Ana içeriğe geç
Sözlük

kağıt ile cümle

kağıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bunu bir kağıt ağırlığı olarak kullanabilirsin.You can use it as a paperweight.
Mukavva, kağıttan daha mukavemetlidir.Cardboard is stronger than paper.
Karton, kağıttan daha sağlamdır.Cardboard is stronger than paper.
Yere bir parça kağıt düştü.A piece of paper fell on the ground.
Amaçlarını bir kağıt parçası üzerine yaz.Write your goals down on a sheet of paper.
Kağıt mendili olan biri var mı?Does anyone have a tissue?
Biri bana bir kağıt mendil alsın.Someone get me a tissue.
Onlar küçük bir kağıt uçak yaptı.They made a little paper plane.
Kitaplar insanlığın kağıt hafızasıdır.Books are the paper memory of mankind.
Biz bulaşıkları kimin yıkayacağına karar vermek için kaya, kağıt, makas oynadık.We played rock, paper, scissors to decide who would do the dishes.
Bu kağıt, mürekkebi emmez.This paper doesn't absorb ink.
Sadece kağıt üzerinde var olan bir evliliktir.It's a marriage that exists only on paper.
Bu kağıt parçasına adınızı yazın.Write your name on this sheet of paper.
Kutuda bir parça kağıt olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if there was a piece of paper in the box.
Sanırım kutuda bir parça kağıt vardı.I think there was a piece of paper in the box.
Tom'un masası kağıtlar ile darmadağın.Tom's desk is cluttered with papers.
Lütfen yazmak için bana kağıt verin.Please give me paper for writing.
Lütfen yazmak için bana kağıt ver.Please give me paper for writing.
Kağıt beyazdır, karbon siyahtır.Paper is white; carbon is black.
Bu iyi bir kağıt.This is a good paper.
Mary kahveyi süzmek için kağıt filtre kullanır.Mary uses a paper filter to strain coffee.
Tom kağıt uçaklar yapmada iyidir.Tom is good at making paper airplanes.
Tom kağıt uçak yapmakta iyidir.Tom is good at making paper airplanes.
Tom boşanma kağıtlarını imzaladı.Tom signed the divorce papers.
Şimdi bir kağıt mendile ihtiyacım var.I need a tissue now.
Onun tüm hayatı kağıt parçalarıydı.His whole life was pieces of paper.
İmzaladığım kağıtlara daha fazla dikkat etmem gerekirdi.I should have paid more attention to the papers I signed.
Kağıt havlu kullanmıyorum.I don't use paper towels.
Origami kağıt katlama sanatıdır.Origami is the art of folding paper.
Origami için bütün ihtiyacınız bir kağıt parçasıdır.All you need for origami is a sheet of paper.
Kağıt parçasını parçaladı.He ripped up the piece of paper.
Bir kağıt parçasına bir şey yazdı.He wrote something on a piece of paper.
Bu kağıt parçasından okumam gerekiyor.I'm supposed to read off this piece of paper.
Kötü görme yeteneğim olduğundan dolayı kağıt kitapları okuyamıyorum.I can't read paper books because I have bad eyesight.
Tom bir kağıt parçası üzerine bir şeyler yazdı.Tom wrote something on a piece of paper.
Tom kağıt parçasını parçaladı.Tom ripped up the piece of paper.
Kağıtları derecelendiriyorum.I'm grading papers.
Bu kağıt parçasını yırtacağım.I'm going to rip up this piece of paper.
Leyla kağıt satarak milyonlarını kazandı.Layla made her millions by selling paper.
Tom sınav için boş bir kağıt uzattı.Tom handed in an empty sheet of paper for the exam.
Tom'la kâğıt oynayıp vakit öldürdük.Tom and I killed time playing cards.
Sami ve Leyla'nın aşklarını kâğıt üzerinde ifade etmekte hiçbir sorunları yoktu.Sami and Layla had no problem professing their love on paper.
Bu kağıttan yapılmış.It's made of paper.
Bu kağıtları güvenli bir yerde saklayın.Keep these papers in a safe place.
Kağıt oynayarak eğleniyorduk.We had fun playing cards.
Tom bir kağıt uçak yapıyor.Tom is making a paper airplane.
Bu kağıt parçası üzerinde yazılmış hiçbir şey yok.There's nothing written on this piece of paper.
Kağıt oynamayı severim.I love playing cards.
Bu kağıt ağırlığı büyük babama mı aitti?This paperweight belonged to my grandfather?
Bu kağıt ağırlığı dedeme aitti.This paperweight belonged to my grandfather.
Tom ve Mary sık sık birlikte kağıt oynarlar.Tom and Mary often play cards together.
Tom, Mary'e bir parça kağıt verdi.Tom handed Mary a piece of paper.
Tom paketi kahverengi kağıtla sardı.Tom wrapped the package with brown paper.
Tom cebinden bir parça kağıt aldı ve onu Mary'ye verdi.Tom took a piece of paper out of his pocket and handed it to Mary.
Tom kâğıttan uçak yaptı.Tom made a paper airplane.
Yazıcıya kâğıt sıkıştı.The printer jammed.
Fotokopi makinesine biraz kağıt koy.Put some paper in the copy machine.
Fotokopi makinesine biraz kağıt koyun.Put some paper in the copy machine.
Sınavda boş kağıt verdi.He turned in a blank test paper.
Tom'a üç tane kâğıt 1 dolar verdim.I gave Tom three one-dollar bills.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod