kaba ile cümle

kaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İnandığımız şey kabaca uzlaşma ve kod çalıştırmadır.”We believe in: rough consensus and running code."
2004 yılında Hilmar Kabas'ın yerine FPÖ Viyana Başkanı olarak seçildi.In 2004, he replaced Hilmar Kabas as the leader of the FPÖ in Vienna.
Sirius’un kabalistik sembolü Heinrich Cornelius Agrippa tarafından oluşturulan listede çizilmiştir.Its kabbalistic symbol was listed by Heinrich Cornelius Agrippa.
Tv 'de müzikal kabare şovlarda şarkıcı ve oyuncu olarak yer aldı.She has appeared in television commercials and music videos as a dancer.
Cihaz biraz ağır ve kabadır ve elde taşınması biraz zordur.The Rath is very big and heavy and needs hundreds of persons to move it.
Sabun kabarcıkları doğal gaz gibi yanıcı bir gazla da doldurulup ardından ateşlenir.Soap bubbles can be filled with a flammable gas such as natural gas and then ignited.
Kaba bir vücudun içinde güzel, zeki ve yumuşaklar.It's huge and beautiful, intelligent, soft inside a tough body.
Devekuşu Kabare'de küçük rollerde oynadı.There she played male roles in the Snow Troupe.
Kabaca M31'in 3,5 derece güneyi ve hafifçe doğusunda yer alır.It is roughly 3.5 degrees south and slightly east of M31.
Taylor içinde ayrı olarak asılı gaz kabarcıkları olan sıkıştırılamaz bir sıvı tasarladı.Taylor devised an incompressible liquid with separated gas bubbles suspended in it.
1800'lü yıllarda nehir kabarır ve mahalle su altında kalır.Around the year 1900, this river was channeled underground.
İnce uzun boyludur, kabarık siyah saçlıdır.That person was tall with glossy black hair.
Okulun kabadayısıdır.Schule Kloten.
Yazılım dosyalarını değiştirme Yazılım şifrelerine kaba kuvvet saldırıları.Warn of attempts to modify executable files.
Engin Akyürek, Bizansta Sanat ve Ritüel, Kabalcı Yayınevi, 1996.Cirlot, el no mundo y la poesía imaginal, 1996.
Bu grupta yer alan Akyüz ve Kabaklı çeşitleri Marmara bölgesinde yaygın olarak yetiştirilmektedir.This haplogroup's frequency and diversity are highest in the West Africa region.
"Yorgun Ama Güçlü Denizcilerin Ressamı Özer Kabaş"."가수 바다, 충남도 서해안 살리기 홍보대사 위촉".
Kabataslak bir fikrim var ama henüz erken.Now, of course, I regret it, but it is too late.
O zamanlar deli ve kaba olduğunu söyler.It is said he was cruel and greedy.
Bunun sonucu olarak ağaç kabaca dengeli olur.If so it becomes a brown dwarf.
"HADEP oyları iştah kabartıyor"."Monster games propel Dores".
Bu fikri bugün kabarcık odası olarak bildiğimiz cihazı kurarak uygulamaya geçirdi.He put the idea into practice having assembled the device known now as bubble chamber.
Aynı yıl Kabataş Erkek Lisesi 'ni bitirdi.That same year Law completed the High Bridge.
Kabaca, toplam ana evre yılı 11 milyar (1010) yıla denk gelmektedir.The Sun is expected to live 10 billion (1010) years.
Yaralar veya kabarcıklar küçük çocukların ve bebeklerin kalçalarında da mevcut olabilir.They may also be present on the backs of the hands and fingers in young children.
İki yıl Galatasaray Lisesi'nde okuduktan sonra Kabataş Erkek Lisesi'ne geçti.At least twice in Dunlap's junior high school years, he attempted suicide.
Bunu yapmanın kolay bir yolu, tohumları su dolu bir kaba koymaktır.Un procédé simple pour la colouration des spores.
35 keV’den az enerjiye sahip X-ışınları kabarcıklara ulaşamaz.X-rays with energies less than 35 keV (5,600 aJ) cannot reach balloons.
En kalın sesleri obuadaki gibi kaba ve sert değildir.The timber becomes neither as hard nor as strong as oak.
Örneğin, kişi kendini ince olarak tanımlıyorsa onun gölgesi kaba ve katıdır.For instance, the shadow of someone who identifies as being kind may be harsh or unkind.
