Ana içeriğe geç
Sözlük

kağıt ile cümle

kağıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O zaman Amerika'da 8000 çeşit kâğıt para vardı.There were 8,000 kinds of notes in America.
Teknoloji kâğıt parayı demode hale mi getirdi?Is technology making paper money feel outmoded?
Şudur: Kanat çırpan kuşlar,oyuncaklar,kağıt tuzluk, bu tip şeyler.It's this: flapping birds, toys, cootie catchers, that sort of thing.
Bu kulağa nasıl bir kağıt parçası harcadık?What paper went into that flap?
Kulağı daha ince yaparsam, daha az kağıt kullanabilirim.If I make the flaps skinnier, I can use a bit less paper.
Kulağı mümkün olduğunca ince yaparsam, en az miktarda kağıt kullanmış olurum.If I make the flap as skinny as possible, I get to the limit of the minimum amount of paper needed.
Kulağı kenara yerleştirisem, yarım daire kadar kağıt harcıyor.If I put the flap on the edge, it uses a half circle of paper.
Sadece size göstermek için, bu gerçekten katlanmış kağıt.Just to show you, this really was folded paper.
Para var ama uşşa sınıfının parası kağıttır.But the money of the giddy up level is paper.
Kağıt ver, kağıt ver bana.They say "Paper, give me paper".
En kolay kağıt para olduğu halde kağıt parayı bile yetiştiremiyorlar.Although paper money is the easiest one, they can't even have enough of it. How can they?
Yahu her tarafta, bu kağıt para bir yerde basılmıyor ki.Yahu, this paper money is not printed in only one specific place.
Çünkü kağıt kağıttır.Because paper is paper.
Bir kağıt verir git de al şeyden paranı."go get your money from the bank".
Burada, keçeden ve kağıt şu şişelerinden bir kumbarayı görüyoruz. (Çıtırtı) (Korna)Here you see, with felt and paper water bottles, we have Geordie making ... (Clanging) (Buzzing)
Kağıtları, kitapları, filmleri alıyorsunuz ve yok ediyorsunuz. Sihir gibi birşey.You can take paperwork, books, movies, and you can make it disappear -- it's magic.
Bu kağıtların arasında, "FINFISHER" başlıklı bir dosya vardı.Among those papers, was this binder entitled "FlNFlSHER."
İşte bu yüzden kağıt kullanmaya karar verdim.So that's why I chose to use paper.
3 centlik ve 5 dakika çalışma süresine sahip bir küçük kağıttan sensör.The result? One small paper sensor that costs three cents and takes five minutes to run.
İçinde bir tane kağıt parçası var! ---[There's a piece of paper inside!] (Laughter)
O yüzden bolca kağıt bant kullanıyorum.Woman: That's why I use enough masking tape.
Kağıt bant onu tutacaktır.The masking tape will hold it.
Bu kağıt üstünde organik olabilir; ancak ruhu itibariyle kesinlikle organik değil.This may be organic in letter, but it's surely not organic in spirit.
Ortaya çıkan şu ki, bu köyde aslında hiç atık kağıt yoktu.As it turns out, there actually wasn't any waste paper in this village.
Elinde kağıt yokmuş, kalem yokmuş, kaydedecek teybi de yokmuş.He doesn't have a piece of paper, or a pencil, or a tape recorder.
İşte bir kağıt daha.And here's another paper.
Taş, kağıt, makas!Rock, paper, scissors!
Bize bir kol vereceksin." 500 sayfalik burokrasi kagit işi, ve savunma bakanligini bekliyordum.And I was waiting for the 500 pages of bureaucracy, paperwork and DODs.
Kağıt üzerinde şahane.It will look great on paper.
Kağıt gibi ince bir şekilde yumurtayı kızartın ve ayıcık kalıbını alıp bu şekilde kesin.Prepare a thin cooked egg sheet, and take the bear one and cut it like this.
Elinizde silindir bir kağıt olacak.And that will leave you with a cylinder of paper.
Bu kağıttan yapılmış bir oyuncak.This is a toy which is made from paper.
Bu [anlaşılmıyor] kağıt, Harvard'lı bir matematikçi tarafından 1928'de tasarlanmış.Here's a paper which you could [unclear] -- designed by a mathematician at Harvard in 1928,
Daha küçük bir kağıtla, daha küçük bir fleksagon yaparsınız.If you take a smaller paper, you make a smaller flexagon.
Bunlar tamamen kagitsiz ofisler tamamen elektronik hasta kayitlari ve benzerleriThese are truly paperless offices with completely electronic medical records and so on.
Bir duvarın 75 santim ilerisine kağıt bir para yerleştirinPlace a note about 75cm from a wall, and ask your friends to stand against the wall.
İşte o zaman Linda, sen avuç avuç kağıt atıyor olacaksın.And then, Linda, you keep on dropping handfuls.
["Kağıt hoparlörler"]["Paper speakers"]
Buradaki tübün için boş, kağıt inceliğinde.The tube there's hollow, about paper-thin.
Kağıt üzerinde, burnundan solutma testimi geçiyordu.Now on paper, she passed my smoking ears test.
Bu kağıt yüzünden...Because of that paper . . .
Ah kağıt bardaklar...Ah paper cups...
Sanırım askerlik kağıtlarının böyle erken geldiği zamanlar da oluyormuş.I guess there are times the draft comes out this quickly too.
Hazine kağıtlarının ve Hazine senetlerinin fiyatları artacaktır.Treasury bonds, of T-bills and T-notes goes up
Hazine kağıtlarının devam süreleri bir yıldan azken, senetlerin devam süreleri bir yıldan fazladır.T-bills are of durations less than one year but notes are durations more than a year
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.And I'm obsessed with, like, engineering of paper.
Kağıt üzerinde kulağa iyi geliyor.It sounds pretty good on paper.
Sana kalmış, Kazanırsan bu kağıtlar senin olur * çin kağıt parası Ya kaybedersem?Up to you, if you win these 5,000 taels are yours what if I lose?
Biri bana yapışkanlı kağıt versin!Together:
Bu sebeple yapıştırmalı kağıtlar, Excel veya Facebook kullanırlar.So they use Post-its or Excel or Facebook.
Bu sadece basit bir kağıtdan yapılmış olan bir alet örneğidir.So, this is an example of a device made from a simple piece of paper.
Niçin biz kağıt seçtik?Why do we choose paper?
Kağıt kulanmamız icin birinci sebep, kağıt her yerde.One reason for using paper is that it's everywhere.
Şimdi dersiniz ki eğer kağıt bu kadar güzel bir fikirse başkaları kesinlikle düşünmüştur.Now, you say, "If paper is a good idea, other people have surely thought of it."
Bu 8'e 12 bir kağıtThat's on a piece of 8 by 12 paper.
Birader, rahat ol ! o şey bildiğin altın gümüş değil sadece bir kağıt parçasıBrother, be cool ! it is only a piece of paper, not a piece of gold or silver !
Şimdi Pranav'ı kağıt havlu satın almak için süpermarketteyken izliyoruz.So we see Pranav here going into the supermarket and he's shopping for some paper towels.
Gördüğünüz gibi bükülmüş bir kağıt parçasına benziyor.But as you can see, it's a server. It's like a piece of paper that's bent.
Bu hacmin içinde bir kağıt, rahatça görebilirsiniz.It's part of-- it's a sheet of paper within this volume, you can kind of view it.
Şu kıvrımlı, yapışkan sinek kağıtlarını bilir misiniz?You know those curly, sticky flypapers?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kağıt ile cümle - Sayfa 9 - kağıt kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App