kaba ile cümle

kaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kaba bir kılavuz olarak sıkıştırılabilir etkileri yaklaşık 0.3 altında Mach sayılarında göz ardı edilebilir.نستطيع أن نتجاهل انضغاط الهواء لأرقام ماخ الأقلّ من 0.3 تقريبا.
Komşulararası kabadayılık birbirlerinin gözünü korkutma şeklinde gerçekleşmektedir.ويحمي أيضا الازواج المجاورة من التشويش على بعضها البعض .
Kuleye ulaşım her gün belirli saatler arasında Salacak ve Kabataş'tan sağlanır.يجب إعادة شحن البطارية كل يوم تقريباً.
Yaşamın kaba ve bayağı yanını ortaya koyar.ذات نمط حياة باذخ وشره في معظمه.
Kabacık Ortaokuluna Kabacıklı öğrencilerin yanı sıra civar köylerden de öğrenciler bulunmaktadır.بالإضافة إلى الأفارقة ممن يعتنقون المذهب البروتستنتي من طلبة أو لاجئين.
Tabi önce o kabı da ondan daha büyük olan başka bir kaba koyun.ثم تُرفعُ له شجرةٌ هي أحسنُ من الأولى.
Şimdi yüzünüzü kabaca güneydoğuya, Arcturus'a doğru çevirin.عرض من أسفل جسر الشرق نحو جنوب شرق كورسور.
Kabartılmış dikim yatakları iyi akaçlamayı sağlamak için kullanılan geleneksel bir yöntemdir.لكن الأدلة الحالية ير كافية لتبرير الاستخدام الروتيني.
Afacan ve kabadayı.Yarasa olabilir.Tabutta uyur.Menfaatçidir.يِنُوْم : بكسر الياء وضم النون وتسكين الواو - ينام.
Yazılıkaya yakınlarındaki Mâbedde bulunan On iki Hitit Yeraltı Tanrısı Kabartması.باب تسمية العشرة الذين شهد لهم رسول الله بالجنة.
Çirkini güzel gösteren, kabalığı hafifleten kinayeler.الحسناء القبيحة La hermosa fea.
Genelde kaba yüzeylere kayıp düşme sonucu oluşur.لكن هذا نادراً ما يكون سبباً للانهيار المفاجئ.
Bir kabarcık havayı çevreleyen şeffaf bir su yapısındadır.أي أنها كتلة بخار الماء الموجودة في حجم معين من الهواء.
Kabakulak aşısı, kabakulak hastalığını güvenli bir şekilde önler.لقاح الحمى الصفراء آمن بشكل عام.
Bu soru türü örneklerinde kaba sorular, görünüşte alakasız ve kuramsal sorular da bulunur.أسئلة تحمل إجابات غامضة ومخيفة!
Sahilde sonlanan dalgalar kabarcıklardan oluşan kırılgan bir köpük oluşturur.حيث أن الموجات على الشاطئ تقوم بخلق رغوة حساسة تتألف من الفقاعات.
Milhouse ve diğer öğrenciler ile jest ve kaba sözlerle eğlenmeye başladı.وبدأ بارت يستهزء بميلهوس وأصدقاء آخرين بإيماءات والفاظ بذيئه.
Peter eve gelir ve Swansonlara kaba saba davranır.Ao chegar em casa, Peter age de maneira rude com os Swansons.
Günlük kullanıma hizmet eden kaba mallardır.Muito confortável ao uso diário.
Kabaca M31'in 3,5 derece güneyi ve hafifçe doğusunda yer alır.Está a cerca de 3,5 graus sul e ligeiramente a leste de M31.
Bir Çek-Slovak yatırım grubu olan Penta Yatırım kabaca 3 milyar CZK Aero'yu aldı.O grupo de investimentos checo-eslovaco Penta Investments comprou a Aero por 3 bilhões CZK.
Arka kısmında ise temsili bir Olimpiyat şampiyonunun kabartması yer almaktaydı.O reverso trazia outro desenho genérico de um campeão olímpico.
Kabakulak aşısı çok güvenlidir ve genellikle hafiftir.O câncer de testículo é altamente tratável e geralmente curável.
1934 tarihli Maniac isimli film de kabaca bu öyküden uyarlanmıştı.O filme de 1934, Maniac, também adaptou livremente a história.
Ayrıca sikkelerinde de Leto’nun kabartması yer alıyordu.Ela também sabia que o coração de Olga estava em outro lugar.
Bu makina her bir plastik kaba 250g margarin doldurmak üzere ayarlanmıştır.Uma máquina é ajustada para despejar 250 gramas de sorvete.
Cabaret Voltaire , Zürih İsviçre'deki kabaredir.Cabaret Voltaire era o nome do clube noturno em Zurique, Suíça.
Annesi sık sık kaba kuvvete başvuran biriydi ve bazen annesi onu dövüyordu.Era às vezes mimada pelo pai e muitas vezes repreendida pela mãe.
HMAC’e karşı yapılan en yaygın saldırı gizli anahtarı ele geçirmeyi hedefleyen kaba kuvvet atağıdır.O ataque mais comum contra HMACs é a força bruta para descobrir a chave secreta.
