kaçmak ile cümle
kaçmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sonardan kaçmak da bu teorilerin bir parçasıdır.La teoría de las supercuerdas sería un método de unificación de dichas teorías.
Bağımsızlık hareketinin liderleri Bernardo O'Higgins ve José Miguel Carrera kaçmak zorunda kalırlar.Entre ellos iban los generales Bernardo O’Higgins y José Miguel Carrera.
Fakat kitap sayfalarından çıkan herkese karşılık, biri kitabın içine kaçmaktadır.Fu dato a ciascuno di essi un titolo allorché vennero pubblicati in un libro.
Fakat Figüran Bob, Krusty ve Simpson ailesinden öç almak için hapishaneden kaçmaktadır.Però, Telespalla Bob è evaso dalla prigione per vendicarsi di Krusty e della famiglia Simpson.
Muhammed Arslan Han savaş alanından kaçmak zorunda kaldı.Al-Asba'ani fu costretto a scappare dalla città.
Şehrin savunucuları kaçmak zorunda kaldılar.I difensori furono costretti alla fuga.
Amerika'ya kaçmak istedi, ancak bunu başaramadı ve İngilizlere teslim oldu.Anche se inizialmente riuscì a fuggire, fu tradito e consegnato agli inglesi.
Engerek oldukları için zaten fazla hareketli değildirler ve kaçmak yerine savaşmayı tercih ederler.Anche i lupi mannari li temono e preferiscono fuggire piuttosto che combatterli.
Zelaya 1910 başında Meksika'ya kaçmak zorunda kaldı.González tornò in Messico nel 1940.
Kaçmak için hiç şans yoktu.Nessun tentativo di fuga.
Kaçmak için her yolu.Una via di fuga.
İlk defa bir Roma imparatoru barbarlar karşısında kaçmak zorunda kaldı.Era la prima volta che un imperatore romano cadeva in battaglia contro un nemico straniero.
Zağmak: Kaçmak, koşmak.Commossa, fugge via.
Üçü, yağmalanan Troia'dan kaçmaktadırlar.Compiuta l'impresa, i quattro fuggono da Detroit.
Bu nedenle tek yapabileceği kaçmaktır.L'unica cosa da fare è scappare.
Komünist olmayan politikacılar; ya hapse atıldı, ya infaz edildi, ya da sürgüne kaçmak zorunda kaldı.Chi non si è pentito, o è in carcere, o è morto ammazzato.
5 Nisan 2003'te Suriye'ye kaçmak üzereyken, ABD güçleri tarafından Irak'ta yakalandı.Il 15 aprile 2003 Abū ʿAbbās fu arrestato dalle forze statunitensi in Iraq.
Charles ise çareyi kaçmakta bulur.Charlie perse l'abitudine di scappare.
Tutuklanmalardan kaçmak için 1912 -1913 yıllarında Paris’de yaşamıştır.Tra il 1912 al 1913 operò in Libia.
Sorumluluk sahibi olmak mı daha kolay yoksa sorumluluktan kaçmak mı?Meglio essere se stessa o continuare a fingere per piacergli?
Bağımsızlık hareketinin liderleri Bernardo O'Higgins ve José Miguel Carrera kaçmak zorunda kalırlar.Вожди движения за независимость Бернардо О’Хиггинс и Хосе Мигель Коррера принуждены бежать из страны.
Bu nedenle tek yapabileceği kaçmaktır.Поэтому единственный выход — это побег.
Bunun üzerine yenilen Tuli, kaçmak zorunda kalmıştır.Предупреждённый об этом, был вынужден бежать.
Ekber'in yurt dışına kaçmaktan başka çaresi yoktur.У Эйба не остается выбора кроме как бежать.
Sorumluluk sahibi olmak mı daha kolay yoksa sorumluluktan kaçmak mı?Должна ли я звать на помощь или убежать?
Kaçmak için hiç şans yoktu.Отказалась от возможности побега.
Ali Bey ise kaçmak zorunda kaldı.Однако Эли I удалось бежать.
Sonradan kaçmak için fikrini değiştirince işleme geç başlamıştı.После того, что ты сделала, тебе лучше поскорее убраться отсюда.
Şehrin savunucuları kaçmak zorunda kaldılar.Местные власти были вынуждены спасаться бегством.
