kaba ile cümle

kaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kabala öğretilerini de öğrendiği rivayet edilir.Как постичь радость, — обучает каббала.
Bas kabartması (İtalyan kahramanın profili ve palmiye dalı) sanatçı Baranov tarafından üretildi.Барельеф (профиль итальянского героя и пальмовая ветвь) был подготовлен художником Барановым.
Kanatların demir kuşaklan da kabartmalarla be­zenmiştir.Кроме бахромчатых встречаются и железистые волоски.
Polonya, Türkiye ile İsveç'te çok sayıda hiciv ve kabare yarışmalarında jüri üyeliği yaptı.Был членом жюри многих сатирических конкурсов и конкурсов кабаре в Польше, Турции и Швеции.
Sonrasında bu içeceği, köpürünceye kadar bir fincana bir kaba aktarırlardı.Хызыр же выпил мутную, благодаря чему и обрел бессмертие.
Yine Kabala'da 666 sayısının şeytanın yılı ya da sayısı olduğu şeklinde bir inanış bulunuyordu.На рулетке сумма всех чисел равняется 666 , согласно Библии, является числом дьявола.
Birkaç kabarcık bir araya gelerek köpüğü oluştururlar.Несколько калив вместе образуют скит.
Ancak postmodern romanın temsilcisi olan yazarların listesi bir hayli kabarıktır.Однако общее количество дошедших до нас экземпляров переписанных копий романа достаточно велико.
Ona karşı her zaman sert ve kabadır.Он постоянно злобный и сварливый.
Saltanat Süleyman: Eskilerin kabadayılarından.Его жители являются потомками древнего рода шижинүүд.
Kabakları bir süre haşladıktan sonra, haşlama suyuyla şerbet yapıp üzerine dökülerek de hazırlanır.Защипывают края теста, кладут в кипящую воду и когда они всплывут — вынимают.
Kışın postu daha uzun ve daha kabarık olur.Зимой шёрстный покров становится значительно гуще и более прилегающим.
Bir Yaz Gecesi Rüyası romantizmin, peri büyülerinin, ve komik kaba sahnelerin nükteli bir karışımıdır.«Сон в летнюю ночь» — это остроумная смесь романтики, сказочной магии и жизни низшего общества.
Şimdi yüzünüzü kabaca güneydoğuya, Arcturus'a doğru çevirin.Течёт на север, в районе Пфорцхайма поворачивает на восток.
Bölümde Bart'ın kabadayı Nelson Muntz ile yaşadığı sorun anlatılmaktadır.Эпизод повествует о конфликте Барта со школьным хулиганом Нельсоном Манцом.
Savaşlardan önce, nüfusun kabaca üçte iksi Oset, %25-30'u ise, Gürcü'ydü.Более 70 % вещей стали трёхмерными, из них 25-30 % были абсолютно новыми.
Karaçaylar da sonunda Kabartay yönetimine girdi.Этим манёвром отчасти прикрывались пути в Кабарду.
Böylece onların bu dört kenarlı çatıları, kabaca bir tonoz şeklini almış olur. ”Вы увидите и услышите еще более крепкий метал от четверки веселых ребят».
Bunlar çok kaba biçimde yapılmış çemberlerdir.Состоят из слабо отсортированных обломков.
27 Ocak 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. ^ "SAT Komandolarından göğüs kabartan tatbikat!".Проверено 22 февраля 2018. «Командовать войсками теперь можно из любого места, где есть сотовая сеть».
Genelde kaba yüzeylere kayıp düşme sonucu oluşur.Обычно указывает на конец опасной зоны.
Sadece kan damarlarında kabarıklık vardır.«В моих жилах течет только критская кровь.
Örneğin, kişi kendini ince olarak tanımlıyorsa onun gölgesi kaba ve katıdır.Например, человек, считающий себя добрым, обладает теневыми качествами грубости или злобности.
Kabaağaç kalkınma kooperatifi faaliyet halindedir.Коллективный Распутин в действии.
Ama karaya çıktığında Eru, denizleri kabarttı.Высадившись на берег, они разбивают лагерь.
(Almanca) Büyük Sözleşme (Magna Charta), Çev.: Çiğdem Dürüşken, Kabalcı, İstanbul, 2009.Царь вымышленный и царь подложный», М.: АСТ : Астрель, 2009.
Tıp fakültesine kayıt yaptırıldığı eğitim kabaca iki parçaya bölünür.История работы в педагогическом училище как бы делится на два этапа.
Tapınakta kabartma tasvirleri vardır.В храме расположены витражи.
Önde, Ukrayna SSR Yüksek Sovyeti binasının çatı direğine sarkan bayrakla kabartma görüntüsü bulunur.На лицевой стороне медали — силуэт здания Верховного Совета Украинской ССР с развевающимся флагом.
Altta, yatay bir defne dalının kabartma görüntüsü vardır.Действительно, в Таро есть картинка, на которой изображен придворный шут.
Savaş Eserleri Müzesi daha sonra Kabatepe Müzesi'ne taşınmıştır.Вскоре и музейную экспозицию перенесли в Симферополь.
Asetonlu ortamda hızla kabarır.В окружающей обстановке ориентируется быстро.
Kaba ve umursamaz görüntüsüne rağmen, o bütün grubun babası gibi davranır.Отчаянная и дерзкая девочка растёт во всем похожей на своего отца.
