kaba ile cümle
kaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İlk bakraç örnekleri taş kabartmalar üzerinde Mezopotamya'da ortaya çıktığı bilinmektedir.The earliest known primary states appeared in Mesopotamia c.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.I was a little street tough that followed Christian Slater around and badgered him.
Hem nazik hem de kaba.He is both being polite and rude.
Bu kabadır.Dünya böyle olmamalıdır.It's rude. The world really shouldn't be that way.
Ben biraz daha kaba bir yolla yaptım.But I did it just kind of the brute force way.
Kırıntınız çıtır, ekmeğiniz kabarık olsun.May your crust be crisp, and your bread always rise.
Bir an için kendimi kabarık bir anorak içinde,I had a vision of myself in a fluffy anorak,
Onlar da, bir çete ve kaba bir kişiydin.They were a gang, and a rough one, too.
Kabataslak çizer ve spagettiyi önlerine sererler.They spend the majority of their time assembling the sticks into ever-growing structures.
Yani iyi bir gezegen halkaları teoriniz olmadan ve kaba verilerle iyi bir teori oluşturamazsınız.So without a theory of planetary rings and with only grainy data, you can't have a good theory.
Dünyanın dört bir köşesine nasıl göçtüğümüze dair kabaca bir taslak.It is a very coarse sketch of how we migrated around the planet.
Bunlar bir kaç küçük detayın kabaca çizimleridir.These are sketches of some of the little details.
En kaba tabiri ile bu yatırımın geri dönüşü çok büyük.Putting it in the crassest possible terms, the investment reaps huge returns.
Çok kabaca çiziyorum, bu yapının detayını gelecekte başka bir videoda göstermeyi planlıyorum.I'm drawing it very abstract.
Kabaca çiziyorum fakat anlamanıza yardımcı olacağını düşünüyorum. .This is a very abstract drawing, but I think this'll give you a sense of what's going on.
Bu proteini kabaca bir kutucukla göstereceğim.And I'll just draw it as a big box right here.
Kuleye bi bakalım, kabartılar, kesikler, sarkmalar falan olduğunu görüyorsunuz.Then, looking up in the turret, you see there are bulges and pokes and sags and so forth.
O adam babasının bungalov aramak için çok kaba olduğunu düşündüm "Böyle bir yer!"She thought the man was very rude to call her father's bungalow "A place like this!"
Bayan Medlock kabaca şöyle dedi:Mrs. Medlock said unceremoniously:
"Bahçe" diye bir an için onun kazma durdurma, kaba bir sesle söyledi."What garden?" he said in a rough voice, stopping his digging for a moment.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Her mother had been glad to see her and they had got the baking and washing all out of the way.
Su dolu bir kaba koyarak, bir lolly pop sopa alarak başlayınStart by taking a lolly pop stick, putting it in a bowl of water
Ve bunun kabaca tercümesi:And this roughly translates:
Bu kabaca 29 milyon genden sadece 24.000 tanesi bizim genomumuzda bulunuyor.Of those roughly 29 million genes, we only have around 24,000 in our genome.
Bu yarı toplu stil, aslına bakarsanız, ne kadar kabarık olursa o kadar güzel durur.This half-up actually looks better, the fluffier you can make them.
Buna kabaca yakıtı paylaştırma diyebiliriz.This is called fuel partitioning in the lingo.
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.This is a really subtle distinction, but the implication could be profound.
Dün Oppa sana biraz kaba davrandı.Yesterday, Oppa spoke out of bounds.
Kabaca Amerikalıların yüzde yarısı çok fazla tasarruf yaptığını düşünüyor.Roughly half a percent of Americans feel that they save too much.
Eğer bunları grafiğe dökeceksek, hızlıca kabataslak bir grafik çizeyim.So if you were to graph these,
Burada gördüğünüz su kabağı -- hayatlarındaki her şey sembolik.The gourd you see here is -- everything in their lives is symbolic.
Poporo kabağının tepesindeki kalsiyum birikmesini görebilirsiniz.You can see the calcium buildup on the head of the poporo gourd.
