Ana içeriğe geç
Sözlük

kaba ile cümle

kaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu, kaba kuvvet saldırılarına karşı ek bir koruma sağlamaz ancak diğer saldırıları zorlaştırabilir.Hoewel deze aanvallen extra energie vereisen zijn ze niet sterker dan andere speciale aanvallen.
Her türlü kaba söze ve şakaya yer verilir.Men vermaakte er zich met allerlei scherts en plagerijen.
Wayne'i tüm kabalıkları haricinde onu aşırı derecede seviyordur.Ze houdt erg van Howard ondanks zijn tekortkomingen.
Malezyalı bir hattat tarafından uygulanan kaba taslak.Beknopt overzicht van de Maleische grammatica.
Kabala, İbranicede "gelenek görenek" anlamına gelir.Masorti betekent 'traditioneel' in het Hebreeuws.
Türkiye'de sadece birkaç adet taş kabartma kalıntısı ele geçirilebilmiştir.In Rusland zijn slechts enkele kuddes overgebleven.
Yeteneksiz bir subay olarak ünlenmişti, bir "kanlı soytarı" ve kabadayı.Hij stond bekend als een eigenwijs kunstenaar en een "einzelgänger".
5 Ocak 2015 ) Türk karikatürist Kabataş Erkek Lisesi mezunudur.5 januari 2015 – Stefan Mladenovic wordt aangetrokken.
Anlamı kabaca "bilgisi olmayan" demektir.Deze mudra betekent 'vrees niet'.
Yine de kabadayılığın sadece eğlence için yapıldığı örnekler vardır.Brassen kan ook puur voor de lol gebeuren als kroegspel.
Bazen şeker ve maya (ya da kabartma tozu) da eklenir.Soms wordt suiker of honing toegevoegd.
Bunun sonucu olarak ağaç kabaca dengeli olur.Hierdoor heeft de boom een hoge sierwaarde.
Çanakçı nekropolündeki bir kabartmanın detayı.Detail van een opstelplaats van de nevenbatterij.
Kabaca küreseldir, yaklaşık 20 milyon ışık yılı çapında ve 3000'den fazla gökada içerir.Klimaat: Veel zon tot zo’n 3000 uur per jaar en de mistral.
Bu son derece basit hatta kaba görünebilir.Deze kan eenvoudig en ook het verst worden opgerekt.
"HADEP oyları iştah kabartıyor".Ik wil de kruitdamp ruiken."
Kabardeyceyi toplam 1,012,000 kişi konuşmaktadır.6,121 miljard mensen in totaal.
Yara yerinde çıkan kabarcığı takiben ayağı enfeksiyon kaptı.Hij stierf ten gevolge van een infectie aan zijn voet.
Daha sonra Devekuşu Kabare tiyatrosuyla tekrar tiyatroya döndü.Hierna keerde Van Houten terug naar het theater.
Bu arada kabaran suların arkasında bulunan boşlukları yanlardan gelen sular doldurur.Watervogels vermijden wateroppervlaktes die bedekt zijn met de varen.
Ancak kabaca paralel olan uzun aksisleri ile uzun mesafeli bir düzen oluşturmak için kendilerini ayarlarlar.Het is een eenlinggolf, die over lange afstand zijn vorm behoudt.
Bu işlem de yağın bir kaba dökülmesiyle başlar.Dit proces begint direct na het rooien.
Şimdi yüzünüzü kabaca güneydoğuya, Arcturus'a doğru çevirin.Het dal buigt bij Wörgl af naar het zuidoosten.
Kendini şöyle nitelendirir: Çirkin, kaba, kibarlıktan hiç hoşlanmayan bir öğrenciydim.Hij wordt vooral omschreven als een plat, onbeschoft, onbeleefd en ongemanierd persoon.
Sonra da yüzebilecek herhangi bir cismi kaba atın.Wel is er een strandje waar gezwommen kan worden.
Çerkesya Kabardeyler KabardiyaBaksan in Kabardië-Balkarië
Bu teşkiller kabaca 10 bin kişilik birliklerdir.De militie zou 10.000 man sterk zijn.
Kaba ve umursamaz görüntüsüne rağmen, o bütün grubun babası gibi davranır.Alhoewel hij zich wild en gek gedraagt is hij de spil van het geheel.
Eğer adalet yanlışlık yaparsa kabahat onların değil, benimdir.Indien de dwaling opzettelijk veroorzaakt wordt, spreekt men niet van dwaling maar van bedrog.
KABAKLI GÖZLEME Önce hamur yoğrularak pazular açılır.Men wacht best tot de zaadknopjes open springen.
Kabak ve çili biberi'de Meksika mutfağında yaygın olarak kullanılır.Het is een hete saus of pasta die veelvuldig gebruikt wordt in de Koreaanse keuken.