Prag'a kaçmak ve 1937-1938 yıllarında burada yaşamak zorunda kaldı.В 1937—1938 годах эмигрировал в Прагу.
Eleştiriden kaçmak: Eleştiriye hiç dayanamazlar.Она приходит в противоречие с нашим опытом и не выдерживает критики.
Tutuklanmalardan kaçmak için 1912 -1913 yıllarında Paris’de yaşamıştır.В 1912—1913 годах находился в плену в Сербии.
Çeviklikte ve kaçmakta ustadırlar.Они просто разворачивались и убегали.
Bunaltıcı havalardan kaçmak için ideal bir yerdir.Это было идеальное место для улетающей души.
Geceleri öğrenciler okul duvarından atalayarak kaçmaktadır.Студенты убегают из подвала.
Ama Akıncı Kertenkele'yi kurtarınca oradan kaçmak zorunda kalmıştır.Когда вокруг него появилось множество Спитфайров, он был вынужден бежать.
Fransa'nın işgali üzerinde yeniden kaçmak zorunda kaldı.После этого ему ещё раз пришлось бежать от французов из своей резиденции.
Bu yüzden kaçmakta olan bir köleye sahibinden başka kimse engel olmaya çalışmazdı.Но никто из них не попал в убийцу, которому удалось скрыться.
Fakat kitap sayfalarından çıkan herkese karşılık, biri kitabın içine kaçmaktadır.Название каждой книги составляет только одно слово.
Arnavutlar kitlesel olarak İtalya'ya kaçmak zorunda kaldılar.Проповедники вынуждены были спешно покинуть Исландию.
Eflak'a geri kaçmak zorunda kaldı.Лукулл был вынужден повернуть назад.
Çocuklar ve Digimon'ları bir mağaraya kaçmak zorunda kaldılar.Дочь Деметры и Зевса, она была вскормлена матерью и нимфами в пещере.
1902'de zorunlu askerlik görevinden kaçmak için İsviçre'ye gitti.في عام 1902 هاجر إلى سويسرا هرباً من الخدمة العسكرية .
Amaç dünyadan kaçmak ve medeniyetten uzak olarak kafayı dinlemektir.وهدفهم هو البعد عن العالم وإمتاع عقولهم بالبعد عن الحضارة.
Kimi kaçmak için kendilerini surlardan atmıştır.وأوى اليهم من يجاورهم من النصارى.
Bu nedenle tek yapabileceği kaçmaktır.هذا هو السبيل الوحيد للخروج.
Michail yaralandı ve öldüğü yer olan Konstantinopolis'e kaçmak zorunda kaldı.Miguel foi ferido e fugiu para Constantinopla, onde morreu.
Kimi kaçmak için kendilerini surlardan atmıştır.Porém, estes foram expulsos do ringue pelos Usos.
Bu nedenle tek yapabileceği kaçmaktır.Então é melhor que ele só escapa.
"Niçin başka güneş başka toprak ararsın, yurdundan kaçmakla kendinden kaçar mısın?"Por que paga o preço perdendo sua terra?"
1943 yılında, Nazi işgalinden kaçmak için Fransa'yı terketmiştir.Em 1943, ele fugiu da França para escapar da ocupação nazista.
Sade tekrar İtalya’ya kaçmak zorundaydı.Foge novamente para a Itália.
Fakat Figüran Bob, Krusty ve Simpson ailesinden öç almak için hapishaneden kaçmaktadır.Como na série, Sideshow Bob escapou da prisão para se vingar de Krusty e da família Simpson.
De Vere de İngiltere'den kaçmak zorunda kaldı.Margarida fugiu para a Inglaterra.
Kaçmak için her yolu.Tentar qualquer forma de fuga.
Tato'nun oğlu Ildchis de Wacho ile savaşmış fakat Gepidler'e kaçmak durumunda kalmış ve orada da ölmüştür.O filho de Tato, Ilchis lutou contra ele e fugiu para os gépidas, onde morreu.
Fuga kelimesi ayrıca Latincedeki fugere ("kaçmak") ve fugare ("takip") kelimeleriyle de bağlantılıdır.A palavra fuga vem do latim fugare (perseguir) e fugere (fugir).
Edna da Almanlardan kaçmaktadır.Luana se assusta com Alemão.
Kaçmak için hiç şans yoktu.Impossibilidade de escapar.
İkisi beraber kaçmaktadır.Ambos acabam fugindo.