Buzz - Kabadayı olmak isteyen kaba çocuktur.Мерзкий Крыс — злодей, желает стать главарём злодеев.
Omuzlarının üzerine kadar dağılan bu perçem, kızdığı zaman kabarır.На леске способен распуститься, поскольку вяжется на сухую.
Kaba işçilikle yapılmış taş işlemeciliği saraya sert ve güçlü bir atmosfer veriyordu.Рустованный каменный фасад придаёт дворцу могущественный и суровый вид.
Ele geçen bazalt kabartma ve yazıtlar bu kattaki çalışmalardan gelmektedir.Декрет и телеграмма упали на подготовленную почву.
1976 yılında yıllık ortalama GSYİH büyümesi kabaca %5.9 idi.С 1976 по 1996 год средний ежегодный рост ВВП составлял 5,6 %.
Mütareke dönemi İstanbul'unda vatanperver bir kabadayının maceralarını konu alır.Интрига основывается на сатирических приключениях глупого провинциала в Париже.
Arka kısmında ise temsili bir Olimpiyat şampiyonunun kabartması yer almaktaydı.Одержав чистую победу, получил звание олимпийского чемпиона.
Et parçalarını yassı bir kaba koyun.Разобрать мясо на мелкие кусочки.
Kabadayılık suç veya fiziksel şiddet içermeyebilir.ليس من الضروري أن ينطوي التنمر على الإجرام أو العنف الجسدي.
Bolivya Günlüğü kabaca çevrilerek Ramparts dergisi tarafından basılıp hızla dünyaya dağıtılmıştır.سرعان ما تمت ترجمة يوميات بوليفيا بشكل سطحي من قبل مجلة رامبارتس ووزعت في جميع أنحاء العالم.
Güneş'i de içeren Yerel Kabarcığa en yakın süperkabarcıktır.ويقال له: مسجد الشمس، لارتفاع موقعه وظهور الشمس عليه أول شروقها.
"Derste tespih çeker kabadayı gibi davranırdı".أقرأُ خطَبه كما لو كانت نبيذا مُسكِرا".
Proteinleri saflaştırmak için kullanılan yöntemler kabaca analitik ve preparatif yöntemler olarak ayrılabilir.يمكن تقسيم طرق تنقية البروتينات إلى طرق تحليلية وطرق تحضيرية.
Kendini şöyle nitelendirir: Çirkin, kaba, kibarlıktan hiç hoşlanmayan bir öğrenciydim.""يتحدثون عن فتىً كان طالبًا في سالامنكا، ذا عبقرية فذّة، بيد أنه لم يكن مهذّباً.
Kenarları gelişigüzel kaba dişli veya düzdür.مَلك الدنيا إما أن يُزال عن مُلكه أو يزول مُلكه.
Kabaca küreseldir, yaklaşık 20 milyon ışık yılı çapında ve 3000'den fazla gökada içerir.شكله كروي تقريباً ويبلغ قطره 20 مليون سنة ضوئية ويحتوي على أكثر من 3,000 مجرة.
854 yılında Kabarlar, daha sonraları Macarlar ve Bulgarlar, Hazar hakimiyetinden ayrılmışlardır.وفي عام 854 انفصل الكبريين عن حكم الخزر، ثم انفصل من بعدهم المجريون والبلغار.
Cihaz biraz ağır ve kabadır ve elde taşınması biraz zordur.بالإضافة إلى أن الكونترباص كبير وضخم ويصعب نقله.
Kitabe, siyah renkli Bazalt taşı'ndan, Beşinci Hanedan döneminin sonlarına doğru, kabaca MÖ.نحتت اللوحة على لوحة حجر من البازلت الأسود، قرب نهاية عصر الأسرة الخامسة.
Alt uç ise açık, ancak cıva dolu bir kaba daldırılmış durumdadır.التوكيد المخففة﴿لنسفعاً﴾، و هاء التأنيث تاء مفتوحة في نحو﴿رحمت﴾.
Hamilelik dönemi kabaca 200–220 gündür ve dişiler bir batında tek yavru doğurur.فترة الحمل تقريباً بين 200-220 يوم، ويمكن للإناث الحمل بشادن واحد فقط في كل فترة حمل.
Bunu bize kadar ulaşan kabartma resimlerde görüyoruz.على نقيض ماتبرزها الصور التي وصلت إلينا .
Anektod olarak, Glaser'ın bir bardak bira içindeki kabarcıklardan esinlendiği iddia edilidi.بعد قليل، يعود فينس ثملاً يلقي بزجاجات البيرة في المنزل.
Yaralar veya kabarcıklar küçük çocukların ve bebeklerin kalçalarında da mevcut olabilir.تقرحات أو بثور قد توجد في مؤخرة الأطفال أو الرضع.
Sevdiklerin önerilerine kulak kabartmayı sever.الفم كله / يعانق من يحب .
Dinsel törensiz dürüstlük, kabalığa dönüşür."في المسابقات الرياضية، من الخطأ أن تغضب".
Ülkelerin çoğunda yemek çubuklarını sol el ile kullanmak kaba bir davranış olarak görülür.وفي بعض البلدان الآسيويّة، يعتبر حمل أواني الطعام في اليد اليسرى غير مهذّب.

İlgili Sayfalar