Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.A red coat, and red shoes. She went out completely in red.
Kabaca bu rakam bütün dünyanın global tarım çıktısının yaklaşık yüzde 8'ine tekabül etmekte.That's something like eight percent of the total agricultural output globally.
Bu hücreleri alıyorsunuz, bir kaba koyuyorsunuz ve üç gün içerisinde, şöyle görünüyorlar.You take these cells, you put them in a dish, and within three days, they look like that.
Kaba serseri!Rude bastard!
Noktayı yeniden çizeyim 35 kabaca burada.Let me redraw that point. 35 is right there roughly.
Ancak manyetik kuzey kabaca kuzey Kanada'dadır.But magnetic north is actually roughly in northern Canada.
Her magnezyum atomuna kabaca iki iyot atomu.For every one magnesium atom we have roughly two iodine atoms.
O'er öper rüya düz bayan dudaklar, oft hangi öfkeli Mab kabarcıklar veba,O'er ladies' lips, who straight on kisses dream,-- Which oft the angry Mab with blisters plagues,
Kötü baskın olduğu; adam gibi otlar, lütuf ve kaba olacakIn man as well as herbs,--grace and rude will; And where the worser is predominant,
Kızımın işlediği onca kabahatten sonra bu atama...That is the post my daughter left after committing offenses.
Sırtını kabart ve çeneni çıkıntı yap.Arch your back and jut your chin.
Onun hakkında böyle şeyler söylemen çok büyük kabalık.If you speak of him like that, it's so impolite.
Biliyorsunuz Barney kabartma kostumlu mor bir dinozordu.And this is a -- you know, the purple dinosaur with kind of bloat wear.
Bu kabaca güneşin çapının 30 milyon katıdır.And that's roughly thirty-million times the diameter of the sun.
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.It's basically a laptop without a keyboard, a screen, or a battery.
İşte size kaba kuvvet metodunuz.Here's your brute force approach.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Once you get through your brute force approach, then you just rip off whole mountaintops.
"Sen o kadar kaba keserim düşünüyorsun?""You think he'll cut up rough?"
Aslında kartuşları kabaca yerleştirerek karıncalı grafikler elde etmeyi denedim.I actually tried roughly placing the cartridges and make really noisy graphics.
Kabaca 0,32.So we have 83 minus 81 is 2 divided by 6.3.
Kabataslak bir çizimini şu köşeye yapayım.I'll do my best to draw it-- just a quick and dirty version of it.
Ve çoğu özellik kabarcıklar ve spekülasyon içine koydular.And they put most of it into property bubbles and speculation.
Çok kabasın!That is too harsh!
Siz çocuklar hiç yorulmaz mısınız aynı kabalığı yapmaya, küçültme şakası mı?- Don't you boys ever get tired of playing that same crass, demeaning joke?
Bu kabaca test için ayırabileceğiniz zaman oluyor.That's what you have time for.
O zaman neden kabaca söylemiyorsun?Ask meanly then.
Bu güzel yüzüyle,bu kadar kaba konuşmayı nasıl beceriyor, anlayamıyorum.I don't know why he talks so rudely with that good-looking face.
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Like silver dross on an earthen vessel are the lips of a fervent one with an evil heart.
Kaba, sonra da kötülükle damgalı,Crude, and above all, mean and infamous,
Ve denizler, coşup kabarınca.When the oceans surge and swell,
Yerden yeşillik, kabak, sarımsak, mercimek, soğan bitirsin.He Said: would ye take in exchange that which is mean for that which is better!
Eğer kaba-saba, katı yürekli olsaydın senin çevrenden kesinlikle dağılır giderlerdi.Had you been harsh, hardhearted, they would have dispersed from around you.
Kaba ve katı yürekli olsaydın çevrenden dağılır giderlerdi.Had you been harsh, hardhearted, they would have dispersed from around you.