Çocukken kabadayılık kurbanı olanların yaptığı kabadayılıklar bu tipte olabilir.(For example, killing infants who will become homosexual would obviously be wrong.
Savaş Eserleri Müzesi daha sonra Kabatepe Müzesi'ne taşınmıştır.Two money train cars were later sent to the New York Transit Museum.
En son durumunda, Morrigan, daima annesine direnen "kaba" bir kişi olarak tasarlandı.As a result, she was designed as a "blunt" person who always resists her mother.
Dakaria insanları kaba bulurken Silvania ise insanları eğlenceli bulur.While Darkaria does not fit in the human world, Silvania is enjoying her humanness.
Bu sporların yanında Kabaddi de gösteri sporu olarak düzenlendi.Kabaddi was a demonstration sport at the Games.
Kendi ekseni etrafında bir turu ise kabaca 16.11 saat sürer.Its sidereal rotation period (day) is roughly 16.11 hours.
Kabartayların tamama yakını ve Balkarların tamamı ise Hanefi/Müslümandır.Everything is ruined, decayed, and the clear heavens pour in.
Juga cerebralia, kabartılardır.Ezzmit, cereals.
Kabadayılık cinsel tacizden ve sözlü tacizden çok daha geneldir.It is more carnal desire than genteel lovemaking.
USB 3.1 spesifikasyonuyla kabaca aynı zamanda geliştirildi.It was developed at roughly the same time as the USB 3.1 specification.
Yazdığı eserlerin listesi oldukça kabarıktır.The list of his written work is quite extensive.
Maya toz ise ılık süt ile kabartılır.Moisten it completely with warm milk.
Hametz, karbonat ve kabartma tozu gibi ürünleri içermez.Chametz does not include baking soda, baking powder or like products.
Bir süreç modeli kabaca bir beklenti ne işlemi olacak gibi.You can expect a progressive-style, trust-busting kind of campaign out of me.
Ferguson, Zengin ailenin kaba ve sert güvenlik elemanıç Reggie Jackson ....Chelcie Ross as Ferguson, the Rich family's rude and tough head of security.
Bu iplik belki de sıcak kabarcığı çevreleyen nötr gazın kabuğunun bir parçasıdır.This filament may be part of a shell of neutral gas that surrounds the hot bubble.
Yumurtalar oval şekilli, beyaz renkli ve kaba dokuludur.The eggs are oval, white, and coarsely textured.
Genellikle oldukça kabarık bir iştahı vardır, özellikle de ete düşkündür.She has a large appetite, especially for sweet foods.
Denizler kabarmaya dalgalar coşmaya başladı.In Europe, the storm clouds are also beginning to gather.
Bu dönemde Kabalacılık belirli bir seçkin grup tarafından çalışılmaktaydı.Those special editions were specifically about a certain selected band.
Quakerlik tarihi kabaca dört aşamaya ayrılmaktadır.The normal physiological response consists of four phases.
Bu aşamada söz konusu olan basit, kaba seramiktir.But it is the logical and rational thing to do at that moment.
2005 yılına göre kaba doğum oranı %13,6 ve kaba ölüm oranı %1' dir.The crude birth rate, as of 2005, was 13.6%, while the crude death rate was about 2%.
Jim,bir banliyö kentinde yaşayan, kaba fakat sevecen bir babadır.Jim is a happy-go-lucky suburban father.
Şimdi yüzünüzü kabaca güneydoğuya, Arcturus'a doğru çevirin.It then turns off to go east–west toward Arcadia.
Diğerleri ise küpleri tetrahedral ve diğer şekil formları oluşturan dev kabarcıklar oluştururlar.Others manage to create bubbles forming cubes, tetrahedra and other shapes and forms.
Birçok-çekirdekli işlemci, kabaca birden fazla mikroişlemci çekirdeğini kapsayan tek bir çiptir.A multi-core processor is a single chip that contains more than one microprocessor core.
Saadet Kanlı Meydan (1965) Şoför Nebahat Bizde Kabahat (1965) ....Fonazei o kleftis (1965) ....
Bazılarının altın küpeleri vardır, bazıları kürk kaban veya yün palto giymektedir.Some of the women are topless, some wear leather or fanciful costumes.
Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu.He dressed roughly and wore the same clothes every day.

İlgili Sayfalar