Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Maar toen las ik in "Dear Abby" dat dat onbeleefd was.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Mais ensuite j'ai lu dans Dear Abby que c'était grossier.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Mas depois li em "Dear Abby" que isso era grosseiro.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Men så læste jeg i brevkassen "Kære Abby", at det var uhøfligt.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Men sedan läste jag i en fråga om råd-spalt att det var otrevligt.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Nhưng khi tôi đọc trong cuốn "Thư gửi Abby" thì điều đó thật thô lỗ.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Pero luego leí en "Dear Abby" que eso era descortés.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Poi ho letto in Caro Abby che non era educato.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Αλλά τότε διάβασα στην Ντίαρ Άμπι ότι αυτό ήταν αγενές.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Затем я прочла в Dear Abby [колонка советов], что это грубо.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.Но после прочетох в "Скъпа Аби", че това е грубо.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.אבל אז קראתי ב"נימוסים והליכות" שזה גסות רוח.
Ama sonra Dear Abby'de bunun kabalık olduğunu okudum.ولكن فيما بعد قرات في "عزيزتي ابي" انه كان وقحا
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.Az Egyesült Államok az egyik egyetlen ország, ahol a kanyaró oltások száma csökken.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.Die USA ist eines der einzigen Länder auf der Welt, in dem die Impfrate für Masern sinkt.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.les Etats-Unis sont l'un des seuls pays au monde où le taux de vaccination contre la rougeole baisse.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.Os EUA são um dos únicos países do mundo onde a taxa de vacinação do sarampo está a diminuir.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.Spojené státy jsou jedinou zemí na světě, kde počet očkování proti spalničkám klesá.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.Spojené štáty sú jednou z mála krajín na svete, v ktorých očkovanosť proti osýpkam klesá.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.USA jest jedynym krajem na świecie, gdzie liczba szczepień na odrę spada.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.САЩ е една от единствените страни в света където нивото на ваксини за заушка намалява.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.США является одной из немногих стран в мире, где уровень вакцинации от кори снижается.
Ancak, bu gerçekten de ilk aşamada kaba... ...bir hesap. Bu iş buna değer mi?Ale tak naprawdę najważniejsza jest prosta kalkulacja: czy ten biznes jest wart rozwijania?
Ancak, bu gerçekten de ilk aşamada kaba... ...bir hesap.처음에는 어림잡아 계산하는 겁니다
Ancak, bu gerçekten de ilk aşamada kaba... ...bir hesap.Але в дійсності це як проводити розрахунки на зворотньому боці конверту.
Ancak, bu gerçekten de ilk aşamada kaba... ...bir hesap.لكن بالفعل في البداية لا يتعدى التحليل مجرد
Ancak, bu gerçekten de ilk aşamada kaba... ...bir hesap.大まかな計算で十分です
Ancak manyetik kuzey kabaca kuzey Kanada'dadır.Ale magnetyczna północ znajduje się mniej więcej na obszarze północnej Kanady.
Ancak manyetik kuzey kabaca kuzey Kanada'dadır.De a mágneses észak nagyjából Észak-Kanadában található
Ancak manyetik kuzey kabaca kuzey Kanada'dadır.그러나 자기 북극은 실제로는 대락 북쪽의 캐나다에 있습니다
Ancak manyetik kuzey kabaca kuzey Kanada'dadır.Magnetický sever je ale ve skutečnosti zhruba v severní Kanadě.
Ancak manyetik kuzey kabaca kuzey Kanada'dadır.Ma il nord magnetico si trova circa nel Canada settentrionale.
Ancak manyetik kuzey kabaca kuzey Kanada'dadır.Men magnetiska Nord är faktiskt ungefär i norra Kanada.
Ancak manyetik kuzey kabaca kuzey Kanada'dadır.Pero el norte magnético esta de hecho aproximadamente en el norte de Canadá.
Ancak manyetik kuzey kabaca kuzey Kanada'dadır.Severný magnetický pól sa nachádza približne na severe Kanady.
Ancak manyetik kuzey kabaca kuzey Kanada'dadır.Но, всъщност, магнитният север се намира приблизателно в северната част на Канада.
Ancak manyetik kuzey kabaca kuzey Kanada'dadır.בכל מקרה, הצפון המגנטי הוא בערך בצפון קנדה.
Ancak manyetik kuzey kabaca kuzey Kanada'dadır.لكن الشمال المغناطيسي تقريبا في شمال كندا.
Ancak manyetik kuzey kabaca kuzey Kanada'dadır.但是地磁北极实际上大概在加拿大北部
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.Allerdings wusste sie nicht, wie unhöflich zu sein, so ertrug sie es, so gut sie konnte.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.Avšak, nemala by som byť nezdvorilý, a tak sa niesol rovnako dobre ako len mohla.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.Azonban ő nem szereti, ha durva, így ő viselte azt is, ahogy tudott.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.Cu toate acestea, ea nu-i plăcea să fie nepoliticos, astfel încât ea a purtat, precum şi ca ea ar putea.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.Imidlertid har hun ikke lide at være uhøflig, så hun bar det så godt hun kunne.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.Jednak nie lubi być niegrzeczny, więc urodziła go, jak mogła.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.그러나, 그녀는 무례하게하는 걸별로 좋아하지 않았어요, 그래서 그녀는뿐만 아니라 그녀가 수로 태어났다.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.Kuitenkaan hän ei haluaisi olla töykeä, joten hän synnytti sitä yhtä hyvin kuin osasi.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.Men hon vill inte vara oförskämd, så hon bar det så gott hon kunde.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.Namun, dia tidak suka bersikap kasar, sehingga ia melahirkan sebaik dia bisa.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.Nicméně, neměla bych být nezdvořilý, a tak se nesl stejně dobře, jak jen mohla.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.No entanto, ela não gostava de ser rude, assim que ela deu tão bem quanto podia.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.Sin embargo, no le gustaba ser grosera, así que lo llevaba tan bien como podría.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.Toch had ze niet willen zijn onbeleefd, dus ze droeg het zo goed als ze kon.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.Toutefois, elle n'aimait pas être impoli, alors elle le portait aussi bien qu'elle le pouvait.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.Tuttavia, lei non piace essere scortese, così lei lo portava così come poteva.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.Tuy nhiên, cô không được thô lỗ, do đó, cô mang nó cũng như cô có thể.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.Vendar pa se ni želel biti nesramen, tako da ona rodi, pa tudi je le mogla.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.Ωστόσο, αυτή δεν ήθελε να είναι αγενής, έτσι έφερε, καθώς θα μπορούσε.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.Въпреки това, тя не искала да бъда груб, така че тя го роди, както и тя може.
Ancak, o kaba değildi, bu yüzden o da elinden taşıyordu.Проте, їй не подобалося бути грубим, так що вона народила його, а як тільки могла.