Kabartma genişliği:Bevel width:
Lightweight Pencere Yöneticisi. Yapılandırılamayan, kaba pencere yöneticiNameThe Lightweight Window Manager. A non-configurable, bare window manager
Kabartmalı FotoğrafGlossy Photo
Southeast European Times için Priştine'den Safet Kabaşay'ın haberi -- 30/01/12By Safet Kabashaj for Southeast European Times in Pristina -- 30/01/12
SETimes'a verdiği demeçte Kabakçı, "Toplumumuz Yemen konusunda çok hassas."Our society is very sensitive on the Yemen issue.
Ancak Kabakçı aynı fikirde değil.Kabakci, however, disagrees.
Southeast European Times için Priştine'den Safet Kabaşay'ın haberi -- 20/12/11By Safet Kabashaj for Southeast European Times in Pristina -- 20/12/11
Yunanistan ilk biyogaz fabrikasını 4 Ekim'de Kabala'da hizmete soktu.Greece opened its first biogas plant in Kavala on October 4th.
Southeast European Times için Priştine'den Blerta Foniki Kabaşi'nin haberi -- 27/05/09By Blerta Foniqi Kabashi for Southeast European Times in Pristina -- 27/05/09
Yumurta akı karışımını ekleyin, unu ve kabartma tozunu ekleyin ve hepsini yavaşça karıştırın.Add the egg yolk mixture, add flour and baking powder, and stir all together gently.
Açık şiddet veya kaba sahneler yok.No explicit violence or vulgar scenes are shown.
Waldemar Sierański (d. 5 Nisan 1958 yılında Varşova) Polonyalı kabare sanatçısı ve aktör.Waldemar Sierański (born 5 April 1958 in Warszawa) - is Polish cabaret artist and actor.
O kabare Koń Polski üyesidir.He is member of cabaret Koń Polski.
Kuzey Yıldızı'na işaret eden Büyük Ayı'nın kepçesi, "su kabağı" olarak biliniyordu.The Big Dipper (whose "bowl" points to the North Star) was known as the drinkin' gourd.
Ugarit şehri ise kabaca MÖ 1190'da yıkılmıştır.[1]The city of Ugarit was destroyed roughly 1190 BC.[11]
Bu kabartmalardan bazıları, bir görüntüyü tanımlamak için kayanın doğal özelliklerini kullanır.Some of these reliefs exploit the rock's natural properties to define an image.
Kaya kabartmaları Hitit sanatının önemli bir parçasıdır.Rock reliefs are a prominent aspect of Hittite art.
Hanyeri kabartması, Gezbel geçidinin diğer ucunda, güneydoğuda yer almaktadır.The Hanyeri relief stands at the other end of the Gezbel pass, to the southeast.
Vücudu daha kabarık, daha yuvarlak ve daha bakımlı hale geldi.His body got fluffier, rounder and more well groomed as well.
Bazı semptomları kabartılar, taşikardi, şişme ve sarılıktır. [1]Some symptoms include blisters, tachycardia, swelling, and jaundice.[15]
Kate kaba şekilde gitmesini isteyerek onun kalbini kırdı.Kate broke his heart by rudely demanding he go away.
Chris'i sevmiyorum çünkü o çok kaba ve duyarsız.I dislike Chris because he is very rude and insensitive.
Çok kaba ve duyarsız olduğu için Chris'ten hoşlanmıyorum.I dislike Chris because he is very rude and insensitive.
Bazı kişiler kibardı ve diğerleri kabaydı.Some people were kind and others were unkind.
Kabaca konuşursak, otobüste yaklaşık 30 kişi vardı.Roughly speaking, there were about 30 people in the bus.
Onun kabalığına daha fazla katlanamadı.She couldn't put up with his rudeness any more.
Onlar çok iyi tanımadıkları biriyle aynı fikirde olmamayı kabalık olarak düşünüyorlar.They consider it impolite to disagree with someone they don't know very well.