Çok kaba davrandým.I was very rude.
Ve bu görev için, süper bilgisayar alanının kaba kuvveti yeterli değil.And for this task, supercomputer field brute force simply isn't enough.
Evrenin kabul etmeniz gereken ve soru sormanızı durduran tuhaf bir kaba kuvveti var.This is a brute fact about the universe that you should learn to accept and stop asking questions.
Siz çocuklar hiç yorulmaz mısınız aynı kabalığı yapmaya, küçültme şakası mı?- Don't you boys ever get tired of playing that same crass, demeaning joke?
Charlie? yada sen beni kabarcık kafalı züppe olarakta çağırabilirsin.Charlie? Or you can just call me the bubble-headed snob.
Kabalık etmek istemedim.I didn't mean to be rude.
Güçlü ağız yapısı, geniş göğüs, iyi sıkı kaba etler.Strong jaw line, extended chest, good firm buttocks.
Geriye sadece kaba güç kalmıştı.Only brute force remained.
Doki Doki panik hangi kabaca çevirir için Fabrika Dream:Doki Doki Panic which roughly translates to Dream Factory:
Bu kabaca test için ayırabileceğiniz zaman oluyor.That's what you have time for.
Aptal gibi kaba kuvvet kullanmasana.Hey, don't ignorantly use force.
Kaba saba 12 işaret ve bir isimJust 12 crude marks and a name
Hiç bir şey bu kadar itici, bu kadar kaba ve korkunç olamazdıNothing could be less inviting Nothing more rough and horrid
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.You have to know that today, roughly one or two every drug pills is not taken correctly.
Şimdi Google'dan baktım, kabaca nüfusu 304 milyonmuş,I just looked it up on Google. It's 304 million people, give or take a couple.
Yani bu, kabaca bu sarı alanın 32 bölü 41'i. -And so this is going to be roughly 32 out of 41 of this yellow area.
Bunun 0 olduğunu söyleyelim o zaman -29 ise kabaca burada bir yerde olacaktır.Say this is 0, -29 is going to be roughly over here.
O zaman neden kabaca söylemiyorsun?Ask meanly then.
Hiçbir şeyi olmayan biri gibi kalırsan... ...su kabarcıkları gibi kaybolursun.I'm asking you to stay almost nonexistent like that, and then disappear like bubbles.
Kabaca, oraya gitmek.You go there, roughly.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,My friend was also heavily bullied and he dropped out of school...
Tavada kızartılmış kabak mıA pan fried pumpkin?
O kaba kız önümde diz çöktüğünde bitecek.It'll be over when that commoner kneels before me.
Yani, kabaca 1 milyon tane dizüstü var.So, in rough numbers, there are a million laptops.
Şu kaba serseri!Ah! Oh! That rude bastard!
Buradaki... kaba serseri için. <i>Hazır!This one.. for rude bastard. <i>In ready position!
Bu güzel yüzüyle,bu kadar kaba konuşmayı nasıl beceriyor, anlayamıyorum.I don't know why he talks so rudely with that good-looking face.
Müziğimiz punk ile kabaret karması bir tarz.And our music is a cross between punk and cabaret.
Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.When she lifts up herself on high, she scorns the horse and his rider.
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelathough its waters roar and are troubled, though the mountains tremble with their swelling. Selah.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.You rule the pride of the sea. When its waves rise up, you calm them.
Kabaran sular Aşardı başımızdan.then the proud waters would have gone over our soul.
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Like silver dross on an earthen vessel are the lips of a fervent one with an evil heart.
Kapı deliğinden uzattı elini sevgilim, Aşk duygularım kabardı onun için.My beloved thrust his hand in through the latch opening. My heart pounded for him.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.The sea has come up on Babylon; she is covered with the multitude of its waves.
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››It is like yeast, which a woman took and hid in three measures of flour, until it was all leavened."
Güçlü bir rüzgar estiğinden göl kabarmaya başladı.The sea was tossed by a great wind blowing.
Övünmeniz yersizdir. Azıcık mayanın bütün hamuru kabarttığını bilmiyor musunuz?Your boasting is not good. Don't you know that a little yeast leavens the whole lump?
‹‹Azıcık maya bütün hamuru kabartır.››A little yeast grows through the whole lump.
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.Doth not behave itself unseemly, seeketh not her own, is not easily provoked, thinketh no evil;
Bunun ardından da kaba bir azab!A terrible torment trails him.
İnsanlardan kimi, Allah hakkında bilmeden tartışır ve her kaba (şarlatan) şeytana uyar.And yet there are men who contend about God without understanding, and follow every wayward devil
Onları biraz yaşatırız, sonra kaba bir azaba süreriz.We let them enjoy themselves only for a while, then We shall drag them to a severe punishment.
Ve üzerine (gölge yapması için) Bir asma kabak ağacı bitirdik.And We made a gourd tree grow over him.
Kaba, sonra da kötülükle damgalı,Crude, and above all, mean and infamous,
Su(lar) kabarınca biz sizi, akıp giden(gemi)de taşıdık.When the water rose in flood, We bore you in the ark,
Musa kabaran öfkesi (gazabı) yatışınca Levhaları aldı.When his anger subsided Moses picked up the tablets.
Kabarıp, tutuşan denize,And the swollen sea,
Artık sizi, 'alevleri kabardıkça kabaran' bir ateşle uyardım.So, I warn you of the blazing Fire.
Ve ona gölge versin diye bir kabak fidanı bitirdik.And We made a gourd tree grow over him.
Ve denizler, coşup kabarınca.When the oceans surge and swell,
Üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.And We made a gourd tree grow over him.
Kulak kabartırlar ama çoğu yalancılardır onların.Who listens to you (for spreading rumours); but most of them are liars.
Kaba/obur, bütün bunlardan sonra da soyu bozuk, kötülükle damgalı.Crude, and above all, mean and infamous,
Ve üstüne (gölge yapması için) kabak türünden geniş yapraklı bir nebat bitirdik.And We made a gourd tree grow over him.
Ve kabartılmış döşekler üstündedirler.And maidens incomparable.
Kaba ve kötülükle damgalı,Crude, and above all, mean and infamous,
Ardından, kabahati birbirlerine yüklemeye başladılar.Then they started blaming one another,
Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,And graceful maidens of the same age,
Kaba ve haşin, sonra da kötülükle damgalı,Crude, and above all, mean and infamous,