Üzerinde kabartma sülüs celisi ile yazılı kitabesi vardır.Ele tem um amor questionável por Botila.
Kışkırtıcı ve kaba olabileceği basınla zor bir ilişkisi vardı.Ela teve um relacionamento difícil com a imprensa, com a qual era rude e provocativa.
2004 yılında Hilmar Kabas'ın yerine FPÖ Viyana Başkanı olarak seçildi.Em 2004, substituiu Hilmar Kabas como líder do FPÖ Viena.
Yüksek ISO filmle çekilen analog görüntüde ise daha az göze çarpan kabartılar olarak ortaya çıkar.Imagens de alta resolução tiradas recentemente mostram que ela apareça menos semelhantes a rostos.
Her halukârda, Mısır'ın taç giymiş kralının sadece kabartma ve heykelleri saldırıya uğradı.Contudo, apenas as gravuras e estátuas dela como um rei coroado do Egito foram atacadas.
El ve ayaklardaki kabarcıklarda görülen özellikler: Çok küçüktürler (3 mm çapında ve az).Pequenas bolhas com as seguintes características: Bolhas muito pequenas (de 3 mm ou menos de diâmetro).
Kabakulak İbrahim Paşa burada sürgünde 10 yıl kadar kaldı.John Punch está onze gerações atrás de Obama.
Başlarlar kaba yağ koymaya.Primeiro, eles teriam que armar ratoeiras.
Bira üretiminde, ekmek hamurunun kabartılmasında, şarap yapımında insanlık tarihinde hep kullanılmışlardır.Historicamente, além da cevada outros cereais sempre foram utilizados na produção de cerveja.
1928 yılında Ordu iline bağlanarak Kabataş adını almıştır.Em 1928 foi construída a estrada que ligou Encantado a Soledade.
Bu tür çoklu kullanım Blok veya İşbirlikçi veya Kaba çoklu kullanım olarak adlandırılabilir.Esse fenômeno é chamado de bloqueio uso ou frequência dependente.
Bu ısırıklar bir iki gün içinde yok olan deri kabarıklıklarına neden olmaktadır.A larva tem que infectar o caracol da espécie Oncomelaria hupensis num período de um ou dois dias.
Bir başka inanışa göre de güneşin batından doğduğu gün, sular kabaracak ve her tarafı sular kaplayacaktır.Os fiéis devem virar face para o sol e, durante a oração do meio-dia, deverão virar-se para Laliş.
Bu son derece basit hatta kaba görünebilir.Pode parecer simples demais, mesmo cru.
Hamilelik dönemi kabaca 200–220 gündür ve dişiler bir batında tek yavru doğurur.O período de gestação é de 210 a 232 dias e resulta num único filhote.
Bunun üzere Dawn'ın "avcılık hisleri" kabarır ve okula giderler.Um dia, fica com ciúmes de Dewey e decide ir à escola.
Filmde Şener Şen, "nesli tükenen bir kabadayıyı" canlandırıyor.Globo Teatro «Peça 'Cachorro Enterrado Vivo'».
Anektod olarak, Glaser'ın bir bardak bira içindeki kabarcıklardan esinlendiği iddia edilidi.Segundo a tradição, a kriek é uma cerveja de Verão, que deve ser bebida num copo balão.
Bu kabarede aralıksız 17 yıl sahne aldı.Desde então, passou mais 17 semanas nesse gráfico antes de sair.
Mücverin ana malzemesi kabaktır.Construções genitivas precedem o substantivo núcleo.
Okulun kabadayısı ve de en aptal öğrencisidir.É o melhor atleta e o pior aluno da escola.
Kutup buz tabakası her yıl kabaca 10 metrelik bir ölçüyle hareket eder.O comprimento do glaciar reduz-se cada ano em 10 m.
Her kabartma evresinde kabarması istenmeyen fon tekrar tekrar indirilmelidir.Qualquer código repetido precisa ser repetido em todos os lugares.
İki şarkıcı da kabahatlerinden dolayı para cezasına çarptırıldı.Os dois cantores foram presos por "delitos leves".
Et parçalarını yassı bir kaba koyun.Valem um pedaço de carne.
Bu kabartmalarda iki farklı teknik kullanılmıştır: Dik kesim ve eğri kesim.São utilizados dois tipos de vetores nesta técnica: Fagos e fagomídeos.
Bu manevra şeklinden kabaca Sun Tzu'nun Savaş Sanatı eserinde de bahsedilir.Suas atitudes conduzem à conclusão de que era também conhecer da obra de Sun Tzu, A Arte da Guerra.
Kuiper kuşağı kabaca "rezonant" kuşak ve "klasik" kuşak olarak ikiye ayrılabilir.Nimrod poderia jogar tanto o modo tradicional como o "Reverso".
Madolyonun üzerinde Kremlin'deki Spasskaya Kulesi'nin kabartması bulunur.A torre principal reproduz a torre escalonada do Kremlin de Cazã.
Anlamı kabaca "Bu Romalılar çılgın" dır.E ele pensou 'esse cara é louco'".
Türkiye'de sadece birkaç adet taş kabartma kalıntısı ele geçirilebilmiştir.Na Coreia do Norte, apenas alguns penteados são permitidos pelo governo.

İlgili Sayfalar