equation right here, this first equation.
O zaman, sert, kaba talim çavuşu kişiliğimi göstermeme izin verin.Well, I'd have to put on my mean tough drill sergeant persona.
Bu, dadınızın kaba ve baskın bir kadın olduğunu farketmeniz gibi birşey.It's like finding out your nanny is a dominatrix.
Kabaca, 1,7 çarpı milyon kabaca 1,7 milyondur.Roughly 1.7 times million is roughly 1.7 million.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.However, she did not like to be rude, so she bore it as well as she could.
O kaba serseri evde bir kedi olduğunu öğrenirse aklını kaçırır.That rude bastard will freak out if he knows that there is a cat in his house.
Kaba serseri.Rude bastard!
Kabaca buradalar diyebiliriz.They are roughly around here.
Ama kabaca bu bölgedeler diyebiliriz.But they're roughly in that area right there.
200 milyon vardı, kabaca. . 200 ila 300 milyon başka sperm olabilirdi o yarışta.There were 200 million, roughly. There could've been 200 to 300 million other sperms in that race.
Kabaca cıvanın iki katı mol kadar klor var. aBut this is roughly twice as many moles of chlorine as I do of mercury.
Kabaca bir klor atomuna iki cıva atomu var.For every one chlorine atom, you have roughly two.
Bunun da oranı önceki gibi 0.72. Kabaca iyot molleri ve magnezyumunkiler. aThese have the same ratios as the last problem, 0.72, roughly, moles of iodine.
Ve onun dokunmadan, benim kaba el mübarek.And, touching hers, make blessed my rude hand.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.It came into focus that those kids did not mean to be rude to my son.
Kabaca bunu flört dünyasında görebilirsin.You can see it at a gross level in the world of dating.
Onun hakkında böyle şeyler söylemen çok büyük kabalık.If you speak of him like that, it's so impolite.
O'na ne kadar kaba davransan da yine de seni seviyor.Even though you're mean to her, she smiles about liking you.
Şimdi kabaca yatırım seviyesini düşünelim.All of the above except for F. A, B, C, D, and E.
İşte size kaba kuvvet metodunuz.Here's your brute force approach.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Once you get through your brute force approach, then you just rip off whole mountaintops.
Bana kalırsa, kabaca dört aşamalıdır doğru soruyu sormakla başlarWell, I think it's about four steps, roughly speaking, starting with posing the right question.
Kabaca bir hesaplayayım diyorum. Bu yöntem hala daha çabuktur ve daha pratiktir.It's still quicker to do that and more practical.
"Bütün yapmaya çalıştığım, neşeli bir ifade vermek için biraz kaba oldu."All I tried to do was to give the little brute a cheerful expression.
-Çok kabasın -Sana ne demeli?You're crude!
Onlar yerel kabadayılardırThey are the local bullies,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod