kaçmak ile cümle

kaçmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Charles ise çareyi kaçmakta bulur.No entanto, Kane atacou o Corre.
Son anda kaçmak planından haber alan Sonya, bu planın hayata geçmemesine neden olur.Mas Sonic está lá para impedi-lo, qualquer que seja o plano dele.
Bunun üzerine 1934 yılında Hindistan'a kaçmak zorunda kaldı.Morreu na Índia em 1934.
1902'de zorunlu askerlik görevinden kaçmak için İsviçre'ye gitti.Em 1902, Mussolini emigrou para a Suíça, com o objetivo de evitar o serviço militar.
Bu nedenle tek yapabileceği kaçmaktır.Want slechts dat kan verhind'ren.
Özellikle bölgedeki Türk halkı Bulgar ilerlemesi sırasında kaçmak zorunda kaldı.De Bulgaarse Turken wonen vooral in dorpen op het onderontwikkelde Bulgaarse platteland.
Bunun üzerine 1934 yılında Hindistan'a kaçmak zorunda kaldı.In 1934 ging hij naar India.
Engerek oldukları için zaten fazla hareketli değildirler ve kaçmak yerine savaşmayı tercih ederler.Ze hebben een verlegen karakter en zullen eerder vluchten dan vechten, als dat mogelijk is.
MÖ 49 yılında Caesar İtalya'yı işgal ettiğinde, Cicero kaçmak zorunda kaldı.Toen Caesar in 49 v.Chr. met zijn leger Italië binnentrok, vluchtte Cicero uit Rome.
Kaçmak için hiç şans yoktu.Ontsnappen was niet mogelijk.
Bu noktadan sonra Max anlar ki artık bu şehirden kaçmaktan başka yapacak başka bir çaresi yoktur.Max heeft nu geen keus om toch de inwoners te helpen ontsnappen.
Kaçmak için her yolu.Iedereen die kon vluchtte weg.
Bunun üzerine yenilen Tuli, kaçmak zorunda kalmıştır.Dit weigerde hij resoluut en hij vertrok verontwaardigd.
Bu psikoloji altındayken, her şeyden kaçmak ister.Het gaat over alles achterlaten als je op de vlucht bent.
Amaç dünyadan kaçmak ve medeniyetten uzak olarak kafayı dinlemektir.De uitdaging is, om toch buiten te lopen en de mannen te ontwijken.
Şam halkı da kaçmak istemekteydi.De zusters moesten ook vluchten.
Ali Bey ise kaçmak zorunda kaldı.Ben werd gedwongen te vluchten.
Ama bir orduyla savaşamayacakları için kaçmak zorunda kalırlar.Een gevecht gaat door tot een held geen leger meer heeft.
Fakat kitap sayfalarından çıkan herkese karşılık, biri kitabın içine kaçmaktadır.Alles wat hij meemaakt (ze meemaken) wordt opgeschreven in een dik schrift en beoordeeld.
Fakat Blade'den kaçmak o kadar da kolay değildir.Vertrekken uit Storybrooke lijkt echter niet zo gemakkelijk te zijn.
Ertesi yıl, Kondratyuk kaçmak için bir girişimde bulundu.Al gauw bleek dat Kerssens wilde proberen te ontsnappen.
Mitya bahçeden kaçmakla uğraşmaktadır.Maria probeert tevergeefs het paleis te ontvluchten.
Tom'la kaçmak istedim.Ik wilde weglopen met Tom.
Her şeyi geride bırakıp kaçmakta iken yakalanıp öldürüldü.Zostali oni jednak aresztowani i zabici.
"Ben, evden kaçmak için, gizlice parasız yatılı sınavına girdim.Za udzielanie się w kołach wolnomyślicielskich został wydalony z uczelni.
Bu noktadan sonra Max anlar ki artık bu şehirden kaçmaktan başka yapacak başka bir çaresi yoktur.Zdaje sobie sprawę, że odtąd nie ma innego wyjścia jak kłamać.
Ekber'in yurt dışına kaçmaktan başka çaresi yoktur.Watykan: nie ma możliwości ekstradycji abp.
Ekim devriminde Kırım'a kaçmak zorunda kaldı.Po wybuchu rewolucji październikowej przebywał na Krymie.
Tutuklanmalardan kaçmak için 1912 -1913 yıllarında Paris’de yaşamıştır.W latach 1912 i 1913 przebywał w Paryżu.
V. Muhammed, Fas'a kaçmak zorunda kaldı.Filip musiał uciekać do Burgos.
O gece anlatıcının evinde esrarengiz bir yangın çıkar, adam eşi ile birlikte kaçmak zorunda kalır.W nocy jego dom ogrania tajemniczy pożar, który zmusza narratora, jego żonę i służbę do ucieczki.
Gece kaçmak zorundaydılar, çünkü gardiyanlar geceleri sadece nöbet tutuyor sayım yapmıyordu.Okazało się to zbędne, ponieważ w nocy obrońcy je opuścili.
İki kardeş kaçmak için suya atlamışlardı.Pozostali dwaj bracia śpieszą mu na ratunek.
Eleştiriden kaçmak: Eleştiriye hiç dayanamazlar.Jest to łatwe, gdyż INFJ są niezbyt odporni na krytykę.
II. Dünya Savaşı sırasında Kraliyet ailesi Londra, Birleşik Krallık'a kaçmak zorunda kalmıştır.W czasie II wojny światowej w rezydencji urzędował ewakuowany z Londynu zarząd posiadłości królewskich.
Evden gizlice ayrılırken de iki gün içinde kaçmak için buluşmaları gerektiğini söyler.Żony są pokazane, jak opuszczają dom i gdy wracają po dwóch dniach witając się z rodziną.
Artık birlikte kaçmaktan başka çareleri yoktur..Han finner ingen annan utväg än att de måste fly tillsammans.
Charles ise çareyi kaçmakta bulur.(Akut) - Karl kan hämta kannan.
Oradan İtalya’ya ve son olarak İsveç’e kaçmak zorunda kaldı.Han flydde först till Finland och slutligen till Sverige.
Bunun üzerine 1934 yılında Hindistan'a kaçmak zorunda kaldı.Han flydde därför 1934 till Danmark.
Chris ve sevgilisi olaylardan habersiz arabayla kaçmaktadırlar.Sam och vännerna försöker glömma olyckan.
1821 yazına gelindiğinde onların neredeyse tamamı öldürülmüş veya kaçmak zorunda bırakılmışlardı.Den absoluta merparten hade dock vid krigsslutet 1842 redan dödats eller tillfångatagits och deporterats.
Kral kobra gibi yılanlardan kaçmak zorundadır.Королівська кобра — яйцекладна змія.
Şam halkı da kaçmak istemekteydi.Шах був вимушений виїхати.
Gianni ise kaçmaktadır,Lolanın ölümünün ardından Frankte onun peşinden gitmektedir.Джіанні потім тікає, залишаючи Френка на піклування Лоли.
1683'te Shaftsbury'nin Hollanda'ya kaçmak zorunda kalması üzerine Locke da İngiltere'den ayrıldı.1683 року Лок був змушений втекти до Нідерландів.
Edna da Almanlardan kaçmaktadır.Карлу вдається знову втекти від німців.
Zağmak: Kaçmak, koşmak.Наприклад, біг, бігун, бігати.
Ali Bey ise kaçmak zorunda kaldı.Його спадкоємець змушений був утікати.
Teirm'de Ra'zacla karşılaşırlar ama kaçmak zorunda kalırlar.Решту або забрали в ясир татари, або вони пішли самі.
Kuşatılan şehirden kaçmak isteyen imparatorun denemeleri başarısızlıkla sonuçlanır.Спроби імператриці Сє згуртувати населення навколо імператора не дали результату.
1932'de karısıyla kaçmak için iki girişimde bulundu.У 1938 році йому двічі пощастило побачитися з дружиною в таборі.
Yaprak üzerindeki avın kaçmak için çırpınma hareketi, bitkinin avını daha kolay sindirmesine yardımcı olur.Миття собаки на піку линяння допоможе легше позбутися випалої шерсті.
"Ben, evden kaçmak için, gizlice parasız yatılı sınavına girdim.В своєму обійсті відвів безоплатно приміщення для двокласної школи.
1902'de zorunlu askerlik görevinden kaçmak için İsviçre'ye gitti.Roku 1902 uprchl do Švýcarska, aby se vyhnul vojenské službě.
Kral kobra gibi yılanlardan kaçmak zorundadır.Kobra královská jí jiné druhy hadů.
1938 yılında Nazi zulmünden kaçmak için karısıyla birlikte Amerika’ya taşındı.Roku 1938 uprchl se svou židovskou ženou do Spojených států amerických aby unikl nacistické perzekuci.
Tutuklanmalardan kaçmak için 1912 -1913 yıllarında Paris’de yaşamıştır.V letech 1912–13 pobýval v Paříži.
Çünkü Naruto kaçmak yerine bu belgedeki teknikleri öğrenmeye çalışmaktadır.Olmi zde rezignoval na trikovou techniku a místo ní využívá elementárních divadelních znaků.
Çocuklar ve Digimon'ları bir mağaraya kaçmak zorunda kaldılar.Gimli a Éomer se probili k jeskyním.
İlgili Sayfalar