Konser sırasında konuşmak kabalıktır.Het is onbeleefd tijdens een concert te praten.
Borchert savaştan sonra tiyatro ve kabare dünyasında yer edinmeye çalıştı.Po wojnie Borchert próbował swoich sił w teatrze i na scenie kabaretowej.
Dolaysız kabadayılık fiziki saldırı içerir.Ktoś mnie fizycznie atakuje - odpowiadam fizycznym atakiem.
Yıldızlararası uzaklık birimlerinin en bilineni olan bir ışık yılı kabaca 63.240 AB'dir.Jeden rok świetlny, jednostka używana do wyrażania odległości międzygwiazdowych, to około 63 240 au.
Bir AB, Güneş ile Dünya arasındaki yaklaşık uzaklıktır ve kabaca 149.598.000 km.'dir.Jedna jednostka astronomiczna to średnia odległość pomiędzy Ziemią a Słońcem, czyli około 149 598 000 km.
Üst yüzeyleri kaba olup, uzunlamasına şekilde düzenlenmiş, topuz şeklindeki dikenlerle kaplıdır.Powierzchnia przedplecza i pokryw jest głęboko i chropowato punktowana.
Daha sonraki yıllarda Kabaklu ismi Kapaklı ismine dönüşmüştür.Przez następne kilka lat ukrywał się pod fałszywym nazwiskiem.
Kışın postu daha uzun ve daha kabarık olur.W szacie zimowej sierść dłuższa i jaśniejsza.
Kabadayılık cinsel tacizden ve sözlü tacizden çok daha geneldir.Erotyzm jest znacznie szerszym pojęciem niż seks czy seksualność.
Aşağıdaki formül düşüncesini kabaca tarif etmektedir.Poniższe zestawienie w skrótowy sposób obrazuje jego myśli.
Nehir çok çabuk kabarır, çok çabuk kurur.Jezioro kurczy się bardzo szybko.
Bu mimari kabartmalarda çeşmenin yapım aşamalarını görmek mümkündür.Na tyłach gmachu można zobaczyć przypuszczalną datę budowy.
Erkeğin kıskacı dışta küçük bir kabartıya sahiptir.Męska część oddzielona niewielką przerwą.
Tramvay hattının Kabataş'a kadar uzatılması sonucu, köprünün ortasındaki iki şerit tramvay yoluna ayrılmıştır.Mimo dostawy wszystkich tramwajów do Rosji, dwa tramwaje trafiły ostatecznie do Brna.
Böylece uzayaracıın şekli kabaca belli oldu ve araştırmalar bu temelde sürdürüldü.Ale mogę powiedzieć, że przejrzałem badania nad nimi, a także sam zajmowałem się badaniami.
Kabakdere, Balıkesir ilinin Karesi ilçesine bağlı bir mahalledir.Ryby opiekujące się ikrą przed przystąpieniem do tarła wybierają terytorium.
Kabartma, Hakkı Atamulu'nun eseridir.Asarteheruenemef – Asarte jest/włada jego prawicą.
Her türlü kaba söze ve şakaya yer verilir.Przez to staje się obiektem plotek i żartów w okolicy.
Ama Carlos onun teklifini kabaca reddeder.Małgorzata jednak odmówiła mu swojej ręki.
Bu strateji, kabaca yıpratma savaşı ya da oyalama savaşı olarak da bilinir.Wojna o krowę zwana też bitwą o krowę lub krowią wojną.
Heykelin Kabardeylerin Rusya'ya olan bağlılığını simgelediği söylenir.Tym samym symbolizuje on wierność grodu wobec Rosji.
Başlarlar kaba yağ koymaya.Nadają się do bezpośredniego spożycia na surowo.
İngilizce aksanı bozuktur ve kabaca konuşur.Słynie ze swojego dziwnego akcentu i ciętego języka.
Kaba kesimin amacı en iyi sahneyi seçmek ve düzenlemektir.Najpopularniejszy jest wariant, polegający na złożeniu oferty i jej przyjęciu.
Şimdi yüzünüzü kabaca güneydoğuya, Arcturus'a doğru çevirin.Uchodzi do Prutu na południowy wschód od Oleszkowa.
Dişetlerinde kabalaşma görülür.Sensacja w Ząbkach!
Ardından biri yuvarlağın ortasında, diğeri başın yan tarafında olmak üzere gözler kabaca çizildi.Każda z nich spogląda w inną stronę, głowy zachodzą na siebie.
Ev baklavası ve kabak tatlısı da sıklıkla yapılır.Bardzo często piecze ciasta i inne słodycze.
Dikdörtgen, yuvarlak veya kabarık olabilirlerdi.Mogą być kwadratowe lub okrągłe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod