kaçmak ile cümle

kaçmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kurbanlardan bir kadın, üzerine doğru gelen arabadan kaçmak için köprünün üzerinden Thames Nehri'ne atladı.Jedna z obětí, Andreea Cristeaová, po srážce s autem přepadla přes most do Temže.
Ivana ile kaçmak niyetindedir ancak kendini farklı bir hayatın içinde bulur.Pokusil se s ní mluvit, ale Ivana se dala na útěk.
Düşmanla itdalaşına girildiğinde düşman uçakları kaçmak için yeterli manevra yapmazlar.Nepřítel nesmí „vidět“ útočící letadla.
Sade tekrar İtalya’ya kaçmak zorundaydı.Další kroky vedly zpět do Itálie.
Şubat 1848`de Paris`teki devrimci savaşlarda yer aldı, daha sonra İsviçre`ye kaçmak zorunda kaldı.În februarie 1848, a luat parte la Revoluție, la Paris.
1902'de zorunlu askerlik görevinden kaçmak için İsviçre'ye gitti.În 1902 își face serviciul militar la München.
Rehobaom Kudüs'e kaçmak zorunda kaldı.Irod a părăsit Ierusalimul.
Bunun üzerine yenilen Tuli, kaçmak zorunda kalmıştır.În cele din urmă, el a fost învins și a fost nevoit să fugă.
Kaçmak için hiç şans yoktu.Menekülésre esély sem volt.
Ali Bey ise kaçmak zorunda kaldı.A gróf maga is kénytelen volt elmenekülni.
Sade tekrar İtalya’ya kaçmak zorundaydı.Olaf kénytelen volt újból Svédországba menekülni.
Şehrin savunucuları kaçmak zorunda kaldılar.A helyieknek menekülniük kellett.
Çeviklikte ve kaçmakta ustadırlar.Csak zsákmányszerzéskor és meneküléskor gyorsul fel.
Avrupa'ya kaçmak istediği dönemler ise hakkındaki davaların aleyhinde seyrettiği zamanlardı.Mikorra Európába ért, már aggódott, mi vár rá.
İkisi beraber kaçmaktadır.Mindketten elmenekülnek.
Engerek oldukları için zaten fazla hareketli değildirler ve kaçmak yerine savaşmayı tercih ederler.Az emberrel szemben igen gyáván viselkednek, inkább menekülnek, mint védekeznek.
Leporello tam kaçmakta iken oraya Anna ile Ottavio da gelirler.Mikor megpróbál elszökni, megérkezik Ottavio és Anna.
Daha sonraları Peter kaçmak zorunda kaldığında Gırnata'ya sığınacaktı.Egy nap aztán maga Remete Péter is megszökött.
Oradan İtalya’ya ve son olarak İsveç’e kaçmak zorunda kaldı.Innen először Spanyolországba, majd Olaszországba vezetett az útja.
Atak sırasında üzücü, heyecanlandırıcı tartışmalardan kaçmak gerekir.Helyette a harc folyamán rövid periódusokra intenzív és elkeseredett harc bontakozott ki.
Edna da Almanlardan kaçmaktadır.Narvát a németek kiürítették.
O da diğerleri gibi saldırıdan kaçmak için Yıldız Geçidi'nden tahliye edildi.Hän joutui muiden tavoin evakkoon.
Oradan İtalya’ya ve son olarak İsveç’e kaçmak zorunda kaldı.Sieltä tapa olisi sitten siirtynyt Ruotsiin ja lopulta Suomeen.
Tato'nun oğlu Ildchis de Wacho ile savaşmış fakat Gepidler'e kaçmak durumunda kalmış ve orada da ölmüştür.Taton poika Ildchis soti Wachoa vastaan, mutta joutui pakenemaan gepidien luo.
Ayrıca korsanlardan ve askerlerden de kaçmaktadır.Hän myös ryöstää Archadian sotilailta ja asukkailta.
Yıllar önce kendi dünyalarından kaçmak zorunda kalan masal kahramanlarını kendilerini dünyada bulurlar.Pian he joutuvatkin hirviöiden omaan maailmaan, josta heidän täytyy paeta.
Rose, çılgınlığa doğru giden kocasından kaçmaktadır.Syyllisyyden valtaama Rosa tulee hulluksi.
Ailenin küçük iki oğlu da sorguya çekilir; biri işkence görür, diğeri Almanya’ya kaçmak zorunda kalır.Perheen kaksi muuta poikaa säilyi hengissä, toinen oli jäänyt Suomeen ja toinen pääsi palaamaan sinne.
1920'de Rumlar kaçmak durumunda kaldı.Vasta vuonna 1920 tilanne rauhoittui.
Şam halkı da kaçmak istemekteydi.Myös kaikki kylän asukkaat olivat paenneet.
Amerika'ya kaçmak istedi, ancak bunu başaramadı ve İngilizlere teslim oldu.Kun hän ei tässä onnistunut, hän antautui briteille.
İkisi beraber kaçmaktadır.Οι δυο τους δραπετεύουν μαζί.
İlk defa bir Roma imparatoru barbarlar karşısında kaçmak zorunda kaldı.Ήταν η πρώτη φορά που Ρωμαίος αυτοκράτορας υποχώρησε μπροστά σε βαρβαρικά στρατεύματα.
Oradan İtalya’ya ve son olarak İsveç’e kaçmak zorunda kaldı.Ο ίδιος αναγκάστηκε να καταφύγει στην Ιταλία και αργότερα στην Ισπανία.
Çeviklikte ve kaçmakta ustadırlar.ΚΟΛΑΣΣΕΣ ΚΑΙ ΦΩΤΙΑΙΣ ΑΝ ΘΕΛΗΣ ΓΙΑ ΝΑ ΦΥΓΗΣ.
Fareler vahşi hayvanlardan kaçmak için tünel kazmak zorundaydı.Τα αγκάθια χρησίμευαν για να αμύνεται από τα αρπακτικά ζώα.
MÖ 49 yılında Caesar İtalya'yı işgal ettiğinde, Cicero kaçmak zorunda kaldı.Da Cæsar invaderede Italien i 49 f.Kr., flygtede Cicero fra Rom.
Themistokles daha sonra İran'a kaçmak zorunda kaldı.Hans søn Pirooz måtte derefter flygte til Kina.
Sonra da bir tekne temin edip ülke dışına kaçmak için Marsilya'ya geçer.De finder dog en bilfærge og ankommer til Marokko.
II. Dünya Savaşı sırasında Kraliyet ailesi Londra, Birleşik Krallık'a kaçmak zorunda kalmıştır.Under Napoleonskrigene måtte den kongelige familie flygte til Sicilien.
Sade tekrar İtalya’ya kaçmak zorundaydı.Sade ble tvunget til å flykte til Italia på nytt.
Kaçmak için hiç şans yoktu.Det var intet håp om å slippe unna.
Ekber'in yurt dışına kaçmaktan başka çaresi yoktur.Abrau har ikke noe utløp via elver.
Şam halkı da kaçmak istemekteydi.Det forekom også at slaver rømte.
Eflak'a geri kaçmak zorunda kaldı.Ola måtte for retten igjen.
Bu yüzden kaçmakta olan bir köleye sahibinden başka kimse engel olmaya çalışmazdı.Ingen av de rømte slavene ble straffet.
Fransa'nın işgali üzerinde yeniden kaçmak zorunda kaldı.Frankrike var ute og i opprør over landslaget.
Kaçmak için her yolu.Mencoba segala cara untuk lari.
Tato'nun oğlu Ildchis de Wacho ile savaşmış fakat Gepidler'e kaçmak durumunda kalmış ve orada da ölmüştür.Putra Tatone, Ildchis berperang dengannya dan melarikan diri ke Gepid dimana ia meninggal.
Komünist olmayan politikacılar; ya hapse atıldı, ya infaz edildi, ya da sürgüne kaçmak zorunda kaldı.Sementara itu, politisi non-komunis dieksekusi, dipenjara atau melarikan diri ke pengasingan.
1938 yılında Nazi zulmünden kaçmak için karısıyla birlikte Amerika’ya taşındı.Beserta keluarganya, ia lari ke Amerika Serikat pada tahun 1938 untuk menghindari kekejaman Nazi.
Themistokles daha sonra İran'a kaçmak zorunda kaldı.Ptolemaios XII kemudian dipaksa meninggalkan Mesir.
Bunun üzerine 1934 yılında Hindistan'a kaçmak zorunda kaldı.Setelah itu ia datang ke India pada tahun 1948.
İkisi beraber kaçmaktadır.Mereka berdua kabur.
Rehobaom Kudüs'e kaçmak zorunda kaldı.Herod melarikan diri dari Yerusalem.
Bu psikoloji altındayken, her şeyden kaçmak ister.Lalu, dengan tunduk pada cobaan, ia kehilangan semua atribut itu.
Fareler vahşi hayvanlardan kaçmak için tünel kazmak zorundaydı.Manusia purba memanfaatkan anjing untuk mengusir hewan liar pengganggu manusia.
Daha sonraları Peter kaçmak zorunda kaldığında Gırnata'ya sığınacaktı.Setelah diusir, Péter berlindung di Jerman.
"Ben, evden kaçmak için, gizlice parasız yatılı sınavına girdim.“Saya sering tanda tangan surat pernyataan dispensasi uang kuliah.
İki kardeş kaçmak için suya atlamışlardı.Hai chị em thoát chết nhờ trống nổi lên mặt nước.
İlgili Sayfalar