Kabak dişi görünüştür, sopa ise erkek.The gourd is a feminine aspect; the stick is a male.
Yani, bi nevi kabalık bu, değil mi?I mean, that's really kind of rude, right?
Tüm o yapmıştı onu söylüyorum sonra, kesinlikle ona kaba oldu.It was certainly rude of him, after telling him all she had done.
Yanakları dönüşümlü olarak gevşek ve sıkıca kabarık.His cheeks were alternately limp and tightly puffed.
Ses "Ben çok kabaca ele üzgünüm," dedi, "ama bu kaçınılmaz.""I'm sorry to handle you so roughly," said the Voice, "but it's unavoidable."
"Bu mübarek hediye sigara!" Dedi ve şiddetle kabarık."This blessed gift of smoking!" he said, and puffed vigorously.
Bence, kabaca bu bir kilogramın 1.6 çarpı 10 üzeri eksi 27'si kadar.Roughly I think it's 1.6 times 10 to the minus 27th of a kilogram.
Yani, Dünya'daki neredeyse tüm yaşam kabaca beş kez silinmiş.So almost all life on Earth is wiped out about five times.
Biz zaten hücresel solunum olabileceğini öğrendim kabaca üç aşamadan ayrılmıştır.We've already learned that cellular respiration can be broken down into roughly three phases.
Yol geçen çok kaba olmasaydı gece, tamamen 'em depar olabilir. "If the road hadn't been so rough last night, we could have outrun 'em entirely."
Ve bu sayı, kabaca, bizim galaksimizdeki yıldız sayısına eşit.And that's roughly how many stars there are in our own galaxy.
Çizdiğim şekil biraz kabataslak oldu. -Just the way I drew it. This is very inexact.
Nekadar şaşırtıcı! ... bazılarının tüyü kabaracak.How amazing! ... that will ruffle some feathers.
98'in karekökü kabaca 9.9 ediyor.SO THE SQUARE ROOT OF 98, IT GlVES US ROUGHLY 9.9
Her gün onlara kabalıklarının ne fena olduğunu göstermek için gelişirim.Improve every day to prove their rudeness is lame.
Onlar da bir çete, ve kaba bir edildi.They were a gang, and a rough one, too.
"Orada kadınların evde olsaydı, ben sadece kaba bir şüphe olması gerekir entrika."Had there been women in the house, I should have suspected a mere vulgar intrigue.
Zira bu toplantının konusuna uyabilmek için bunları kabaca birleştirdim.Because I've cobbled this together to try to meet the challenge of this session.
Kaba bir tahminle... 500 dolar çarpı 64 dersek-A rough estimate... $500 times 64-
"Noktacı sürümünü veya kabataslak sürümünü veya gerçekçi halini görmek istiyorum ", diyebilirsiniz.You can say, "I want to see the pointillist version or the sketchy version or the realistic version.
Kaba adi!Rude bastard!
Şu kaba hergele!I'm really dumbfounded.
Bunu karekökü ise uzaklık olacak değil mi? . karekökünü alırsak 13 çıkar. 13.04 kabaca.So let's take the square root of 170 and we get 13.0, roughly 13.04.
Böylece biz temel olarak kutuyu bir kabarcığa dönüştürdük.So we basically turned the box into a bubble.
Bunu kaba kuvvet yöntemi olarak adlandırıyorum.That's what I call the brute force method.
O savurgan, boş boş gezen, içip içip kaba danslar eden Yunanlılar, sorun onlar.Those profligate, idle, ouzo-swilling, Zorba-dancing Greeks, they are the problem.
Prenses halka karşı bir kabahat işledi. Bu yüzden bunu mesele etmeyin bırakın.The princess has already apologized publicly for it, so won't you stop bringing it up.
Öfkenin kendisine bakın; kabaran bir muson bulutu ya da fırtına gibi tehdit edici görünür.It looks very menacing, like a billowing monsoon cloud or thunderstorm.